Hava Durumu

#Proje

Lodoshaber.Com - Proje haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Proje haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Elon Musk'tan devasa proje: 105 kilometre uzunluğunda olacak Haber

Elon Musk'tan devasa proje: 105 kilometre uzunluğunda olacak

Elon Musk’ın sahibi olduğu The Boring Company (TBC) Las Vegas'taki tünel ağını 40 kilometre genişleteceğini ve orijinal planına 18 yeni istasyon ekleyeceğini duyurdu. Yapay zeka yeni aşamaya geçti: İnsanların düşüncelerini metne dönüştürebiliyor The Boring Company (TBC)  Vegas Loop adı verilen projeyi başlangıçta 46 kilometrelik bir tünel ve 51 istasyondan oluşan bir yer altı ulaşım sistemi olarak tasarlamıştı. Fakat Nevada Clark İlçesi’ndeki komisyon üyelerinin şirketin son projesini onaylamasının ardından TBC, 69 istasyonlu105 kilometre uzunluğunda bir tünel inşa edecek. Yerel basında çıkan haberlere göre, komisyon üyeleri; TBC'nin avukatı Stephanie Allen'ın projenin tüm maliyetini vergi mükelleflerinin değil şirketin ödeyeceğine dair güvence vermesinin ardından 6'ya karşı 1 "hayır" oyu kullandı.  Tek muhalif oy, transit sistemin sadece turistlere hizmet vermesi, tatil yerleri ve kumarhane çalışanlarını dikkate almaması konusundaki endişelerini dile getiren komisyon üyesi Marilyn Kirkpatrick'ten geldi.  Kirkpatrick, tünellerin inşaatı nedeniyle bölge sakinlerinin işe gitmelerini zorlaştıracağına dair şikayetler aldığını belirtti.  ŞU ANDA 3 KM UZUNLUĞUNDA Diğer taraftan, Vegas Loop şu anda Las Vegas Kongre Merkezi çevresinde yaklaşık 3 kilometre boyunca uzanıyor. TBC ağı, Harry Reid Uluslararası Havaalanı, Allegiant Stadyumu, Las Vegas şehir merkezi ve hatta Los Angeles'a bağlayan daha fazla tünel kazmayı planlıyor.  Yeni inşa edilecek istasyonlardan bazıları ise  havaalanı yakınındaki Las Vegas Bulvarı'nn yanı sıra Chinatown, Town Square Las Vegas ve Harmon Square'de yer alacak.

Dünyada ilk kez Türkiye’de geliştirildi, TEKNOFEST’te finale kaldı! Haber

Dünyada ilk kez Türkiye’de geliştirildi, TEKNOFEST’te finale kaldı!

Görme güçlüğü çeken çocukların günümüz teknolojilerini yakından takip etmelerini sağlamak adına dünyada bir benzeri daha olmayan “Robotik Kodlama Eğitim Seti” Türkiye’de geliştirildi. Çocukların STEM becerileri ile problem çözme becerilerini geliştirebileceği kit, TEKNOFEST 2022 Karadeniz yarışmalarında 37 bin 254 proje arasından finallere davet edilmişti.     İstanbul Aydın Üniversitesi, TEKMER bünyesinde bulunan girişimcilerden “E-Robokid” firması,  görme güçlüğü çeken çocuklar dahil tüm çocukların kullanabileceği Braille Alfabesi ile yön tuşlarından oluşan ve uzaktan kumanda ile kontrol edilebilen robotik kodlama eğitim seti ve eğitsel kodlama alanlarında bir kit geliştirdi.  Braille Alfabesi’nin entegre edildiği eğitim seti, dünyada bir ilk olma özeliği taşıyor.    Çocukların STEM becerileri ile problem çözme becerileri geliştirecek E-Robokid ile sürdürülebilir kalkınma hedeflerinden eğitimde fırsat eşitliği baz alınarak görme güçlüğü çeken çocukların günümüz teknolojilerinden geri kalmamaları hedefleniyor.        Oyun yoluyla eğitim sağlanıyor    Proje ile görme güçlüğü çeken bireylerin robotik kodlama yapabilmesinin önemli bir beceri olduğu ve bu becerinin geliştirilebileceğini göstermek istediklerini belirten projenin yazılımını hazırlayan, Araştırma Görevlisi Serkan Yaman, “Uygun fiyatlı materyaller ile çocuğun ilgisi ve sağlığı gibi etkenler ön planda tutularak geliştirilen setimiz, oyun ekosistemi ile son şeklini almıştır. ‘Eğitimde Çözüm Hayatta Oyun’ mottosu ile E-Robokid hem dijital hem materyal olarak çocukların üstün yararları düşünülerek geliştirilmiştir. E-Robokid ile algoritma, problem çözme, iklim değişikliği gibi farklı temalarda çocuklara oyun yoluyla eğitim sağlanmaktadır. Çocukların ilgisini ve dikkatini çekmek amacıyla çizgi takibi ve engellerden kaçma gibi özelliklere de sahiptir”  dedi.        Çocukların yeni teknolojileri etkili ve verimli kullanmalarını sağlamayı hedeflediklerini ifade eden Yaman, “E-Robokid, uzaktan eğitim ve Metaverse destekli olarak farklı versiyonlarda da geliştirilmiştir. Metaverse’e adapte edilmiş olan metAlgo projesi ile de 2022 yılında Tübitak 2242 projelerinde Türkiye Finalisti olmuştur. Yaptığımız araştırmalar sonucunda E-Robokid’in uluslararası alanda tek ve ilk niteliği taşıdığı ortaya çıkmıştır. Dünyada ilk olmamızın nedeni ise eğitim setimizin içine Braille Alfabesi’ni eklemiş olmamızdır” diye konuştu.        Okullarda kullanıma sunulacak    2021 yılında başlanan proje, geliştirilmeye devam ediliyor. Çocukların üstün yararı gözetilerek geliştirilen proje hayata geçtikten sonra başta görme engelli çocukların anaokulları, ilkokul ve çocukların kendi evleri olmak üzere kamu kurumlarında da kullanıma sunulacak.    3 kişilik ekiple hazırlanan projenin yazılım ve donanım geliştirme alanında Uzman Serkan Yaman, araştırma ve geliştirme alanında Ebru Yakupoğlu ve grafik tasarım ile tanıtım alanında ise Uzman Fırat Aydoğan bulunuyor.

Marmara Denizi için yeni umudun adı: Pina    Haber

Marmara Denizi için yeni umudun adı: Pina   

Marmara Denizi'nin daha temiz, daha yaşanılır bir ekosistem olması için 'Marmara'nın umudu Pina' projesi start aldı. Müsilaj dönemlerinde açıklamaları ile tanınan Prof. Dr. Mustafa Sarı, bir yumuşakça türü olan pinaların bir saatte 6 litre deniz suyunu berraklaştırdığını söylediği konuşmasında pinaların Akdeniz'de yüzde 90'nın öldüğünü şuan yaşam alanları olan İstanbul Boğazı ve Çanakkale Boğazı çevresinin önemli olduğunu söyledi. Prof. Dr. Sarı, deniz çayırlarında yaşayan pinaların yaşam alanlarının acil korunma altına alınmasını gerektiğini ifade ederek, "Marmara Bölgesi'nde 25 milyon insan harekete geçmemiz lazım. Saatte 6 litre deniz suyunu süzerek müsilaj oluşumunu engelliyor. Pinalarla birlikte deniz çayırlarını da korumamız lazım. Yer yer ölümler görsek de Marmara, pina için son sığınak" dedi.      Balıkesir'in Erdek ilçesinde Erdek Anadolu Lisesi Konferans Salonu'nda "Marmara'nın Umudu Pina Projesi" etkinliğinin 1.si düzenlendi. Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Meslek Yüksek Okulu'ndan Doç. Uğur Karadurmuş, pina sunumunun açılışını yaptı. "Pina olarak bilinen deniz canlısı 2006 yılında ortaya çıkan bir virüs nedeniyle tüm Akdeniz kıyılarında kritik düzeyde yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Akdeniz havzasında son canlı bireyler şu an Marmara Denizi'nde yüksek yoğunluklarda yaşam sürmeye devam ediyor. İlk projemizi Erdek Körfezi'nde başlatmıştık şu anda Kapıdağ'ın kuzey kesimleri ile Bandırma Körfezi'nde devam ettirdik. Amacımız Akdeniz havzasında nesli tükenmekte olan bu türün bireylerini korumak" dedi.        Prof. Dr. Sarı pinaları anlattı    Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Sarı, öncelikle denizin oluşumu ve denizin yapısından bahsederek konuşmasına başladı. Ardından pinalara değinen Sarı, "Pinalar Akdeniz'e endemik bir tür. Yani Cebelitarık Boğazı ile İstanbul Boğazı arası, sadece buraya ait. 50 yıl yaşıyorlar. 120 santim boya kadar ulaşıyordu. Şimdi bizim bulduklarımız en uzun 40-50 santim. O kadar uzayacak kadar fırsat bulamıyor hayvan hemen biz ona zarar veriyoruz." dedi.    Pinaları yeterince tanınmadığını belirten Sarı, "Ortalama bir pina saatte 6 litre deniz suyunu berraklaştırıyor. Denizlerde onlarca canlının yaşam alanı. Pinalar deniz kıyısından başlıyor, 60 metre derinliğe kadar iniyor. En yoğun bulunduğu yerler deniz çayırları" dedi.    Prof. Dr. Mustafa Sarı, "2016 yılının sonbaharında toplu ölümler meydana gelmeye başladı. Önce geçici olay olarak düşünüldü ama 2019'a geldiğimizde Akdeniz'deki pinaların yüzde 90'ı ölmüştü. 2022 yılında ise Marmara Denizi dışındaki Akdeniz Havzasındaki pinaların hepsi öldü. Şu an yaşayanlar sadece Çanakkale Boğazı ile İstanbul Boğazı arasında. Niçin ölüyorlar? Sindirim sistemlerinde tek hücreli bir protozoa bulaştı. Daha önce bulaşmayıp şimdi bulaşmasının nedeni ise deniz suyu sıcaklığının artması ve iklim değişikliğinin etkisi. Marmara'da ölmemesinin nedeni orijinal bir ikil akıntı sistemi var. Yüzeyde Karadeniz suları, 30 metre altında ise Akdeniz suları olması Marmara Denizi'nin orijinal yapısı pinaların yaşama tutunmasına vesile oldu. Pinaların iklim değişikliği dışında da tehditleri var. Kıyı yapıları, demirleme faaliyetleri, balıkçılık, turizm gibi faaliyetler. Şu an son sığınak Marmara Denizi'nde kaldıkları için onları korumalıyız. Peki nasıl koruyacağız? Marmara'nın Umudu Projesi tam da bu sırada çıktı. 2020 yılı sonbaharında müsilaj yeni başlamışken Erdek Körfezi'nde 100 metrekarelik alanda da pinaların tümünün öldüğünü gördük. Toplu ölümler burada da başladı diye korktuk ama ölen pinanın yanında genç bir pina çıkmış. Marmara Denizi'nde umut yeşeriyor. Bir koruma stratejisi geliştirmemiz lazım. Yeni bir yaklaşım bütün faaliyetleri sürdürülebilirlik perspektifinde bir araya getirmemiz lazım, farkındalık oluşturmamız lazım, aklımızı pinalara çevirme zamanı. Marmara Bölgesi'nde 25 milyon insan harekete geçmemiz lazım. Saatte 6 litre deniz suyunu süzerek müsilaj oluşumunu engelliyor. Pinalarla birlikte deniz çayırlarını da korumamız lazım. Yer yer ölümler görsek de Marmara, pina için son sığınak." diyerek herkese pinaları korumaya davet etti ve dinleyicilerden gelen soruları cevaplandırdı.    Erdek Belediye Başkanı Burhan Karışık ise pinalarla ilgili broşür bastırmayı belediye olarak üstleneceklerini belirterek her otele dağıtacaklarını söyledi.

TGDF, depremden etkilenen paydaşları için proje başlatıyor Haber

TGDF, depremden etkilenen paydaşları için proje başlatıyor

Türkiye Gıda ve İçecek Dernekleri Federasyonu, Şubat ayında Güneydoğu illerinde meydana gelen depremlerde yaşanan kayıpların ardından depremzedelerin sıkıntılarını olabildiğince kısa sürede atlatabilmesi, ekonomik ve sosyal hayatın hızla toparlanabilmesi amacıyla ‘Gıda Sanayi Teknik Destek ve Restorasyon’ projesini hayata geçiriyor. Yapılan açıklamaya göre, proje ile yörede faaliyet gösteren gıda üretim tesislerinin, makine parklarının, elektrik aksamlarının hasarlarının giderilmesinde ve tamir edilmesinde katkı yapmak üzere oluşturulacak bir insan kaynağı havuzundaki gönüllü teknik uzmanlar (mühendis, tekniker, mekaniker) ile eleman desteği verilmesi öngörülüyor. Böylece ilgili otoritelerin kullanılabilir raporu verdiği, ağır hasarlı olmayan gıda üretim ve işleme tesislerinin bir an önce işler duruma getirilip ekonomik hayata yeniden kazandırılması amaçlanıyor. TGDF, bünyesindeki dernekler aracılığı ile depremin medyana geldiği ilk andan itibaren gerek ilgili kamu kuruluşları aracılığı ile gerekse doğrudan şekilde yaraların sarılması amacıyla depremden etkilenen bölge için yardım ve destek faaliyetleri gerçekleştiriyor. Bu proje ile gıda üretim tesislerine yönelik de adım atılmış oluyor.      TGDF Yönetim Kurulu Başkanı Demir Şarman, Federasyon’un başkanlar kurulu üyeleri ile yaptığı toplantıda proje ile ilgili şunları söyledi: “Bölgede binlerce hasar görmüş gıda işleme ve üretim tesisi var. Bunların bir kısmı hafif hasarlı olarak tanımlayabileceğimiz durumda. Binası hasarlı ve riskli olmayan ama makine ve ekipman parkında tamir, bakım ve onarım ihtiyacı olan tesisler mevcut. Ancak aynı dönem içinde bu kadar tesisi tekrardan işler hale getirebilmek için bölgede yeterli sayıda teknik insan ve ekipman bulunmuyor. Ama biz ülkemizin diğer bölgelerinde faaliyetleri olan firmalardan, tesislerden, kendi içimizden toparlayacağımız ekipler ile bu restorasyon sürecinde yardım elimizi uzatabilir, mühendislik ve teknik becerilerimizi bir araya getirip emeğimizi ortaya koyarak fark yaratabilir ve bu süreci hızlandırabiliriz.”      Projeye sadece aktif olarak iş hayatında olan teknik insanları değil, toplumumuza, ülkemiz ekonomisine katkı yapmak, yöre insanımızın yaralarının sarılmasında bir parça da olsa emeği olsun isteyen emekli veya serbest çalışan mekanik, elektrik, kaynak, tesisat becerileri, ustalıkları olan tüm vatandaşları davet ettiklerini belirten Şarman: “3 gün de olur, 5 gün de olur, kim ne kadar zaman ve enerji ayırabilecek ise başımızın üstünde yeri olacaktır. Barınma ve ulaşımı da kamu ve paydaşlarımızın yardımları ile organize edeceğiz. Bu zor zamanları birlikte aşacağız” dedi.      TGDF, proje kapsamında aralarında TOBB, TÜSİAD, Türkiye Makine Federasyonu, sendikalar gibi iş dünyasının çeşitli örgütlerine ve üniversitelere ‘Gıda Sanayi Teknik Destek ve Restorasyon’ projesine destek çağrısında bulundu.

Öğretmenler Sitesinde kentsel dönüşüm gerginliği: İsyan ettiler... Haber

Öğretmenler Sitesinde kentsel dönüşüm gerginliği: İsyan ettiler...

Site sakinleri ile müteahhit arasındaki kentsel dönüşüm gerginliğinde işler kızıştı. Zemin etüdü, plan, proje ve benzeri konuların hesaba alınmamasından yakınan site sakinleri kentsel dönüşüme karşı olmadıklarını belirtirken müteahhidin tehditle iş görmeye çalışmasından şikayetçi oldular. Müteahhit ise iddiaları yalanladı. Eyüpsultan'daki Öğretmenler Sitesinde kentsel dönüşüm anlaşmazlığı gerginliğe dönüştü. Müteahhit imza çoğunluğunu sağlayamadı. İddiaya göre, bunun için her bloktan birer daire satın aldı. Üstelik imza vermeyenleri tehdit etmeye başladı. Show Haber'e konuşan site sakinlerinden biri "Biz binalar yapılmasın demiyoruz, yapılsın. Ama tehditle falan olmaz bu işler. Plan, proje yok ki. Burayı yıkmaya çalışıyor" diye konuştu ve müteahhidi suçladı. Müteahhit Fatih Kırmızıkoyun ise "Bir an önce boşaltıp yıkacağız diye bir şey yok. Bugüne kadar yapmış olsaydık zaten çoktan yapmış olacaktık" dedi. Sitede yaşayan vatandaş, tehdit iddiasını şu sözlerle dile getirdi: "Verdiniz verdiniz, vermediniz gelip sizi yatağınızdan alıp sokağa atacağız gibi şeyler. Bir de demiş ki 'Yıktıktan sonra dava açacağım, herkesin dairesini satın alacağım.' Bu tehdit değil mi?" Müteahhit Kırmızıkoyun ise tehdit iddialarını yalanlayıp oy çoğunluğunun sağlandığını ifade ederken şunları söyledi: "95 kişinin yaklaşık 62 tanesinden imza almışız. O günden bugüne kadar yapmış olsaydık karot aldırıp binaların tamamını yıktırabilirdik. Fakat biz bu işi yapmadık, insanların gönlü olsun, beraber hareket edelim diye bugüne kadar hep bekledik."

Bursa'da “Sürdürülebilir İyilik İçin Anaokulu Modeli” projesi başladı Haber

Bursa'da “Sürdürülebilir İyilik İçin Anaokulu Modeli” projesi başladı

BUÜ’lü akademisyen Doç. Dr. Nalan Kuru’nun yürütücülüğünü üstlendiği ve 1001 Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programında kabul edilen proje ile sürdürülebilir sosyal ve duygusal iyi oluşu desteklemek için anaokulu modeli yürütülecek. İlk olarak Türkiye genelinde anaokulundaki eğitim beklentilerinin araştırılacağı çalışmada, beklentiler doğrultusunda genel bir eğitim şablonu ortaya çıkarılması hedefleniyor. Bursa’da seçilecek 4 okulda ise projenin pilot uygulaması yapılacak. Toplam 28 ay sürecek projenin açılış toplantısına BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz, Fakülte Dekanı Prof. Dr. Salih Çepni, Milli Eğitim Bakanlığı temsilcileri, okul yöneticileri, akademisyenler, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Nitelikli Projeler Ön Plana Çıkıyor Açılış töreninde konuşan Rektör Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz, üniversite olarak son yıllarda projeler konusunda ciddi ataklar yaptıklarını vurguladı. Yürütülen çalışmaları artık nicelik olarak değil, nitelik anlamında değerlendirdiklerini kaydeden Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz; “Üniversiteler genelinde sosyal bilimler alanında proje geleneği maalesef çok yaygın değil. Göreve geldiğimizde belki eğitim fakültemizde kısmen proje başvuruları vardı. Ancak diğer fakültelerimiz ve bölümlerimizde hemen hemen hiçbir projemiz yoktu. Bunda geçmişte çatı kuruluşların meseleye bakış açılarının da sebeplerden birisi olduğunu söyleyebiliriz. Ancak YÖK Başkanlığımız ve yeni yönetimler ile bu konulara yeni bir vizyon ile bakılması sağlandı. Üniversitemizde de bu anlayış oturmaya başladı ve bugün bizim için son derece önemli bir projenin başlangıcını gerçekleştiriyoruz. Bugün 1001 projesi her anlamda çok değerli bir çalışmadır” diye konuştu. Rektör Kılavuz: Destekler Başarı Getiriyor Üniversitenin tarihinde ilk defa Mükemmeliyet Merkezi projesi koordinatörlüğü almayı başardığının altını çizen Rektör Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz, proje paydaşları arasında Türkiye’nin çok önemli kurum ve kuruluşlarının bulunduğuna işaret etti. Pil ve batarya geliştirme görevini üstlenen bu ekibin toplam 74 milyon TL’lik projeyi yöneteceğini açıklayan Kılavuz; “Yine bu üniversitede ilk defa bir Horizon Europe projesinin koordinatörlüğü alındı. Üstelik sosyal bilimler alanında bu başarıya erişildi. Üniversitemiz için son derece önemli bir gelişmedir. Yürütücü olarak ilk kez almayı başardık. Verdiğimiz destekler, teşvikler ve moral, motivasyon ile son yıllarda çok güzel sonuçlar elde ediyoruz. Akademisyenlerimiz de bu destekler ile gerçek anlamda bilimsel çalışmalar yapmaya ve kendi alanlarında projeler üretmeye gayret ediyorlar. Bu çalışmalardan son derece kıymetli makale ve patentlerin çıkacağına da gönülden inanıyoruz. Başta Nalan hocamız olmak üzere, projede görev alan tüm ekip üyelerine teşekkür ediyor, hayırlara vesile olmasını diliyoruz” açıklamasında bulundu. Motivasyon şart! Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Salip Çepni ise konuşmasında üniversitelerin temel görevlerinden birisinin üreten akademisyenleri daha fazla motive etmek olduğunun altını çizdi. Doç. Dr. Nalan Kuru ve ekibini tebrik eden Dekan Prof. Dr. Salih Çepni; “Ben de uzun yıllar bu projelerin içerisinde yer aldım. Ne kadar zor bir süreç olduğunu çok iyi biliyorum. Büyük proje kazanan ve bu alanda çalışmalar yürüten hocalarımızın daha fazla onurlandırılması gerektiğine inanıyorum. Böylesine değerli çalışmaların sonunda gerçekten kıymetli yayınlar veya makaleler çıkıyor. Bu uzun yolculuklarında hocalarımıza kolaylıklar ve başarılar diliyoruz” şeklinde konuştu. Okul Öncesi Eğitim ve Özel Öğretim Anabilim Dallarının akademik önemine de değinen Dekan Çepni, bu alanlarda yetişecek akademisyenlerin de kendileri için son derece kıymetli olduğunu söyledi. Proje Koordinatöründen Özel Teşekkür Hazırlanan çalışmanın detaylı bir sunumunu yapan Proje Yürütücüsü Doç. Dr. Nalan Kuru da kendilerine bu süreçte destek olan ailesi başta olmak üzere, tüm üniversite ve fakülte yöneticilerine teşekkür etti. Doç. Dr. Nalan Kuru, sunumun ardından ekibiyle birlikte Türkiye genelinde proje çağrısını paylaştı. Projenin yurt dışı danışmanlığı görevini üstlenen Louisse Gilbert de video konferans ile toplantıya katılarak tüm ekibe başarı dileğinde bulundu.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.