Hava Durumu

Erdoğan: "Gazze Barış Anlaşması ne yazık ki uygulanmıyor"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TRT World Forum 2026'da yaptığı konuşmada, katılım sağladıkları Gazze Barış Anlaşması'nın uygulanmadığını belirterek, Gazze'de 270'in üzerinde gazetecinin kasten hedef alınarak katledildiğini ve uluslararası yapılar ile kuruluşların çifte standart uyguladığını vurguladı.

Haber Giriş Tarihi: 06.11.2026 17:24
Haber Güncellenme Tarihi: 06.11.2026 17:24
Kaynak: İHA
Erdoğan: "Gazze Barış Anlaşması ne yazık ki uygulanmıyor"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bizim de imzalanmasına katkı verdiğimiz Gazze Barış Anlaşması ne yazık ki uygulanmıyor. Uluslararası ilişkilerin temeli olan ahde vefa ilkesi hayata geçirilemiyor. Bu şekilde hiçbir sorunun çözülemeyeceğini artık herkes anlamalıdır. Gazze soykırımı sırasında 270'in üzerinde basın mensubu katledildi. Bunların çoğu işgal güçleri tarafından hedef gözetilerek kasten öldürüldü. Fakat kimi sözde bağımsız kuruluşların hazırladığı basın özgürlüğü raporlarına göz attığımızda İsrail'e halen iltimas geçildiğini görüyoruz" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen TRT World Forum 2026'da katılımcılara hitap etti. Güç rekabetinin giderek sertleştiği, kuralların yok sayıldığı, kural temelli sistemin çok ciddi manada aşındığı, değerlerin adeta toprak kaymasına uğradığı sancılı bir dönemden geçildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Küresel yönetişim mekanizmaları, karşı karşıya olduğumuz sorunların çözüme ulaştırılmasında yetersiz ve işlevsiz kalıyor. Uluslararası sistemin üzerine bina edildiği norm ve ilkelerin tamamı bugün ayaklar altına alınıyor. Eskinin ölmekte olduğu, yeninin ise henüz doğamadığı yapısal bir krizi hep beraber tecrübe ediyoruz. Akıl ve vicdan sahipleri olarak bu krizi adil ve hakkaniyetli çözümlerle sona erdirmenin hepimizin ortak mesuliyeti olduğuna inanıyorum. Bu seneki forumun 'Merkezsiz Dünya: Kurallar Geçersiz Kaldığında Kim Liderlik Eder?" başlığıyla düzenlenmesini bu bakımdan fevkalade isabetli buluyorum. Yalnızca bizler değil, artık tüm dünya şu gerçeği görüyor ve anlıyor; dünün reçeteleriyle bugünün sorunlarına çare bulunmaz. 81 yıl öncesinin güç ve imtiyaz sahipleri tarafından dizayn edilen mevcut uluslararası sistemin çıkmazlarını hepimiz yakından takip ediyoruz. En başta bölgemiz olmak üzere dünyanın farklı yerlerinde cereyan eden hadiselere baktığımızda sistemin iflas bayrağını çektiği görülüyor" dedi.


"GAZZE'DE MODERN ZAMANLARIN EN BÜYÜK SOYKIRIMI YAŞANDI"
Şu anda on milyonlarca insanın savaşların, çatışmaların, istikrarsızlıkların, açlık ve yoksulluğun pençesinde hayata tutunmaya çalıştığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Durum öyle bir hal aldı ki zulüm ve kötülük sıradanlaşırken barış ve sağduyu çağrısı yapanlar azınlıkta kaldı. Hemen yanı başımızda, Gazze'de modern zamanların en büyük soykırımı yaşandı. Ekim 2023'ten bu yana, çoğu çocuk ve kadın olmak üzere, Gazze'de 75 bin kişi İsrail saldırılarında acımasızca katledildi. 176 bin kişi yaralandı. Bu rakam, 1995'te yine tüm dünyanın gözleri önünde işlenen Srebrenitsa soykırımındaki şehit sayısının neredeyse 10 katına tekabül ediyor. Sadece geride bıraktığımız bir sene içerisinde bin 500 kardeşimiz hayatını kaybetti. Aynı saldırılarda 5 bin 500'e yakın Filistinli yaralandı. Harabeye çevrilen Gazze'de bugün bile insanlar yıkık dökük evlerde, enkaz yığınları içinde hayata tutunma mücadelesi veriyor. Hastanelerde yakıt ve ekipman sıkıntısı çekiliyor. İnsani yardım girişleri hala engelleniyor. 2 milyonu aşkın sivil derme çatma çadırlarda, görenleri insanlığından utandıran ibtidai şartlarda yaşamak zorunda bırakılıyor. Gazze'yle birlikte Batı Şeria da bu acımasızlığın hedefi haline gelmiştir. Filistinlileri asırlardır yaşadıkları vatan topraklarından zorla göç ettirmeyi amaçlayan yerleşimci terörü, modern dünyanın kayıtsız bakışları altında her gün daha da pervasız hale geliyor. Önceki hafta aralarında milletvekilleri, akademisyenler ve siyasetçilerin de olduğu uluslararası bir heyetin Batı Şeria'ya girişine izin verilmedi. Yine 20 gün önce Amerika merkezli bir gazetenin foto muhabiri Batı Şeria'daki yerleşimci çete üyeleri tarafından darbedilerek ağır yaralandı" dedi.


"VİCDAN TAŞIYAN HERKESİN İTİRAZ ETMESİ GEREKEN APAÇIK BİR ZULÜM VARDIR"
Sadece ekim ayında Batı Şeria'da Filistinlilere yönelik 3 binden fazla saldırı ve ihlalin kayıtlara geçtiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çoğu kayıtlara bile girmeyen hak ihlallerini daha da uzatmak mümkün. Peki, tüm bu olup biten karşısında bizim elimizi vicdanımıza koyup şunu sormamız gerekmiyor mu? Hangi gerekçe böyle bir insan kıyımını, işgali, gaspı meşrulaştırabilir? Çadır kentlere, hastanelere, okullara, masum çocukların yaşadığı evlere bomba atmanın evleri zaten başlarına yıkılmış insanların üzerine ölüm yağdırmanın, insanları göçe zorlamanın ne tür gerekçeleri olabilir? Hepimiz biliyoruz ki ne bu cinnet halinin ne de bu cinnet hali karşısında sergilenen acizliğin hiçbir haklı sebebi yoktur ve olamaz. Ortada Müslüman, Hristiyan veya Musevi fark etmeksizin vicdan taşıyan herkesin itiraz etmesi gereken apaçık bir zulüm vardır. Bu zulüm bölgemizin tamamında öfkeyi ve nefreti körüklemektedir. Görevi barışı, güvenliği, istikrarı sağlamak olan uluslararası yapılar daha önce Ruanda'da, Srebrenitsa'da ve kana bulanan pek çok yerde olduğu gibi iflGazze'de de yaşananları tribünden seyretmektedir. İnsanlık trajedilerini endişeyle izlemekten veya endişeyle karşılamaktan, bütün bunlardan başka hiçbir adım atmıyorlar. İranlıların o meşhur atasözünde denildiği gibi; oturuyorlar, konuşuyorlar ve dağılıyorlar. Bizim de imzalanmasına katkı verdiğimiz Gazze Barış Anlaşması ne yazık ki uygulanmıyor. Uluslararası ilişkilerin temeli olan ahde vefa ilkesi hayata geçirilemiyor. Bu şekilde hiçbir sorunun çözülemeyeceğini artık herkes anlamalıdır. Bu şekilde ancak kin ve nefret ikliminin büyüyeceğini herkes görmelidir" diye konuştu.


"İSRAİL'E HALEN İLTİMAS GEÇİLDİĞİNİ GÖRÜYORUZ"
"Şurası son derece dikkat çekici ve utanç vericidir; Gazze soykırımı sırasında 270'in üzerinde basın mensubu katledildi" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti:
"Bunların çoğu işgal güçleri tarafından hedef gözetilerek kasten öldürüldü. Fakat kimi sözde bağımsız kuruluşların hazırladığı basın özgürlüğü raporlarına göz attığımızda İsrail'e halen iltimas geçildiğini görüyoruz. Türkiye söz konusu olduğunda aslan kesilenler, mesele soykırım şebekesi olunca bakıyorsunuz hemen kağıttan kaplana dönüşüyor. Kimse alınmasın ama bu çifte standardın en bayağı halidir. En az Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kadar kendini basın özgürlüğü konusunda otorite sayan bu kuruluşların da güvenirliği sorgulanmalıdır. Basın özgürlüğü kavramının gerektiğinde bedel ödeme pahasına küresel adaletsizliklere itiraz eden ülkelere ve siyasetçilere karşı bir sopa olarak kullanılması kabul edilebilir bir durum değildir. Biz de bunu kabul etmiyoruz. Ülkemizin sırf ilkeli ve onurlu duruşundan dolayı hedef gösterilmesini, ülkemize karşı alenen haksızlık yapılmasını içimize sindiremiyoruz. Türkiye'yi art niyetli bir şekilde küresel ölçekte karalamaya ve sıkıştırmaya çalışan algı operasyonlarına boyun eğmeyeceğimizin bilinmesini açıkça isterim. Türkiye olarak daha adil ve özgür bir dünyanın inşası için sadece elimizi değil, bütün bedenimizi, kalbimizi, hatta yüreğimizi taşın altına koymuş durumdayız. Filistin'den Yemen'e, Sudan'dan Ukrayna'ya uzanan, hatta vuku bulan tüm bu savaşların, krizlerin, trajedilerin barışçıl yollarla çözüme ulaştırılması için elimizden geleni yapıyoruz. Birileri rahatsız olsa da, birileri kirli kampanyalarla şahsımızı ve ülkemizi yolundan çevirmeye çalışsa da bundan asla geri adım atmayacağız. Ne pahasına olursa olsun doğru bildiklerimizi cesaretle dillendirmeye, çözüm önerilerimizi açık yüreklilikle paylaşmaya, hakkı ve hakikati kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz."


"GÜÇLÜNÜN HAKLI OLDUĞU GÜNÜMÜZ DÜNYASINDA BARIŞI, ADALETİ VE İNSAN ONURUNU SAVUNMAK DA KOLAY DEĞİLDİR"
Barışı, adaleti ve insan onurunu savunmanın kolay olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülkemizin son asırda yetiştirdiği en kıymetli münevverlerden olan rahmetli Ayşe Şasa, hakikat yolculuğunu şöyle dile getiriyordu. 'Kıyamet gününde yaratıcıya anlamlı ve onurlu bir hikaye anlatabilmeliyim' Kuşkusuz böyle bir hikayeyi ebedi aleme taşıyabilmek için evvelemirde bunu dünyada yazmak, yazdığını gür bir sesle okumak ve bu sesi tüm dünyada yankılandırmak gerekir. Bunun kolay olmadığını, mücadele ve sabır gerektirdiğini hepimiz çok iyi biliyoruz. Aynı şekilde haklının güçlü olduğu değil, güçlünün haklı olduğu günümüz dünyasında barışı, adaleti ve insan onurunu savunmak da kolay değildir. Bu zorlu mücadeleyi ancak cesur olanlar verebilir. Bu engebeli yolu ancak kararlı olanlar, gerektiğinde canını ortaya koyanlar yürüyebilir. Mazlum ve mağdurların sesini ancak kalbinde merhamet adlı bir çınar olanlar duyabilir ve dünyaya duyurabilir"

Kaynak: İHA

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.