"Onkoloji Hastanesi Kapatılacak!" Kararına Bursalı Gazetecilerden Tepki
"Onkoloji Hastanesi Kapatılacak!" Kararına Bursalı Gazetecilerden Tepki
null
Haber Giriş Tarihi: 16.06.2015 15:03
Haber Güncellenme Tarihi: 16.06.2015 15:03
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.lodoshaber.com
Ali Osman Sönmez Onkoloji Devlet Hastanesi, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Başkanlığı'nın kararı ile Muradiye Devlet Hastanesi'ne klinik olarak bağlanacak.
Yıllardır Bursa’nın sağlık alanında önemli bir açığını kapatan Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi’nin kapatılarak Devlet Hastanesi’ne klinik olarak bağlanma kararı, 1993’ten beri yalnız Bursa’da değil tüm Türkiye’deki kanser hastalarına hizmet veren sağlık üssü için atılan adım, hem hayırseverlerin hem de hastane yönetiminin tepkisini çekti.
Bursa Hakimiyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Okan Tuna ve Yeni Dönem Gazetesi Yazarı Lale Aksoy, gelişmeyi bugünkü köşelerine taşıyarak, tepkilerini dile getirdi.
İşte o yazılar:
Okan Tuna'nın "Bürokrasiden ‘hayır’ yok!" başlıklı yazısı şu şekilde:"Zaman zaman;Kamu yönetiminde öyle uygulamalar oluyor ki, hayırseveri bile çileden çıkarıyor.Yıllarca;Bursa’nın gündemine oturan Mustafa Dörtçelik Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi en iyi örnek.Rahmetli;İşadamı Dörtçelik, bundan 16 yıl önce ileriyi görerek Görükle’de modern bir Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi yapıp, devlete bağışlamak istemişti de burnundan gelmişti yaptığı hayır.Dörtçelik;İnsanların modern dünyada sinirlerinin bozulacağından hareketle böyle bir hastane yapmayı uygun görmüş ve hastanenin yüzde 65’ini de bitirmişti.Ne var ki;1999 yılında yapımına başlanan ve tamamen hayır işi olmasına karşın, Sağlık Bakanlığı, hayırseverden bir de yüzde 18 KDV talep edince Dörtçelik, son günlerini dert içinde geçirmişti.Nitekim;16 yılı aşkın süredir de 200 yataklı hastane hâlâ bitirilmeyi bekliyor.Bürokrasinin bedelini ödüyor bir nevi hayırsever.***Şimdi;Bursa’da yine benzer bir durum yaşanıyor.Bursa’nın;Bir başka hayırsever işadamı merhum Ali Osman Sönmez de, ileriyi gören bir insandı.O da;Bundan tam 22 yıl önce, Türkiye’de bir ilki gerçekleştirmiş ve Türkiye’nin en modern Onkoloji Hastanesi’ni, memleketi olan Bursa’ya 1993’te armağan etmişti.Hatırlıyoruz da;250 odalı “kanser hastanesi”, Ali Osman Sönmez tarafından Sağlık Bakanlığı’na bağışlanmış ve sadece Bursa’dan değil Eskişehir, Kütahya, Balıkesir, Denizli ve Çanakkale başta olmak üzere yurdun pek çok yerinden hasta kabul etmeye başlamıştı.****Günde;1300 hastaya bakılan, yine günde 120 hastaya kemoterapi tedavi uygulanan hastanede aynı zamanda günde 30 da kanser ameliyatı yapılıyor.Halen;75 doktorun çalıştığı Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi, acil hizmeti, klinikleri ve tetkik üniteleri ile halen 24 saat hizmet veriyor.Ve hastane;Türkiye’de sadece 4 hastanede bulunan 3 boyutlu kanser tedavisi uygulaması yapabilen tomoterapi cihazına da sahip.Allah düşürmesin ama…Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi’ni, değil Marmara Bölgesi’nde, Türkiye genelinde tanımayan kanserli hasta ve yakını yok gibi.***Ne var ki;Tıbbi onkolojinin tüm alanlarında uluslararası hizmet veren böylesine önemli bir kurum da, tıpkı Mustafa Dörtçelik Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi gibi bürokrasiye kurban edilmek üzere.Gelen haberler;Zafer Çukurova başkanlığındaki Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu’nun, Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi’ni kapatarak, bir klinik olarak Bursa Devlet Hastanesi’ne bağlama kararı aldığı yönünde.***Bursa Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreteri Prof. Dr. Rüstem Aşkın’ın da bilgisi dahilinde olduğu ifade edilen karar, hastane personelini de şoke etti.Daha çok hastaya bakılabilmesi için yine hayırseverler tarafından hastanenin büyütülmesi istenirken, şimdi hastanenin Devlet Hastanesi’ne klinik olarak bağlanmak istenmesi herkesi şoke etti.Ciddi oranda;Hasta kaybına yol açacak olan söz konusu karar, henüz hastane yönetimine iletilmedi.Tabii;Bu adımla bir de işin hayırseverlik boyutu da zarar görmüş olacak.Nitekim;Kendisinin ya da yakınlarının adını vererek devlete okul, hastane gibi kurumlar yapıp bağışlayan hayırseverler, bir süre sonra isimlerinin kaldırılması ve kurumlarının sonlandırılması nedeniyle hevesleri kırılacak.Dahası;Ankara’dan bazı bürokratların aldığı bu tip anlamsız kararlarla, hayırseverlerin özendiriciliği kalmayacak.Yazık ki ne yazık…
Lale Akasoy'un "Onkoloji Hastanesi karıştı…" başlıklı yazısı ise şu şekilde:
"Ali Osman Sönmez Onkoloji Devlet Hastanesi, Muradiye Devlet Hastanesi’ne bağlanıyor…Bu kararın gerekçesi ise:Personelin verimli kullanılmasıymış!Kararı veren, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Başkanı Zafer Çukurova…Konumuz bu…Şimdi gelin hep birlikte bu gelişmeyi enine boyuna değerlendirelim.Dönemin Bursa Genel Sekreteri Yavuz Baştuğ, Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi ile Bursa Muradiye Devlet Hastanesi’nin birleştirilmesi için, Kurum Başkanlığına yazı göndermiş.Anımsayacaksınız:Eski Genel Sekreter Baştuğ, Onkoloji Hastanesi’nin laboratuvar hizmetlerini de Devlet Hastanesi’ne bağlamış, yaşanan aksaklıklar hem hastaların, hem de çalışanların tepkisine neden olmuştu…Laboratuvar hizmetlerindeki gecikmeler nedeniyle birçok hasta mağdur olmuş, hatta tahlil sonuçlarını zamanında alamayan, tedavisine zamanında başlanamayan bir-iki hastanın da yaşamını kaybettiği iddia edilmişti.Evet, bu küçük hatırlatmadan sonra dönelim konumuza…Kurum Başkanlığı, bu süre içerisinde söz konusu yazıyı değerlendirmiş ve geçtiğimiz hafta her iki hastanenin birleştirilmesine karar vermiş.Karar vermiş diyorum…Çünkü bu konu ile ilgili AOS Onkoloji Hastanesi’ne resmi olarak gelen bir yazı yok. En azından yazıyı yazdığım saatler itibarıyla…Ayrıca, seçim sürecinde Sağlık Bakanı Müezzinoğlu da konu hakkında bilgilendirilmiş ve olaya sıcak baktığını bildirmiş…Şimdi…Konumu ve fiziki koşulları itibarıyla Onkoloji Hastanesi mevcut yerinde hizmet vermekte zorlanıyor ve yatak kapasitesi yetersiz.Kabul!Ancak, AOS Onkoloji Hastanesi, Türkiye’nin 2. Onkoloji Hastanesi…Başka yok.Çevre illerden de hastalar “onkoloji” tedavisi olmak için buraya geliyorlar…Bazı yetkililer diyor ki:Hastanenin işlevi değişmeyecek, onkolojik tedaviler aynen devam edecek.Peki, o zaman bu proje niye?Onkoloji Hastanesi’nin acil servisi tam kapasite çalışmıyormuş da iki hastane yan yana olmazmış da personel yetersizmiş de…Da, da veya de, de…Bursa’nın 30 yıllık doğumevi olan Zübeyde Hanım Hastanesi de aynı gerekçelerle bağlandı Çekirge Devlet’e.Ya Çekirge Çocuk Hastanesi!O da yok olup gitmedi mi?Yüksek İhtisas Hastanesi de Şevket Yılmaz’ın bahçesindeki kalp- damar binasının bitmesini beklemiyor mu?Köklü bir geleneği olan, kanser alanında binlerce hastaya hizmet eden Onkoloji Hastanesi de Muradiye Devlet’e bağlanma adı altında aslında yok edilmiş olmayacak mı?Yüksek İhtisas ve Onkoloji hastaneleri başka hastanelere bağlanma adı altında kapatılırsa, Bursa’da kala kala 2 hastane kalacak.Biri Çekirge, diğeri Muradiye…Bu iki hastane de şehir hastanesi tamamlandığında kolayca birleştirilip taşınacak oraya.Böylece, eğitim hastanesi olan Şevket Yılmaz dışında hiçbir hastane kalmayacak Bursa’da.Gerçek plan bu mudur sizce de?
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
"Onkoloji Hastanesi Kapatılacak!" Kararına Bursalı Gazetecilerden Tepki
null
Yıllardır Bursa’nın sağlık alanında önemli bir açığını kapatan Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi’nin kapatılarak Devlet Hastanesi’ne klinik olarak bağlanma kararı, 1993’ten beri yalnız Bursa’da değil tüm Türkiye’deki kanser hastalarına hizmet veren sağlık üssü için atılan adım, hem hayırseverlerin hem de hastane yönetiminin tepkisini çekti. Bursa Hakimiyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Okan Tuna ve Yeni Dönem Gazetesi Yazarı Lale Aksoy, gelişmeyi bugünkü köşelerine taşıyarak, tepkilerini dile getirdi. İşte o yazılar: Okan Tuna'nın "Bürokrasiden ‘hayır’ yok!" başlıklı yazısı şu şekilde: "Zaman zaman; Kamu yönetiminde öyle uygulamalar oluyor ki, hayırseveri bile çileden çıkarıyor. Yıllarca; Bursa’nın gündemine oturan Mustafa Dörtçelik Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi en iyi örnek. Rahmetli; İşadamı Dörtçelik, bundan 16 yıl önce ileriyi görerek Görükle’de modern bir Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi yapıp, devlete bağışlamak istemişti de burnundan gelmişti yaptığı hayır. Dörtçelik; İnsanların modern dünyada sinirlerinin bozulacağından hareketle böyle bir hastane yapmayı uygun görmüş ve hastanenin yüzde 65’ini de bitirmişti. Ne var ki; 1999 yılında yapımına başlanan ve tamamen hayır işi olmasına karşın, Sağlık Bakanlığı, hayırseverden bir de yüzde 18 KDV talep edince Dörtçelik, son günlerini dert içinde geçirmişti. Nitekim; 16 yılı aşkın süredir de 200 yataklı hastane hâlâ bitirilmeyi bekliyor. Bürokrasinin bedelini ödüyor bir nevi hayırsever. *** Şimdi; Bursa’da yine benzer bir durum yaşanıyor. Bursa’nın; Bir başka hayırsever işadamı merhum Ali Osman Sönmez de, ileriyi gören bir insandı. O da; Bundan tam 22 yıl önce, Türkiye’de bir ilki gerçekleştirmiş ve Türkiye’nin en modern Onkoloji Hastanesi’ni, memleketi olan Bursa’ya 1993’te armağan etmişti. Hatırlıyoruz da; 250 odalı “kanser hastanesi”, Ali Osman Sönmez tarafından Sağlık Bakanlığı’na bağışlanmış ve sadece Bursa’dan değil Eskişehir, Kütahya, Balıkesir, Denizli ve Çanakkale başta olmak üzere yurdun pek çok yerinden hasta kabul etmeye başlamıştı. **** Günde; 1300 hastaya bakılan, yine günde 120 hastaya kemoterapi tedavi uygulanan hastanede aynı zamanda günde 30 da kanser ameliyatı yapılıyor. Halen; 75 doktorun çalıştığı Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi, acil hizmeti, klinikleri ve tetkik üniteleri ile halen 24 saat hizmet veriyor. Ve hastane; Türkiye’de sadece 4 hastanede bulunan 3 boyutlu kanser tedavisi uygulaması yapabilen tomoterapi cihazına da sahip. Allah düşürmesin ama… Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi’ni, değil Marmara Bölgesi’nde, Türkiye genelinde tanımayan kanserli hasta ve yakını yok gibi. *** Ne var ki; Tıbbi onkolojinin tüm alanlarında uluslararası hizmet veren böylesine önemli bir kurum da, tıpkı Mustafa Dörtçelik Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi gibi bürokrasiye kurban edilmek üzere. Gelen haberler; Zafer Çukurova başkanlığındaki Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu’nun, Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi’ni kapatarak, bir klinik olarak Bursa Devlet Hastanesi’ne bağlama kararı aldığı yönünde. *** Bursa Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreteri Prof. Dr. Rüstem Aşkın’ın da bilgisi dahilinde olduğu ifade edilen karar, hastane personelini de şoke etti. Daha çok hastaya bakılabilmesi için yine hayırseverler tarafından hastanenin büyütülmesi istenirken, şimdi hastanenin Devlet Hastanesi’ne klinik olarak bağlanmak istenmesi herkesi şoke etti. Ciddi oranda; Hasta kaybına yol açacak olan söz konusu karar, henüz hastane yönetimine iletilmedi. Tabii; Bu adımla bir de işin hayırseverlik boyutu da zarar görmüş olacak. Nitekim; Kendisinin ya da yakınlarının adını vererek devlete okul, hastane gibi kurumlar yapıp bağışlayan hayırseverler, bir süre sonra isimlerinin kaldırılması ve kurumlarının sonlandırılması nedeniyle hevesleri kırılacak. Dahası; Ankara’dan bazı bürokratların aldığı bu tip anlamsız kararlarla, hayırseverlerin özendiriciliği kalmayacak. Yazık ki ne yazık… Lale Akasoy'un "Onkoloji Hastanesi karıştı…" başlıklı yazısı ise şu şekilde: "Ali Osman Sönmez Onkoloji Devlet Hastanesi, Muradiye Devlet Hastanesi’ne bağlanıyor… Bu kararın gerekçesi ise: Personelin verimli kullanılmasıymış! Kararı veren, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Başkanı Zafer Çukurova… Konumuz bu… Şimdi gelin hep birlikte bu gelişmeyi enine boyuna değerlendirelim. Dönemin Bursa Genel Sekreteri Yavuz Baştuğ, Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi ile Bursa Muradiye Devlet Hastanesi’nin birleştirilmesi için, Kurum Başkanlığına yazı göndermiş. Anımsayacaksınız: Eski Genel Sekreter Baştuğ, Onkoloji Hastanesi’nin laboratuvar hizmetlerini de Devlet Hastanesi’ne bağlamış, yaşanan aksaklıklar hem hastaların, hem de çalışanların tepkisine neden olmuştu… Laboratuvar hizmetlerindeki gecikmeler nedeniyle birçok hasta mağdur olmuş, hatta tahlil sonuçlarını zamanında alamayan, tedavisine zamanında başlanamayan bir-iki hastanın da yaşamını kaybettiği iddia edilmişti. Evet, bu küçük hatırlatmadan sonra dönelim konumuza… Kurum Başkanlığı, bu süre içerisinde söz konusu yazıyı değerlendirmiş ve geçtiğimiz hafta her iki hastanenin birleştirilmesine karar vermiş. Karar vermiş diyorum… Çünkü bu konu ile ilgili AOS Onkoloji Hastanesi’ne resmi olarak gelen bir yazı yok. En azından yazıyı yazdığım saatler itibarıyla… Ayrıca, seçim sürecinde Sağlık Bakanı Müezzinoğlu da konu hakkında bilgilendirilmiş ve olaya sıcak baktığını bildirmiş… Şimdi… Konumu ve fiziki koşulları itibarıyla Onkoloji Hastanesi mevcut yerinde hizmet vermekte zorlanıyor ve yatak kapasitesi yetersiz. Kabul! Ancak, AOS Onkoloji Hastanesi, Türkiye’nin 2. Onkoloji Hastanesi… Başka yok. Çevre illerden de hastalar “onkoloji” tedavisi olmak için buraya geliyorlar… Bazı yetkililer diyor ki: Hastanenin işlevi değişmeyecek, onkolojik tedaviler aynen devam edecek. Peki, o zaman bu proje niye? Onkoloji Hastanesi’nin acil servisi tam kapasite çalışmıyormuş da iki hastane yan yana olmazmış da personel yetersizmiş de… Da, da veya de, de… Bursa’nın 30 yıllık doğumevi olan Zübeyde Hanım Hastanesi de aynı gerekçelerle bağlandı Çekirge Devlet’e. Ya Çekirge Çocuk Hastanesi! O da yok olup gitmedi mi? Yüksek İhtisas Hastanesi de Şevket Yılmaz’ın bahçesindeki kalp- damar binasının bitmesini beklemiyor mu? Köklü bir geleneği olan, kanser alanında binlerce hastaya hizmet eden Onkoloji Hastanesi de Muradiye Devlet’e bağlanma adı altında aslında yok edilmiş olmayacak mı? Yüksek İhtisas ve Onkoloji hastaneleri başka hastanelere bağlanma adı altında kapatılırsa, Bursa’da kala kala 2 hastane kalacak. Biri Çekirge, diğeri Muradiye… Bu iki hastane de şehir hastanesi tamamlandığında kolayca birleştirilip taşınacak oraya. Böylece, eğitim hastanesi olan Şevket Yılmaz dışında hiçbir hastane kalmayacak Bursa’da. Gerçek plan bu mudur sizce de?
En Çok Okunan Haberler