SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Baba gerçekten 'mini etekli' kızından tahrik olur mu?

Yazının Giriş Tarihi: 07.03.2018 13:38
Lise yıllarımdı... Tam hatırlamamakla beraber sanırım, 11. sınıf öğrencisiydim. Okulumuza, badem bıyıklı diye tasvir edebileceğimiz bir müdür bey atanmıştı. Okulu disipline etme konusunda çok yoğun çalışıyordu. Saçtan - sakala, kıyafetten - konuşmaya... Ve bunların yanı sıra birçok eğitim ve konferanslar yapılıyordu okulumuzda. *** Bu konferanslardan biri siber suçlar ile ilgiliydi. Konferansta, o dönem çok fazla yaşanan, "sosyal medyadan tanıştığı kişinin tacizine maruz kaldı, görüntüler var diye yıllarca istismar etti" gibi konularda bir dizi araştırma anlatıldı. Siber suçlardan gelen polis amcalar, sosyal medya hesaplarının hacklenmesini ve nasıl korunacağımızı anlattılar. Daha sonra sahneye müdürümüz çıktı. "Çoğunuzun telefonlarında ya da sosyal medya hesaplarında bulunan mesajları ailesine göstersek, sanırım utancınızdan yerin dibine girersiniz." diye girdi konuya. Sanırım telefonda sürekli arkadaşlarımız ile 'cinsel' içerikli konuştuğumuzu düşünüyordu müdür bey. Hayatımızın tamamen cinsellik üzerine kurulu olduğunu sanıyordu. Daha sonra söylediği sözlerle kanım donmuştu adeta! "Zamane gençleri gerçekten çok bozuldu. Aile içi saygı diye bir şey kalmadı. Kız çocuğu babasının yanında nasıl duracağını, oturacağını bilmiyor. Mini etek giyiyor ama hiç düşünmüyor bunun nelere sebep olacağını. Ya kardeşi, babası tahrik olursa? Aile müessesi böyle zedeleniyor." benzeri bir konuşma gerçekleştirdi ama ben konuşmanın devamını dinleyemedim, o nedenle hatırlayamıyorum. Şimdi düşünüyorum; bu kadar istismar haberini utanarak, iğrenerek yaptığım bir dönemde, o dönem okulumuzun müdürü olan beye şu an ne hissetmeliyim? 'Hocam sizin anlattıklarınızı şimdi daha iyi anlıyorum' deyip hak mı vermeliyim? Yoksa; 'işte bize bunu işlemeye o zamandan başladılar' deyip kızmalı mıyım? Müdür beyin düşüncesi sebep miydi, yoksa sonuç muydu? *** Benim 16 yaşında maruz kaldığım bu konuşma şimdi 'din adamı' adı altında bir çok kişi tarafından dile getiriliyor. Bunların fikirlerini az çok tahmin edebiliyoruz. Bunların bu söyledikleri istismarın sonucu değil, sebebidir. Bunda hem fikiriz. Ya bizim müdürümüz? O sebep mi olmuştu yoksa sonuç için bizi mi uyarmıştı? *** Mesela ben baskıcı, ataerkil bir köy toplumundan geliyorum. O güne kadar, 'aile içi böyle bir şey olabilir mi?' diye dahi düşünmedim. Aklımın ucundan bile geçmedi. Ama müdür bey öyle dedikten sonra sürekli etrafıma kuşkulu gözlerle bakmaya başladım. 'Gerçekten de bir baba kızına şehvet duyabilir mi?' diye düşünürken; Diyanet, 'duyabilir' diye fetva verdi. Şimdi sorguluyorum: Suçlu kim? Suçlu kaç tane? Mesela; sadece istismar eden kişileri hadım ederek bu illetten kurtulabilecek miyiz? Peki toplumu din adı altında buraya sürükleyenler var oldukça yeni istismarlar türemeyecek mi? Ya da soruyu başka şekilde soralım; toplumu din adı altında buraya sürükleyenler suçlular listesine eklenecek mi? *** Hukukta ceza, intikam olarak kullanılmaz. Cezanın amacı caydırıcılıktır. Ve hukukun en temel amacı, suçu önceden önlemektir. Suça götüren olguları sorgulamadan, suça sebep olanlara bakmadan suçluya ceza vermek hiçbir çözüm yaratmayacak. Aksine, asıl suçluların üzerini kapatacak. Devlet eğer çocuk istismarına çözüm bulmak istiyorsa; ilk başta bunu teşvik edenlerden başlamalı. Aksi ne başarı getirir ne samimi durur. Saygılarımla...  

Bir garipsin CHP'li kardeşim!

22.02.2018 18:23
14 yaşımdan beri siyasette nereye gitsem, 'her şeye muhalefet, kendine muhalefet' sözüyle anılırdım. Yeni dönemin trendi olarak artık, 'mandıra filozofu' olarak da tanımlansam sonuç aynı, muhalif adam. Ama buna rağmen anlamadığım muhalifler var, her şeye muhalifler. Örneğin; Cumhuriyet Halk