SON DAKİKA
Hava Durumu

Ankara ve Bursa'nın Siyaset kulislerini derledim. Ve sonuç: Ambale oldum!

Yazının Giriş Tarihi: 30.11.2021 09:30

Gerek şu ana kadar izleyip gözlediklerim, gerek son günlerin siyasi kulislerinde öne çıkan hal ve gidiş ve gerekse son yaptığım görüşmeler neticesinde diyeceğim şu ki, bir güzel ambale olmuş durumdayım. 
Tabii bu halimde, en yeni hamlesinde olanca özgül ağırlığıyla, "Tepemi daha fazla attırırsanız, sözümü çiğneyip, abi-kardeş olduğumuz Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın karşısına aday olarak çıkma ihtimalim dahi olabilir" diyen Bülent Arınç söyleşisinin de payı var. 
Arınç'ın son söyleşisinde öyle bir hal var ki, her satır ayrı mesaj, her satırın arası ayrı bir mesaj... 

Lakin, en net ve bariz mesaj şu ki:
"Bakın benim tepem atmak üzere! Haberiniz olsun."
Velev ki, Arınç'ın tepesi daha da attı. Velev ki, verdiği sözden dönmeye karar verip, Erdoğan'ın karşısında aday olmaya karar verdi. 
Nereden, nasıl aday olacak?..
Bi tuhaf, bi sıradışı arayıştaki Millet İttifakı'nın adayı olacak hali yoktur her halde? 
Yoktur yani... Değildir. Sanmam. Sanamam. Kimse sanmasın!
Eski ve daimi bir Milli Görüşçü olarak Fatih Erbakan'ın organize etmeye çalıştığı, "Milliyetçi Muhafazakar" potansiyel ittifakın adayı olabilir mi?
Olamaz ya da olmaz diyemem. 
Olur mu?.. İşte orasını da bilemem. 
Zira aslında Arınç'ın tüm açıklamaları, tüm çıkışları, Recep Tayyip Erdoğan'a yazılmış, "gör beni" temalı mektuplar. Biz sıradan faniler de okuyup, öğrenip kendimizce yorum yapıyoruz, o kadar.
Arınç'ın bundan sonra ne yapacağına... Nerede, nasıl siyaset yapacağına... Erdoğan'ın karşısında aday olup olmayacağına ve tüm  her şeye karar verecek olan, o mektuplardaki serzenişlerin, kafa tutmaların, aba altından gösterilen sopaların mazharı konumundaki Recep Tayyip Erdoğan.
Merakla izleyip göreceğiz.

***
Ancak reel politik cidden çok tuhaf bir seyir izliyor. Ki, asıl mevzumuz da bu.
Ankara kaynaklı CHP kulislerinde değişen bir şey yok. Kemal Kılıçdaroğlu, bildiğin Cumhurbaşkanı Adayı... 
Üstelik, artık baz aldıkları anket sonuçları bir öncekilere oranla çok daha afaki!

O da şöyle ki, CHP Genel Merkezi'nin itibar ederek, Kılıçdaroğlu'na "kim tutar sizi?" Diye gaz verdiği sözde anketlere göre, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanlığı'na aday olması halinde yüzde 60-65 bandında bir oy alıyormuş!?!
Dolayısıyla, ilk turda ezici bir üstünlükle Cumhurbaşkanı seçiliyormuş!?!
Dolayısıyla, İYİ Parti Lideri Meral Akşener, "Ekrem İmamoğlu da Ekrem İmamoğlu" diye boşuna tutturmaktaymış!?! (Bu arada, Cumhurbaşkanlığı yolundaki Kılıçdaroğlu'nu çatlatırcasına yol alan Meral Akşener'i de hayran bir ilgiyle izliyorum. Ne istifini, ne de edebini bozuyor. O haliyle, hemen her fırsatta Kılıçdaroğlu'na, "Boşuna umutlanma! Senin kupon yatar"ı öyle kibar bir ısrarcılıkla söylüyor ki, yüzüne yüzüne... Bakın bu çekişmenin sonucunu da ayrı bir merakla bekliyorum.)
Kılıçdaroğlu'na destek-gaz veren CHP Genel Merkezi'ne göre, "oldu bu iş. Yüzde 60 ve hatta 65'le Kemal Kılıçdaroğlu bu ülkenin yeni Cumhurbaşkanı. Tartışmaya, hele hele inatlaşmaya hiç gerek yok."
Geçmiş yazılarda da belirttiğim üzere, gerisi Özgür Özel ve Oğuz Kaan Salıcı arasında geçecek bir yarıştan ibaret. (Bu arada, Bursa'yı da yakın markaja almışlar. Bir Özgür Özel geliyor, bir  Oğuz Kaan Salıcı... Hele ki, Salıcı... O'nun Bursa'ya gelip, CHP'nin yeni il binasının açılışına falan katılmış olması CHP'liler açısından hayrete şayan.)
Dolayısıyla CHP, yüzde 65'le ülkenin yeni Cumhurbaşkanını belirlemiş bir partinin haklı egosuyla, CHP'yi Kılıçdaroğlu sonrası kime teslim edeceğine yoğunlaşmış durumda.

***
İYİ Parti cephesine gelince... Onlar hepten değişik!
Bir nevi, "Kedidir kedi..." Modunda. 
O da şöyle ki: (Artık saflıklarından mıdır? Yoksa sorulunca kafa bulmaya çalıştıklarından mıdır? Bilemem. Bilemiyorum zira...) Onlara göre, Kemal Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı adayı falan değildir. 
"Mış" gibi yapıyordur. Kim bilir hangi plan için...
Olmaz hani... Olmamıştır.

Meral Akşener'le konuşmadan, anlaşmadan, mutabık kalmadan bu yola girmemiştir. 
Bakıyorsun... Bunları konuştuğum adamlar hiç de öyle safcana falan değil. Ama böyle laflar edip, böyle yorum getiriyorlar vaziyete!
"Olmamıştır, değilmiştir..."
Dolayısıyla, ben de yorumlarıma kısıtlama getiriyorum ister istemez. 
Orijinal yorumumu yazsam, ayıp olacak! E yazmasam, benim gönlüm razı değil. Bilemedim ki...
Şimdilik onların modundan gidelim. 
"Elbette Kemal Kılıçdaroğlu, Meral Akşener'le konuşup uzlaşmadan, kendi kendine Cumhurbaşkanı adayı olmamıştır. Değilmiştir... Kesinlikle bir başka plan varmıştır. Seçim sathına esaslıca girildiğinde vaziyet nete gelecekmiştir..."

***
Madem yazı da, siyasetin mevcut haline ve zihnime uyumlanarak ambale oldu. Kusur kalmasın, onu da yazalım.
Bir kısım şapşikler, nicedir bir Ali Babacan'dır konuşup, söyleyip duruyor. Hatta ve hatta, (tabii zekalarıyla orantılı olarak) Ali Babacan ismini potansiyel Cumhurbaşkanı adayı olarak empoze etmeye çalışıyor.
Oy oy oy... (Sanırsın siyaset kulisi değil de, bilim kurgu yazıyorum.)
Velev ki, olsun...

Kim oy verecek beş çayından sonra?
Sağcılar mı? Solcular mı? Milliyetçiler mi? Mütedeyyinler mi? HDP mi? 
Kim?..

Bakın, bir tek liboşlar için ahkam kesemem. 
Tabii bir de, derinlerden gelenler için. 
Aksi halde, kat-i surette yazıyorum ki, bu ülkenin sandıklarından Ali Babacan Cumhurbaşkanı olarak çıkmaz. Çıkamaz!
Sevenleri, destekleyenleri ve evrenin en popüler monarşisi kusuruma bakmasın. Lakin, olmaz. (ABD, İngiltere arasındaki güç mücadelesinde bahisleri açalım gerekirse... Olmazzzz.)

***
Gelelim yerele...
İYİ Parti İl Başkanı Selçuk Türkoğlu, ekonomik tablo en gerçek gündem olduğu için "Küfürbaz Lütfü" şimdilik unutulduğu ve artan oyları da motive ettiği için ve tabii Allah için çok çalışıyor. 
Bu arada, İYİ Parti bu azimle yerelde CHP'yi geçebilir. Zira, gerçekten büyük bir eforla koşturuyor. Çabalıyor. 
Vaziyet böyle devam ederse, yerel seçim için oturulacak ittifak masası çok farklı bir mahiyette tezahür edebilir.

Sanırım CHP'liler de tam olarak bunun farkında değil. 
Kılıçdaroğlu'nu, yüzde 65'le Cumhurbaşkanı makamına getiren CHP, genel seçimde Bursa'dan 8 milletvekili çıkarmanın hesabını yapıyor. Aynı hesaba göre, İYİ Parti de Bursa'dan 4 milletvekili çıkarıyor. Eder, 12 vekil...
"Gerisini AK Parti düşünsün" 
havası hakim. 


Pekii, CHP'nin bu 8 milletvekili kimler olacak?
En birinci elbette İl Başkanı İsmet Karaca?
Pekii ya diğerleri? Elbette İsmet Karaca'nın istedikleri...
İddia o ki, İsmet Karaca, Ankara'ya bir grup-bir kadro olarak gitmek istiyor. Tek başına seçilip gitmek kesmiyor Karaca'yı. 
İstiyor ki, ekipcek gitsinler. Gitsinler ki, güçlü olsunlar. Olsunlar  ki, Yerel Seçim'in de tek belirleyicisi olsunlar.  
Pekii kim var o grupta? Tabii şu an için bir tek İsmet Karaca biliyor.
Ancak, iddialar muhtelif. 
Bu noktada, gündemin-parti kulislerinin trendlerini bulmaya çalıştım.
Şu an için Karaca'nın grubunda olmaya en namzet isimler şunlar:
İş insanı Serkan Öztürk (Garanti gözüyle bakılıyor) Bursa Baro Başkanı Gürkan Altun'a şans veriliyor. Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Kayıhan Pala ona keza...
E bir de kadın olacakmış paket programda. Lale Karabıyık ve Nurhayat Altaca'ya pek şans veren yok.

Orhan Sarıbal'a gelince... Haç görmüş vampir gibi oluyorlar.  
Mevcut vekillerden bir tek, İYİ Parti eski Milletvekili Erkan Aydın kalabilirmiş niyeyse...

Mantıklı aslında. 
Git diyorsun, gidiyor ağlaya ağlaya. Gel diyorsun, geliyor. Kal diyorsun, kalıyor. 
Osmangazi Belediye Başkanlığı'na aday gösteriyorsun. Aday oluyor ama seçimi daha en başından veriyor. 
Erkan Aydın yanlış anlamasın. 
Da... Ben de olsam yüksek uyumlanma kapasitesinden dolayı listenin demirbaşı yapardım kendisini. 
Yalnız, Osmangazi Belediye Başkanlığı seçiminde niye küstü? Kime küstü? Neden sahayı terk edip hiç çalışmadı? Motivasyonu neydi?..
Hala büyük bir merak konusudur benim için.

Yazarın notu:

1) AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, seçim öncesi teşkilatlarda revizyona gidiyor.
"Motivasyonu düşük" ilçe yönetimlerini revize ediyor. (Onlar pek kibar ifade etse de, orijinali tbazı teşkilatları görevden alıyor!)
En büyük merakım ise iddia o ki, Nilüfer Belediyesi ile ELEKTRİĞİ pek bi tuttuğu iddia edilen...
Gel gelelim, bırakın motivasyonunun düşük olmasını, dip yapmış olan AK Parti Nilüfer İlçe Yönetimi ile ilgili tasarrufa ne zaman gidileceği?..
Bazen, bazılarıyla elektriğin tutar. Ama aslında tutmasaydı, daha iyi olurdu!


2) Ve tabii bir  diğer merak konusu da, Kestel Belediyesi'nde konuşlandırdığı, falanca kuşak sahibi, Alamut Fedaisi kılıklı koruma ekibiyle kendisini vatandaştan koruyan (N'ooluyoruz?..) Kestel Belediye Başkanı ve saldıray ekibiyle yol alan malum yapı ile ilgili bir tasarruf olup olmayacağı.
Hoş Kestel'de farklı bir açıdan bakarsak, motivasyon fevkalade yüksek!
Lakin, vatandaş o ringe erişemiyor!
Bir gün, canı gerçekten yanmış, tepesi atmış bir vatandaş gelir de o devlet kapısına...

O mesnetsiz kibirli, ne oldum zanneden faşizme denk gelirse...
Hakikatli sorun olur!
Ve biz hepimiz de biliriz ki, sorun vatandaşta değildir.
Umalım ki, bu yüksek motivasyon da AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan'ın nazarı dikkatine olur.

Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.