Bakan Tekin: "Bir öğretmenimiz öğrencilerinin önünde LGBTİ ya da benzeri bir çağrışım yapacak bir şey giyse bu beni rahatsız eder"
Bakan Tekin: "Bir öğretmenimiz öğrencilerinin önünde LGBTİ ya da benzeri bir çağrışım yapacak bir şey giyse bu beni rahatsız eder"
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, öğretmenlerin okulda önlük giymesi gerektiğini belirterek bazı kıyafetlerden rahatsız olduğunu söyledi. Ayrıca akran zorbalığı, okul güvenliği ve zorunlu eğitim süresinin kısaltılması tartışmalarına değindi.
Haber Giriş Tarihi: 08.10.2026 16:46
Haber Güncellenme Tarihi: 08.10.2026 16:56
Kaynak:
Haberler.com
"Bir veli olarak rahatsız olduğum kıyafetler var"
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, katıldığı canlı yayında eğitim gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Okullarda güvenlik tedbirleri, akran zorbalığı, sosyal medyanın çocuklar üzerindeki etkisi, öğretmenlerin kılık ve kıyafetleri ile zorunlu eğitim süresine ilişkin açıklamalarda bulunan Tekin, öğretmenlerin okul içerisinde önlük giymesi gerektiğini söyledi.
Öğretmenlerin kıyafet tercihlerine ilişkin dikkat çeken ifadeler kullanan Tekin, bazı kıyafetlerin öğrenciler üzerinde farklı çağrışımlar oluşturabileceğini belirterek, "Bir veli olarak rahatsız olduğum kıyafetler var" dedi.
"ÖĞRETMEN ARKADAŞLARIMIZ OKUL İÇERİSİNDE ÖNLÜKLE OLMALI"
Okullarda kurumsal kimliğin ve eğitim ortamındaki ciddiyetin korunması gerektiğini belirten Bakan Tekin, öğretmenlerin okul içerisinde önlük giymesinin önemli olduğunu ifade etti.
Tekin, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
"Öğretmen arkadaşlarımız okul içerisinde önlükle olmalı. Bir veli olarak rahatsız olduğum kıyafetler var. Sömürgeci bir ülkenin bayrağını reklam edecek şekilde gidiliyorsa bu beni rahatsız eder."
Öğretmenlerin öğrenciler üzerindeki etkisine de dikkat çeken Tekin, kıyafet tercihlerinin eğitim ortamındaki algı açısından değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
"ÖĞRETMENİM ÖĞRENCİLERE BİR MARKA DAYATMASI YAPARSA BU BENİ RAHATSIZ EDER"
Bakan Tekin, öğretmenlerin kıyafetlerinin öğrenciler tarafından nasıl algılanabileceğine ilişkin değerlendirmelerini sürdürerek, bazı sembol ve markaların okul ortamında kullanılmasına karşı olduğunu dile getirdi.
Tekin, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Bir öğretmenimiz öğrencilerinin önünde LGBTİ ya da benzeri bir çağrışım yapacak bir şey giyse bu beni rahatsız eder. Öğretmenim öğrencilere bir marka dayatması yaparsa bu beni rahatsız eder."
Öğretmenlerin sosyal medyada kıyafetleri üzerinden gündeme gelmesinin tüm öğretmenlere yönelik olumsuz bir algı oluşturabileceğini belirten Tekin, "Sosyal medyada bir öğretmenimizin kıyafeti konuşulduğunda bütün öğretmenlerimiz zan altında kalıyor" dedi.
"AKRAN ZORBALIĞININ VE ŞİDDETİN BÜYÜK ORANDA BESLENDİĞİ YER SOSYAL MEDYA"
Bakan Tekin'in gündemindeki başlıklardan biri de okullarda son dönemde önemli bir sorun olarak öne çıkan akran zorbalığı oldu.
Bakanlık tarafından yapılan araştırmalara değinen Tekin, çocukların sosyal medya kullanımının akran ilişkileri ve şiddet davranışları üzerindeki etkisine dikkat çekti.
Tekin, konuya ilişkin şunları söyledi:
"Okullarımızda akran zorbalığıyla ilgili yaptığımız araştırmalarda çocuklarımızın yüzde 80'e yakınının sosyal medya platformları üzerinden konuştuğunu görüyoruz. Şiddetin büyük oranda beslendiği yerler buralar."
Çocukların nasıl bir kimlik geliştirdiği konusunda aile, okul ve dijital platformların etkisinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Tekin, şu ifadeleri kullandı:
"Çocuklarımız kimin çocuğu olarak yetişiyor? Çocuklarımıza nasıl bir kimlik inşa edilmesi gerektiğini verileri kim sunuyor?"
Tekin ayrıca ilkokul çağındaki çocukların ölüm ve kayıp kavramlarını algılamasına ilişkin de dikkat çeken bir değerlendirmede bulundu:
"İlkokul öğrencilerinin çoğu ölümün bir kayıp olduğunu göremiyorlar."
Bakan Tekin, okullarda güvenlik ve eğitim içerikleri bakımından gerekli adımların atılacağını belirterek, "Okullarda güvenlik ve eğitimin içeriği anlamında üzerimize düşen neyse yapacağız, yapacağız" dedi.
"EBEVEYNLERİ DE SÜRECE DAHİL ETMEMİZ GEREKİYOR"
Okullarda güvenliğin yalnızca okul yönetimleri veya güvenlik birimleri tarafından sağlanamayacağını belirten Tekin, ailelerin de sürecin aktif bir parçası olması gerektiğini söyledi.
Tekin, şiddetin yalnızca polisiye tedbirlerle çözülemeyeceğini vurgulayarak, "Tek başına okullarda alınan tedbirler yeterli değil, başka alanlarda başka paydaşlarla yapmamız lazım. En önemli paydaşlar aileler" ifadelerini kullandı.
Ailelerin eğitim sürecine daha fazla dahil edilmesi amacıyla "Ebeveyn Okulu" projesinin hayata geçirildiğini belirten Tekin, şu değerlendirmede bulundu:
"Aileleri sürece dahil etmek için 'Ebeveyn Okulu' açtık."
"ÇOCUK EVİNDE BABASININ SİLAHINA ERİŞİP ONU OKULA GÖTÜREBİLİYORSA..."
Okul güvenliğinin yalnızca okul çevresindeki tedbirlerle sınırlı tutulamayacağını belirten Bakan Tekin, ailelerin sorumluluğuna ilişkin çarpıcı bir örnek verdi.
Tekin, "İlkokul öğrencisi evinde babasının silahına erişip onu okula götürebiliyorsa eğer ebeveynlerin de sürece dahil olması gerektiğini düşünüyorum" dedi.
Teknoloji şirketlerinin de çocukların güvenliği konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade eden Tekin, "Teknoloji firmaları da daha insanca yaklaşmalı" değerlendirmesinde bulundu.
7 BAKANLIK ORTAK EYLEM PLANI HAZIRLADI
Okullarda güvenlik ve şiddetin önlenmesine yönelik çalışmaların farklı kurumların ortak sorumluluğunda yürütüldüğünü belirten Tekin, 7 bakanlığın katılımıyla ortak bir eylem planı hazırlandığını açıkladı.
Tekin, "7 Bakanlık olarak bir eylem planı yaptık. Herkesin üzerine bir sorumluluk düştüğünü fark etmemiz lazım. Herkesin aklına gelebilecek tedbirleri okullarda aldık" ifadelerini kullandı.
OKULLARDA GÜVENLİK TEDBİRLERİ ARTIRILDI
Bakan Tekin, okullarda güvenliğin sağlanmasına yönelik alınan tedbirlerin okuldan okula farklılık gösterecek şekilde kategorize edildiğini söyledi.
Bu kapsamda hayata geçirilen uygulamalardan bazılarını şöyle sıraladı:
25 bine yakın bahçe görevlisi: Okullarda güvenlik ve düzenin sağlanması amacıyla yaklaşık 25 bin bahçe görevlisi istihdam edildi.
Fiziki güvenlik önlemleri: Okulların bahçe duvarlarından giriş-çıkış düzenlemelerine kadar farklı fiziki tedbirler uygulanmaya başlandı.
Elektronik güvenlik sistemleri: Okullarda elektronik güvenlik altyapısının güçlendirilmesi ve güvenlik kameralarının oluşturulmasına yönelik çalışmalar yürütüldü.
Şubat ayında yeni model: Bakan Tekin, güvenlik ve düzen konusunda Şubat ayı itibarıyla farklı bir modelin kamuoyuyla paylaşılacağını belirtti.
ZORUNLU EĞİTİM SÜRESİ KISALACAK MI?
Programda 12 yıllık zorunlu eğitim sistemi de gündeme geldi. Bakan Tekin, Türkiye'de zorunlu eğitim süresinin yeniden tartışılması gerektiğini belirtti.
Tekin, eğitimde fırsat eşitliğinin ve yükseköğretime erişimin yaygınlaşmasıyla birlikte zorunlu eğitim süresinin yeniden değerlendirilmesine yönelik görüşlerini daha önce de paylaştığını söyledi.
Bakan Tekin, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Eğitimde fırsat eşitliği ve yüksek öğrenimin yaygınlaşmasıyla beraber zorunlu eğitimin kısalması gerektiği tartışıldı. Türkiye'de de böyle bir tartışma yapılması gerektiğine dair düşüncelerimi paylaştım."
12 yıllık zorunlu eğitim ile üniversite eğitiminin toplam süresine dikkat çeken Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:
"12 yıl zorunlu eğitim var ve bir çocuk 4 yıllık bir lisans eğitimi aldığını düşünürsek 17 yıl eğitimde geçmiş oluyor, bu epey uzun bir süre."
Çocukların eğitim hayatı ile sosyal hayata geçişi arasındaki dengenin farklı ülkelerde de tartışıldığını belirten Tekin, konunun Türkiye'de de gündeme gelmesi gerektiğini ifade etti.
"Çocukların sosyal hayata atılmasını, hayata entegre olmasını sadece biz değil bütün ülkeler tartışıyor. Bu tartışmayı Türkiye'de yapalım dedik."
Tekin, zorunlu eğitim konusunun önümüzdeki dönemde yeniden gündeme geleceğini belirterek, daha önceki tartışmalara da değindi:
"Önümüzdeki dönemde mutlaka gündeme gelecektir. O zamanki ana muhalefet lideri tartışmayı yanlış anladı."
Bakan Tekin'in açıklamaları, öğretmenlerin kılık-kıyafet düzenlemesinden okul güvenliğine, sosyal medyanın çocuklar üzerindeki etkisinden zorunlu eğitim süresine kadar eğitim gündemindeki birçok başlığı yeniden tartışmaya açtı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Bakan Tekin: "Bir öğretmenimiz öğrencilerinin önünde LGBTİ ya da benzeri bir çağrışım yapacak bir şey giyse bu beni rahatsız eder"
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, öğretmenlerin okulda önlük giymesi gerektiğini belirterek bazı kıyafetlerden rahatsız olduğunu söyledi. Ayrıca akran zorbalığı, okul güvenliği ve zorunlu eğitim süresinin kısaltılması tartışmalarına değindi.
"Bir veli olarak rahatsız olduğum kıyafetler var"
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, katıldığı canlı yayında eğitim gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Okullarda güvenlik tedbirleri, akran zorbalığı, sosyal medyanın çocuklar üzerindeki etkisi, öğretmenlerin kılık ve kıyafetleri ile zorunlu eğitim süresine ilişkin açıklamalarda bulunan Tekin, öğretmenlerin okul içerisinde önlük giymesi gerektiğini söyledi.
Öğretmenlerin kıyafet tercihlerine ilişkin dikkat çeken ifadeler kullanan Tekin, bazı kıyafetlerin öğrenciler üzerinde farklı çağrışımlar oluşturabileceğini belirterek, "Bir veli olarak rahatsız olduğum kıyafetler var" dedi.
"ÖĞRETMEN ARKADAŞLARIMIZ OKUL İÇERİSİNDE ÖNLÜKLE OLMALI"
Okullarda kurumsal kimliğin ve eğitim ortamındaki ciddiyetin korunması gerektiğini belirten Bakan Tekin, öğretmenlerin okul içerisinde önlük giymesinin önemli olduğunu ifade etti.
Tekin, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
Öğretmenlerin öğrenciler üzerindeki etkisine de dikkat çeken Tekin, kıyafet tercihlerinin eğitim ortamındaki algı açısından değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
"ÖĞRETMENİM ÖĞRENCİLERE BİR MARKA DAYATMASI YAPARSA BU BENİ RAHATSIZ EDER"
Bakan Tekin, öğretmenlerin kıyafetlerinin öğrenciler tarafından nasıl algılanabileceğine ilişkin değerlendirmelerini sürdürerek, bazı sembol ve markaların okul ortamında kullanılmasına karşı olduğunu dile getirdi.
Tekin, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
Öğretmenlerin sosyal medyada kıyafetleri üzerinden gündeme gelmesinin tüm öğretmenlere yönelik olumsuz bir algı oluşturabileceğini belirten Tekin, "Sosyal medyada bir öğretmenimizin kıyafeti konuşulduğunda bütün öğretmenlerimiz zan altında kalıyor" dedi.
"AKRAN ZORBALIĞININ VE ŞİDDETİN BÜYÜK ORANDA BESLENDİĞİ YER SOSYAL MEDYA"
Bakan Tekin'in gündemindeki başlıklardan biri de okullarda son dönemde önemli bir sorun olarak öne çıkan akran zorbalığı oldu.
Bakanlık tarafından yapılan araştırmalara değinen Tekin, çocukların sosyal medya kullanımının akran ilişkileri ve şiddet davranışları üzerindeki etkisine dikkat çekti.
Tekin, konuya ilişkin şunları söyledi:
Çocukların nasıl bir kimlik geliştirdiği konusunda aile, okul ve dijital platformların etkisinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Tekin, şu ifadeleri kullandı:
Tekin ayrıca ilkokul çağındaki çocukların ölüm ve kayıp kavramlarını algılamasına ilişkin de dikkat çeken bir değerlendirmede bulundu:
Bakan Tekin, okullarda güvenlik ve eğitim içerikleri bakımından gerekli adımların atılacağını belirterek, "Okullarda güvenlik ve eğitimin içeriği anlamında üzerimize düşen neyse yapacağız, yapacağız" dedi.
"EBEVEYNLERİ DE SÜRECE DAHİL ETMEMİZ GEREKİYOR"
Okullarda güvenliğin yalnızca okul yönetimleri veya güvenlik birimleri tarafından sağlanamayacağını belirten Tekin, ailelerin de sürecin aktif bir parçası olması gerektiğini söyledi.
Tekin, şiddetin yalnızca polisiye tedbirlerle çözülemeyeceğini vurgulayarak, "Tek başına okullarda alınan tedbirler yeterli değil, başka alanlarda başka paydaşlarla yapmamız lazım. En önemli paydaşlar aileler" ifadelerini kullandı.
Ailelerin eğitim sürecine daha fazla dahil edilmesi amacıyla "Ebeveyn Okulu" projesinin hayata geçirildiğini belirten Tekin, şu değerlendirmede bulundu:
"ÇOCUK EVİNDE BABASININ SİLAHINA ERİŞİP ONU OKULA GÖTÜREBİLİYORSA..."
Okul güvenliğinin yalnızca okul çevresindeki tedbirlerle sınırlı tutulamayacağını belirten Bakan Tekin, ailelerin sorumluluğuna ilişkin çarpıcı bir örnek verdi.
Tekin, "İlkokul öğrencisi evinde babasının silahına erişip onu okula götürebiliyorsa eğer ebeveynlerin de sürece dahil olması gerektiğini düşünüyorum" dedi.
Teknoloji şirketlerinin de çocukların güvenliği konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade eden Tekin, "Teknoloji firmaları da daha insanca yaklaşmalı" değerlendirmesinde bulundu.
7 BAKANLIK ORTAK EYLEM PLANI HAZIRLADI
Okullarda güvenlik ve şiddetin önlenmesine yönelik çalışmaların farklı kurumların ortak sorumluluğunda yürütüldüğünü belirten Tekin, 7 bakanlığın katılımıyla ortak bir eylem planı hazırlandığını açıkladı.
Tekin, "7 Bakanlık olarak bir eylem planı yaptık. Herkesin üzerine bir sorumluluk düştüğünü fark etmemiz lazım. Herkesin aklına gelebilecek tedbirleri okullarda aldık" ifadelerini kullandı.
OKULLARDA GÜVENLİK TEDBİRLERİ ARTIRILDI
Bakan Tekin, okullarda güvenliğin sağlanmasına yönelik alınan tedbirlerin okuldan okula farklılık gösterecek şekilde kategorize edildiğini söyledi.
Bu kapsamda hayata geçirilen uygulamalardan bazılarını şöyle sıraladı:
25 bine yakın bahçe görevlisi: Okullarda güvenlik ve düzenin sağlanması amacıyla yaklaşık 25 bin bahçe görevlisi istihdam edildi.
Fiziki güvenlik önlemleri: Okulların bahçe duvarlarından giriş-çıkış düzenlemelerine kadar farklı fiziki tedbirler uygulanmaya başlandı.
Elektronik güvenlik sistemleri: Okullarda elektronik güvenlik altyapısının güçlendirilmesi ve güvenlik kameralarının oluşturulmasına yönelik çalışmalar yürütüldü.
Şubat ayında yeni model: Bakan Tekin, güvenlik ve düzen konusunda Şubat ayı itibarıyla farklı bir modelin kamuoyuyla paylaşılacağını belirtti.
ZORUNLU EĞİTİM SÜRESİ KISALACAK MI?
Programda 12 yıllık zorunlu eğitim sistemi de gündeme geldi. Bakan Tekin, Türkiye'de zorunlu eğitim süresinin yeniden tartışılması gerektiğini belirtti.
Tekin, eğitimde fırsat eşitliğinin ve yükseköğretime erişimin yaygınlaşmasıyla birlikte zorunlu eğitim süresinin yeniden değerlendirilmesine yönelik görüşlerini daha önce de paylaştığını söyledi.
Bakan Tekin, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
12 yıllık zorunlu eğitim ile üniversite eğitiminin toplam süresine dikkat çeken Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:
Çocukların eğitim hayatı ile sosyal hayata geçişi arasındaki dengenin farklı ülkelerde de tartışıldığını belirten Tekin, konunun Türkiye'de de gündeme gelmesi gerektiğini ifade etti.
Tekin, zorunlu eğitim konusunun önümüzdeki dönemde yeniden gündeme geleceğini belirterek, daha önceki tartışmalara da değindi:
Bakan Tekin'in açıklamaları, öğretmenlerin kılık-kıyafet düzenlemesinden okul güvenliğine, sosyal medyanın çocuklar üzerindeki etkisinden zorunlu eğitim süresine kadar eğitim gündemindeki birçok başlığı yeniden tartışmaya açtı.
Kaynak: Haberler.com
En Çok Okunan Haberler