“Milas’ın kaderi Soma gibi olmasın” Milas için kritik gün!
“Milas’ın kaderi Soma gibi olmasın” Milas için kritik gün!
Milas’taki muhtarlar ile enerji işçileri, Akbelen ve çevresindeki bazı taşınmazlara ilişkin acele kamulaştırma kararının görüşüleceği 16 Eylül’deki Danıştay duruşması öncesinde Ankara’da bir araya geldi. Heyet, üretim ve istihdamın devam etmesi çağrısında bulunarak “Milas’ın kaderi Soma gibi olmasın” mesajı verdi.
Haber Giriş Tarihi: 15.09.2026 18:08
Haber Güncellenme Tarihi: 15.09.2026 18:18
Kaynak:
Haberler.com
Milas’taki Muhtarlar Danışma Kurulu üyeleri ile TES-İŞ’e bağlı enerji işçileri, Akbelen ve çevresindeki bazı taşınmazlar hakkında verilen acele kamulaştırma kararına ilişkin davanın 16 Eylül’de yapılacak duruşması öncesinde Ankara’ya gitti.
Danıştay Başkanlığı önünde düzenlenen basın açıklamasında Muhtarlar Danışma Kurulu adına Karacaağaç Muhtarı Dursun Uysal, enerji ve maden işçileri adına ise TES-İŞ Yatağan Şube Başkanı Fatih Erçelik açıklamalarda bulundu.
Heyet, yargı kararına ve hukuki sürece duydukları güveni vurgularken, verilecek kararın bölgedeki köyler, çalışanlar, yerel işletmeler ve binlerce aile üzerindeki etkilerinin de dikkate alınmasını istedi.
“20 köyde yaşayan 15 bin kişinin sesini duyurmaya geldik”
Santrallere komşu 20 köyde yaşayan yaklaşık 15 bin kişiyi temsilen Ankara’da olduklarını belirten Karacaağaç Muhtarı Dursun Uysal, 16 Eylül’deki duruşmanın bölgenin geleceği açısından kritik olduğunu söyledi.
Milas’ta tarım ve madenciliğin 40 yılı aşkın süredir birlikte devam ettiğini belirten Uysal, üretimin durmasının yalnızca maden ve santrallerde çalışanları değil, bölgedeki ekonomik hayatın tamamını etkileyeceğini ifade etti.
Uysal, “Biz bu topraklarda doğduk, burada yaşıyoruz. Köylerimizin geleceğini en iyi bilen insanlarız. Köylerimizde insanlar tarımla uğraşıyor, madende ve santrallerde çalışıyor. Kazandığı parayı yine bu bölgede harcıyor. Esnafımız iş yapıyor, nakliyecimiz ekmek kazanıyor, yerel işletmelerimiz ayakta duruyor. Üretimin durması ekonomik hareketliliğin azalması, gençlerimizin iş bulmak için başka şehirlere gitmesi ve köylerimizin giderek boşalması anlamına gelir” dedi.
“Hiçbir köy merkezi ortadan kalkmayacak”
Kamulaştırma süreciyle ilgili kamuoyunda yanlış bilgilerin dolaştığını savunan Uysal, hiçbir köy merkezinin karar kapsamında olmadığını belirtti.
Uysal, “Ben kamulaştırmanın olduğu altı köyden birinin muhtarıyım. Açıkça söylüyorum, hiçbir köyün merkezi ortadan kalkmayacak. Biz zeytinin, toprağın ve doğanın zarar görmesini istemiyoruz. İnsanımızın işini ve bölgenin ekonomik hayatını da korumak zorundayız. Maden de bizim, zeytin de bizim. Toprak da bizim, emek de bizim” ifadelerini kullandı.
Köylerin boşalmasını istemediklerini dile getiren Uysal, çocukların doğdukları topraklarda kalmasını ve geleceklerini bölgede kurmasını istediklerini söyledi.
TES-İŞ’ten “Milas Soma olmasın” mesajı
TES-İŞ Yatağan Şube Başkanı Fatih Erçelik ise Yeniköy ve Kemerköy madenleri ile santrallerinde yaklaşık 3 bin 100 kişinin doğrudan çalıştığını belirtti. Bakım, nakliye, yüklenici firmalar ve yerel tedarikçilerle birlikte üretim zincirinden geçimini sağlayan kişi sayısının çok daha yüksek olduğunu ifade eden Erçelik, alınacak kararın bölgedeki istihdam açısından büyük önem taşıdığını söyledi.
Yargı sürecine saygı duyduklarını belirten Erçelik, “Bizim burada bulunma nedenimiz işçinin işini, aşını ve geleceğini savunmaktır. Çünkü alınacak kararın sonuçlarını doğrudan yaşayacak olanlar bizleriz. Üretim durduğunda ilk bedeli işçi öder. Ardından esnaf, nakliyeci, bakım firması, yerel tedarikçi ve bütün bölge etkilenir” dedi.
Soma’da santralin kapanmasının ardından yaşananlara dikkat çeken Erçelik, “Milas’ın kaderi de Soma gibi olmasın” ifadelerini kullandı.
“Maden durursa santral de durur”
Maden sahaları ile santrallerin birbirine bağlı bir üretim sistemi içerisinde çalıştığını belirten Erçelik, santrallerin ihtiyaç duyduğu kömürün Milas havzasından karşılandığını söyledi.
Erçelik, “Maden durursa santral de durur. Santralin ihtiyacı olan kömür bu havzadadır ve üretimin devamı maden sahasındaki çalışmaların zamanında ilerlemesine bağlıdır. Biz bölgede 40 yıldır madencilik yapıyoruz. Bu süre içinde madencilik, bölgenin çalışma hayatının ve ekonomik düzeninin bir parçası haline geldi. İşçiyi işsiz bırakan bir çözümün bölge için ağır sonuçları olur” diye konuştu.
Ankara’da enerji yönetimiyle görüşme
Muhtarlar Danışma Kurulu üyeleri ve TES-İŞ’e bağlı işçiler, Ankara programı kapsamında Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürü Arslan Narin ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan’ı da ziyaret etti.
Gerçekleştirilen görüşmelerde 16 Eylül’deki duruşma öncesinde bölgedeki üretim ve istihdamın mevcut durumu, santrallerin kömür ihtiyacı, maden sahalarındaki çalışmaların geleceği ve köylerde yaşayan vatandaşların beklentileri aktarıldı.
Muhtarlar ve enerji işçileri, hukuki süreç değerlendirilirken bölgede yaşayan ve çalışan insanların görüşleri ile bölgenin sosyoekonomik gerçeklerinin de dikkate alınması çağrısında bulundu.
Gözler şimdi 16 Eylül’de Danıştay’da görülecek duruşmaya çevrildi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
“Milas’ın kaderi Soma gibi olmasın” Milas için kritik gün!
Milas’taki muhtarlar ile enerji işçileri, Akbelen ve çevresindeki bazı taşınmazlara ilişkin acele kamulaştırma kararının görüşüleceği 16 Eylül’deki Danıştay duruşması öncesinde Ankara’da bir araya geldi. Heyet, üretim ve istihdamın devam etmesi çağrısında bulunarak “Milas’ın kaderi Soma gibi olmasın” mesajı verdi.
Milas’taki Muhtarlar Danışma Kurulu üyeleri ile TES-İŞ’e bağlı enerji işçileri, Akbelen ve çevresindeki bazı taşınmazlar hakkında verilen acele kamulaştırma kararına ilişkin davanın 16 Eylül’de yapılacak duruşması öncesinde Ankara’ya gitti.
Danıştay Başkanlığı önünde düzenlenen basın açıklamasında Muhtarlar Danışma Kurulu adına Karacaağaç Muhtarı Dursun Uysal, enerji ve maden işçileri adına ise TES-İŞ Yatağan Şube Başkanı Fatih Erçelik açıklamalarda bulundu.
Heyet, yargı kararına ve hukuki sürece duydukları güveni vurgularken, verilecek kararın bölgedeki köyler, çalışanlar, yerel işletmeler ve binlerce aile üzerindeki etkilerinin de dikkate alınmasını istedi.
“20 köyde yaşayan 15 bin kişinin sesini duyurmaya geldik”
Santrallere komşu 20 köyde yaşayan yaklaşık 15 bin kişiyi temsilen Ankara’da olduklarını belirten Karacaağaç Muhtarı Dursun Uysal, 16 Eylül’deki duruşmanın bölgenin geleceği açısından kritik olduğunu söyledi.
Milas’ta tarım ve madenciliğin 40 yılı aşkın süredir birlikte devam ettiğini belirten Uysal, üretimin durmasının yalnızca maden ve santrallerde çalışanları değil, bölgedeki ekonomik hayatın tamamını etkileyeceğini ifade etti.
Uysal, “Biz bu topraklarda doğduk, burada yaşıyoruz. Köylerimizin geleceğini en iyi bilen insanlarız. Köylerimizde insanlar tarımla uğraşıyor, madende ve santrallerde çalışıyor. Kazandığı parayı yine bu bölgede harcıyor. Esnafımız iş yapıyor, nakliyecimiz ekmek kazanıyor, yerel işletmelerimiz ayakta duruyor. Üretimin durması ekonomik hareketliliğin azalması, gençlerimizin iş bulmak için başka şehirlere gitmesi ve köylerimizin giderek boşalması anlamına gelir” dedi.
“Hiçbir köy merkezi ortadan kalkmayacak”
Kamulaştırma süreciyle ilgili kamuoyunda yanlış bilgilerin dolaştığını savunan Uysal, hiçbir köy merkezinin karar kapsamında olmadığını belirtti.
Uysal, “Ben kamulaştırmanın olduğu altı köyden birinin muhtarıyım. Açıkça söylüyorum, hiçbir köyün merkezi ortadan kalkmayacak. Biz zeytinin, toprağın ve doğanın zarar görmesini istemiyoruz. İnsanımızın işini ve bölgenin ekonomik hayatını da korumak zorundayız. Maden de bizim, zeytin de bizim. Toprak da bizim, emek de bizim” ifadelerini kullandı.
Köylerin boşalmasını istemediklerini dile getiren Uysal, çocukların doğdukları topraklarda kalmasını ve geleceklerini bölgede kurmasını istediklerini söyledi.
TES-İŞ’ten “Milas Soma olmasın” mesajı
TES-İŞ Yatağan Şube Başkanı Fatih Erçelik ise Yeniköy ve Kemerköy madenleri ile santrallerinde yaklaşık 3 bin 100 kişinin doğrudan çalıştığını belirtti. Bakım, nakliye, yüklenici firmalar ve yerel tedarikçilerle birlikte üretim zincirinden geçimini sağlayan kişi sayısının çok daha yüksek olduğunu ifade eden Erçelik, alınacak kararın bölgedeki istihdam açısından büyük önem taşıdığını söyledi.
Yargı sürecine saygı duyduklarını belirten Erçelik, “Bizim burada bulunma nedenimiz işçinin işini, aşını ve geleceğini savunmaktır. Çünkü alınacak kararın sonuçlarını doğrudan yaşayacak olanlar bizleriz. Üretim durduğunda ilk bedeli işçi öder. Ardından esnaf, nakliyeci, bakım firması, yerel tedarikçi ve bütün bölge etkilenir” dedi.
Soma’da santralin kapanmasının ardından yaşananlara dikkat çeken Erçelik, “Milas’ın kaderi de Soma gibi olmasın” ifadelerini kullandı.
“Maden durursa santral de durur”
Maden sahaları ile santrallerin birbirine bağlı bir üretim sistemi içerisinde çalıştığını belirten Erçelik, santrallerin ihtiyaç duyduğu kömürün Milas havzasından karşılandığını söyledi.
Erçelik, “Maden durursa santral de durur. Santralin ihtiyacı olan kömür bu havzadadır ve üretimin devamı maden sahasındaki çalışmaların zamanında ilerlemesine bağlıdır. Biz bölgede 40 yıldır madencilik yapıyoruz. Bu süre içinde madencilik, bölgenin çalışma hayatının ve ekonomik düzeninin bir parçası haline geldi. İşçiyi işsiz bırakan bir çözümün bölge için ağır sonuçları olur” diye konuştu.
Ankara’da enerji yönetimiyle görüşme
Muhtarlar Danışma Kurulu üyeleri ve TES-İŞ’e bağlı işçiler, Ankara programı kapsamında Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürü Arslan Narin ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan’ı da ziyaret etti.
Gerçekleştirilen görüşmelerde 16 Eylül’deki duruşma öncesinde bölgedeki üretim ve istihdamın mevcut durumu, santrallerin kömür ihtiyacı, maden sahalarındaki çalışmaların geleceği ve köylerde yaşayan vatandaşların beklentileri aktarıldı.
Muhtarlar ve enerji işçileri, hukuki süreç değerlendirilirken bölgede yaşayan ve çalışan insanların görüşleri ile bölgenin sosyoekonomik gerçeklerinin de dikkate alınması çağrısında bulundu.
Gözler şimdi 16 Eylül’de Danıştay’da görülecek duruşmaya çevrildi.
Kaynak: Haberler.com
En Çok Okunan Haberler