130 Yıldır Kayıptı! Anadolu’nun “Yitik Lalesi” yeniden ortaya çıktı
130 Yıldır Kayıptı! Anadolu’nun “Yitik Lalesi” yeniden ortaya çıktı
Anadolu'da 130 yıldır kayıp olduğu düşünülen 'yitik lale' (Tulipa sprengeri), Amasya'da Ercan Eftelioğlu tarafından tesadüfen bulundu. Prof. Dr. İsmail Eker ve uzmanlarca onaylanan türün korunması için çalışmalar başlatılacak.
Haber Giriş Tarihi: 12.06.2026 18:00
Haber Güncellenme Tarihi: 12.06.2026 18:09
Kaynak:
İHA
Anadolu’da 130 yılı aşkın süredir kayıp olduğu düşünülen “yitik lale” Tulipa sprengeri yeniden bulundu. Tür, ilk kez 1892 yılında Alman bahçıvan Mühlendorff tarafından toplanmış ve Avrupa’ya götürülerek bilim dünyasına tanıtılmıştı. Ancak 1896 yılından sonra doğal ortamında bir daha görülmemiş, bu nedenle Anadolu’daki varlığının tamamen sona erdiği kabul edilmişti. Buna rağmen Avrupa’daki bazı özel bahçelerde süs bitkisi olarak yaşamını sürdürmüştü.
Yıllardır botanikçilerin “kayıp tür” olarak aradığı bu lale, Amasya’da yapılan bir doğa gezisi sırasında tesadüfen yeniden keşfedildi. Kentte kapıcılık yapan ve doğaya ilgisiyle bilinen 51 yaşındaki Ercan Eftelioğlu, hafta sonu arkadaşlarıyla çıktığı gezide dikkatini çeken farklı bir çiçeği fotoğrafladı. Bitkinin, uzun süredir aranan yitik lale olabileceğini düşünerek görüntüleri uzmanlara iletti.
Gönderilen fotoğraflar Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi yetkilileri tarafından incelendi ve Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nden Prof. Dr. İsmail Eker ile paylaşıldı. Uzmanlar kısa süre içinde bölgeye giderek sahada inceleme yaptı. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, bulunan bitkinin gerçekten de 130 yıldır doğada görülmeyen Tulipa sprengeri olduğu tespit edildi.
Bilim insanları bu keşfi, türün doğada tamamen yok olmadığına dair önemli bir kanıt olarak değerlendirdi. Prof. Dr. İsmail Eker, uzun yıllardır pek çok araştırmacının bu bitkiyi aradığını ancak bugüne kadar hiçbir izine rastlanmadığını belirterek, “Kaybolduğunu sanıyorduk, aslında yaşıyormuş” ifadelerini kullandı. Ayrıca türün korunması için çalışmalar başlatılacağını söyledi.
Bitkinin bulunduğu alanın konumunun açıklanmasının risk taşıdığını belirten Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi Müdürü Salih Sercan Kanoğlu da, "Bu lale yüzde 100 yitik lale. Zamanında biz de aradık ama bulamamıştık. Hep yanlış yere bakıyormuşuz. Bitkiyi bulan Ercan beye madalya, ödül verilmeli. Çünkü birçok kişi buradan geçip gitmiştir. Ancak bitkinin yitik lale olduğunu Ercan bey fark etti" dedi.
Bitkiyi bulan Ercan Eftelioğlu ise keşfin kendisi için büyük bir mutluluk olduğunu, 130 yıl sonra böyle bir türe denk gelmenin çok özel bir an olduğunu dile getirdi. Uzmanlar, bitkinin bulunduğu alanın korunması gerektiğini vurgulayarak konum bilgisinin açık şekilde paylaşılmaması gerektiğini belirtti. Çünkü türün nadirliği ve bilimsel değeri nedeniyle zarar görme riski bulunuyor.
Bitkinin özelliklerine de dikkat çekildi. Yitik lalenin diğer lale türlerine göre daha geç çiçek açtığı, uzun ve parlak kırmızı çiçeklere sahip olduğu, ayrıca iç yapısındaki polen keseleri ve kırmızı iplikçik benzeri yapılarla diğer türlerden kolayca ayrılabildiği ifade edildi.
Yetkililer, bu keşfin ardından türün korunması ve çoğaltılması için çalışmaların hızlandırılacağını, daha önce yürütülen “Amasya lalesi” projeleriyle de bağlantılı şekilde doğaya yeniden kazandırma çabalarının süreceğini açıkladı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
130 Yıldır Kayıptı! Anadolu’nun “Yitik Lalesi” yeniden ortaya çıktı
Anadolu'da 130 yıldır kayıp olduğu düşünülen 'yitik lale' (Tulipa sprengeri), Amasya'da Ercan Eftelioğlu tarafından tesadüfen bulundu. Prof. Dr. İsmail Eker ve uzmanlarca onaylanan türün korunması için çalışmalar başlatılacak.
Anadolu’da 130 yılı aşkın süredir kayıp olduğu düşünülen “yitik lale” Tulipa sprengeri yeniden bulundu. Tür, ilk kez 1892 yılında Alman bahçıvan Mühlendorff tarafından toplanmış ve Avrupa’ya götürülerek bilim dünyasına tanıtılmıştı. Ancak 1896 yılından sonra doğal ortamında bir daha görülmemiş, bu nedenle Anadolu’daki varlığının tamamen sona erdiği kabul edilmişti. Buna rağmen Avrupa’daki bazı özel bahçelerde süs bitkisi olarak yaşamını sürdürmüştü.
Yıllardır botanikçilerin “kayıp tür” olarak aradığı bu lale, Amasya’da yapılan bir doğa gezisi sırasında tesadüfen yeniden keşfedildi. Kentte kapıcılık yapan ve doğaya ilgisiyle bilinen 51 yaşındaki Ercan Eftelioğlu, hafta sonu arkadaşlarıyla çıktığı gezide dikkatini çeken farklı bir çiçeği fotoğrafladı. Bitkinin, uzun süredir aranan yitik lale olabileceğini düşünerek görüntüleri uzmanlara iletti.
Gönderilen fotoğraflar Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi yetkilileri tarafından incelendi ve Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nden Prof. Dr. İsmail Eker ile paylaşıldı. Uzmanlar kısa süre içinde bölgeye giderek sahada inceleme yaptı. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, bulunan bitkinin gerçekten de 130 yıldır doğada görülmeyen Tulipa sprengeri olduğu tespit edildi.
Bilim insanları bu keşfi, türün doğada tamamen yok olmadığına dair önemli bir kanıt olarak değerlendirdi. Prof. Dr. İsmail Eker, uzun yıllardır pek çok araştırmacının bu bitkiyi aradığını ancak bugüne kadar hiçbir izine rastlanmadığını belirterek, “Kaybolduğunu sanıyorduk, aslında yaşıyormuş” ifadelerini kullandı. Ayrıca türün korunması için çalışmalar başlatılacağını söyledi.
Bitkinin bulunduğu alanın konumunun açıklanmasının risk taşıdığını belirten Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi Müdürü Salih Sercan Kanoğlu da, "Bu lale yüzde 100 yitik lale. Zamanında biz de aradık ama bulamamıştık. Hep yanlış yere bakıyormuşuz. Bitkiyi bulan Ercan beye madalya, ödül verilmeli. Çünkü birçok kişi buradan geçip gitmiştir. Ancak bitkinin yitik lale olduğunu Ercan bey fark etti" dedi.
Bitkiyi bulan Ercan Eftelioğlu ise keşfin kendisi için büyük bir mutluluk olduğunu, 130 yıl sonra böyle bir türe denk gelmenin çok özel bir an olduğunu dile getirdi. Uzmanlar, bitkinin bulunduğu alanın korunması gerektiğini vurgulayarak konum bilgisinin açık şekilde paylaşılmaması gerektiğini belirtti. Çünkü türün nadirliği ve bilimsel değeri nedeniyle zarar görme riski bulunuyor.
Bitkinin özelliklerine de dikkat çekildi. Yitik lalenin diğer lale türlerine göre daha geç çiçek açtığı, uzun ve parlak kırmızı çiçeklere sahip olduğu, ayrıca iç yapısındaki polen keseleri ve kırmızı iplikçik benzeri yapılarla diğer türlerden kolayca ayrılabildiği ifade edildi.
Yetkililer, bu keşfin ardından türün korunması ve çoğaltılması için çalışmaların hızlandırılacağını, daha önce yürütülen “Amasya lalesi” projeleriyle de bağlantılı şekilde doğaya yeniden kazandırma çabalarının süreceğini açıkladı.
Kaynak: İHA
En Çok Okunan Haberler