Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, aynı dairenin birden fazla kişiye satıldığı olayda emsal karar verdi. Taşınmazı adi yazılı sözleşmeyle alıp fiilen teslim alan kişinin hakkını koruyan Yüksek Mahkeme, tapu iptali ve tescil kararını onadı.
Haber Giriş Tarihi: 31.07.2026 11:23
Haber Güncellenme Tarihi: 31.07.2026 11:27
Kaynak:
İHA
Yargıtay'dan Konut Dolandırıcılığına Emsal Karar:
Son yıllarda artış gösteren konut dolandırıcılığına ilişkin Yargıtay'dan emsal niteliğinde önemli bir karar çıktı. Aynı dairenin birden fazla kişiye satılması durumunda hak sahibinin kim olacağına ilişkin tartışmalara son veren kararda, taşınmazı önce adi yazılı sözleşmeyle satın alıp fiilen teslim alan alıcının hakkı korundu.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, taşınmazın başkası tarafından kullanıldığını bilen ya da bilebilecek durumda olan tapu malikinin iyi niyetli sayılamayacağını vurgulayarak, ilk alıcı lehine verilen tapu iptali ve tescil kararını onadı.
Aynı Daire İkinci Kez Satıldı
Olayda, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında yapılan binadan bir daire satın alan vatandaş, evine taşınarak elektrik, su ve doğalgaz aboneliklerini yaptırdı. Ancak bir süre sonra oturduğu dairenin başka bir kişiye daha satıldığını öğrenince yargıya başvurdu.
Mağdur alıcı, yüklenici firmanın tapu devrini sürekli ertelediğini, daha sonra ise dairenin yükleniciyle ticari ilişkisi bulunan bir emlakçıya devredildiğini belirtti. Devrin aynı tarihte, piyasa değerinin çok altında gerçekleştirilmiş olmasının ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin muvazaaya işaret ettiğini savundu.
Mahkeme: "Görmeden Aldım" Savunması İnandırıcı Değil
Davayı değerlendiren Tüketici Mahkemesi, emlakçının "Daireyi görmeden satın aldım" yönündeki savunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna hükmetti.
Mahkeme, dava konusu bağımsız bölümün emlakçı adına olan tapusunun iptal edilerek ilk alıcı adına tesciline karar verdi.
İstinaf ve Yargıtay da Aynı Görüşte
Kararın istinafa taşınmasının ardından Bölge Adliye Mahkemesi de yerel mahkemenin kararını yerinde buldu. Dosyanın temyiz edilmesi üzerine inceleme yapan Yargıtay 6. Hukuk Dairesi ise ilk derece mahkemesinin kararını onadı.
Yüksek Mahkeme kararında, taşınmazı daha önce adi yazılı sözleşmeyle satın alıp fiilen teslim alan kişinin hakkının korunması gerektiğine dikkat çekildi. Ayrıca, taşınmazın başkası tarafından kullanıldığını bilen veya bilebilecek durumda olan tapu malikinin Türk Medeni Kanunu kapsamında iyi niyetli kabul edilemeyeceği ifade edildi.
Kararın Önemi
Bu karar, özellikle müteahhitlerin aynı bağımsız bölümü birden fazla kişiye sattığı dolandırıcılık olaylarında önemli bir emsal oluşturuyor. Yargıtay, yalnızca tapu kaydına değil, fiili teslim, kullanım durumu ve tarafların iyi niyetine de bakılması gerektiğini ortaya koyarak, mağdur alıcıların haklarının korunmasına yönelik önemli bir içtihada imza attı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Konut dolandırıcılığı mağdurlarına müjde Yagıtay'dan geldi!
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, aynı dairenin birden fazla kişiye satıldığı olayda emsal karar verdi. Taşınmazı adi yazılı sözleşmeyle alıp fiilen teslim alan kişinin hakkını koruyan Yüksek Mahkeme, tapu iptali ve tescil kararını onadı.
Yargıtay'dan Konut Dolandırıcılığına Emsal Karar:
Son yıllarda artış gösteren konut dolandırıcılığına ilişkin Yargıtay'dan emsal niteliğinde önemli bir karar çıktı. Aynı dairenin birden fazla kişiye satılması durumunda hak sahibinin kim olacağına ilişkin tartışmalara son veren kararda, taşınmazı önce adi yazılı sözleşmeyle satın alıp fiilen teslim alan alıcının hakkı korundu.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, taşınmazın başkası tarafından kullanıldığını bilen ya da bilebilecek durumda olan tapu malikinin iyi niyetli sayılamayacağını vurgulayarak, ilk alıcı lehine verilen tapu iptali ve tescil kararını onadı.
Aynı Daire İkinci Kez Satıldı
Olayda, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında yapılan binadan bir daire satın alan vatandaş, evine taşınarak elektrik, su ve doğalgaz aboneliklerini yaptırdı. Ancak bir süre sonra oturduğu dairenin başka bir kişiye daha satıldığını öğrenince yargıya başvurdu.
Mağdur alıcı, yüklenici firmanın tapu devrini sürekli ertelediğini, daha sonra ise dairenin yükleniciyle ticari ilişkisi bulunan bir emlakçıya devredildiğini belirtti. Devrin aynı tarihte, piyasa değerinin çok altında gerçekleştirilmiş olmasının ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin muvazaaya işaret ettiğini savundu.
Mahkeme: "Görmeden Aldım" Savunması İnandırıcı Değil
Davayı değerlendiren Tüketici Mahkemesi, emlakçının "Daireyi görmeden satın aldım" yönündeki savunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna hükmetti.
Mahkeme, dava konusu bağımsız bölümün emlakçı adına olan tapusunun iptal edilerek ilk alıcı adına tesciline karar verdi.
İstinaf ve Yargıtay da Aynı Görüşte
Kararın istinafa taşınmasının ardından Bölge Adliye Mahkemesi de yerel mahkemenin kararını yerinde buldu. Dosyanın temyiz edilmesi üzerine inceleme yapan Yargıtay 6. Hukuk Dairesi ise ilk derece mahkemesinin kararını onadı.
Yüksek Mahkeme kararında, taşınmazı daha önce adi yazılı sözleşmeyle satın alıp fiilen teslim alan kişinin hakkının korunması gerektiğine dikkat çekildi. Ayrıca, taşınmazın başkası tarafından kullanıldığını bilen veya bilebilecek durumda olan tapu malikinin Türk Medeni Kanunu kapsamında iyi niyetli kabul edilemeyeceği ifade edildi.
Kararın Önemi
Bu karar, özellikle müteahhitlerin aynı bağımsız bölümü birden fazla kişiye sattığı dolandırıcılık olaylarında önemli bir emsal oluşturuyor. Yargıtay, yalnızca tapu kaydına değil, fiili teslim, kullanım durumu ve tarafların iyi niyetine de bakılması gerektiğini ortaya koyarak, mağdur alıcıların haklarının korunmasına yönelik önemli bir içtihada imza attı.
Kaynak: İHA
En Çok Okunan Haberler