SON DAKİKA
Hava Durumu

Tacizciyi aklamaya kalkanlar... Siz ne türden bir tarikatsınız?

Yazının Giriş Tarihi: 21.01.2021 23:49

Şu hayatta insan bir çok konuda subjektif olabilir.

Gördüğü lüzum üzerine, görmediği lüzum üzerine bal gibi subjektif olabilir.

Canı öyle istediği için olabilir.

Çıkarına öylesi uygun olduğu için olabilir.

İkbal için olabilir, istikbal için olabilir.

Satılıktır misal... Sahibi o yandan yüksel dediği için olabilir.

Ve daha bir sürü, iler tutar yanı olan-olmayan sebeple subjektif olunabilir.

Ve fakat...

Şu ahir hayatta bazı konular vardır ki, ne yanda, ne sebeple olursan ol.

En çıkarcısından, en ucuzcusuna...

En ilkesizinden, en kıblesizine...

Tezgahını her nerede, ne sebeple kurmuş olursan ol.

Şayet "insanım" diye geziyorsan ortalıkta. Taciz gibi korkunç bir insanlık suçu karşısında subjektif olamazsın! Nokta.

***

Hikayeyi detay detay başa sarmaya niyetim yok. Niyetim olsa da, tahammülüm  yok. Yaşanan rezalet ortada.

CHP Osmangazi İlçe eski Başkanı Mete Akyolcular, partilisi olan yarı yaşındaki bir genç kıza vatsap'tan yürüyor alenen!

Kız da, bunun ağzının payını bir güzel veriyor! Bu sefil olay (meğer) yıllar önce oluyor. (Meğer) Herkes her şeyi biliyor.

Mete Akyolcular, herkes her şeyi bilirken Osmangazi İlçe Başkanı yapılıyor!

Herkes her şeyi bile bile, hiç utanmadan, sıkılmadan, sol-mol ahkamları kesiyor.

Herkes her şeyi bilirken, yine hiç sıkılmadan, kadına yönelik taciz, tecavüz gerçeği ile ilgili yalandan koca koca laflar ediliyor.

Yapan, eden, bilen, susan, susmayan, yayan, yaymayan...

Totalde alayı diyelim... Bu korkunç, bu çirkin gerçeğin üzerine yayılıp yine hiç sıkılmadan, sol siyaset yapıyor.

"Hak, hukuk, adalet, falan" diyerek ahkam kesiyor!

Birinin bildiğini ve hiç umursamadığını öteki biliyor. Ötekinin pişkinliğini beriki biliyor.

Kimse kimseden utanmıyor. Kimse toplumdan utanmıyor.

En fenası da, "N'aapıyorum ben?"

Diye kimse kendisini sorgulama zahmetine girmediği için, hiç kimse kendisinden utanmıyor.

Herkesin bildiğini, bilip de umursamadığını, bilip de sustuğunu basın öğrenince vaziyet sakata geliyor!

Basın, basın etiği gereğince hadiseyi haliyle "Taciz iddiası" diye kaleme alıyor.

Derken, o da ne!

CHP Bursa İl Başkanlığı'ndan akıllara zarar bir açıklama yapılıyor.

"Ne iddiası kardeşim?..

Ne demek iddia?..

Bu taciz meselesi bizzat gerçektir!

Üstelik, kimilerinin sandığı gibi yeni değil, eskidir."

***

Şunca yıllık gazeteciyim.

Hayatımda böylesine şaşkın bir basın açıklaması görmedim.

Hoş, sonrasında yaşananların benzerini de görmedim.

CHP İl Başkanlığı, kendi eliyle, kendi sayfasından bu sefil vaziyeti bir güzel nete getirdikten sonra, ne kadar yıldır bu çirkin, bu korkunç gerçeğin üzerinde oturduklarını da bir güzel ilan etmiş oluyor.

"Günaydın canım...

Siz daha yeni öğrendiniz ama bizim buralarda teeee kaç yıldır herkes biliyor zaten."

Sonra ne oluyor?
Mete Akyolcular toplum ve örgüt baskısından mütevellit ilçe başkanlığından mecburen istifa ediyor.

O kadar...

Pekii ya sonra?

Sonrası rezalet!

Akyolcular, partiden ihraç edilmesin, CHP bu kıymetli neferini tamamen kaybetmesin, yarın bir gün lazım olur diye gizlice partiden istifa ettiriliyor. Böylece partiden ihraç ihtimali ortadan kaldırılmak isteniliyor. (Genel Merkez'e de güzel bir nanik yapılmış oluyor bu vesileyle...)

Sonrasında, "Sen, ben, bizim oğlan" ayarında fevkalade rasyonel ve objektif bir komisyon kuruluyor rezaletin iç yüzünü araştırsın da bulsun diye.

Hani, evlerden ırak, bir afet falan olduğunda, çoğu zaman toplumun gazını almaktan öte bir kifayeti olmayan kriz masaları kurulur ya...

Bir de, ilgili ilgisiz ne kadar devlet büyüğü varsa, "derhal bölgeye intikal ederek, incelemelerde bulunur."

Hah... İşte bunlarınki de o hesap.

CHP İl Başkanlığı tarafından oluşturulan komisyon....

Yine bizzat CHP İl Başkanlığı tarafından, "ne iddiası kardeşim? Bal gibi taciz bu! Üstelik de yeni değil, eski..."

Diye ortaya konulmuş olan rezaleti komisyonda ele alıyor.

O eline alıyor olmuyor. Bu eline veriyor olmuyor. Boşa koyuyor olmuyor, doluya koyuyor hiç olmuyor.

Hiç kimsenin günlerdir ne işe yaradığını anlayamadığı bu "Mete perver kankito komisyonu" sonunda Mete Akyolcular'a ve kıdemli hamilerine halel gelmeyecek bir çare üretiyor.

Ve, partinin gençlik kollarından, yürekli ve ahlaklı bir başka genç kızın, kesin ihraç talebiyle disipline sevk edilmesine karar alınıyor.

***

Vay vay vay vay...

Olay ne?

Taciz!

Tacize uğrayan kim?

CHP üyesi bir genç kız!

Taciz eden kim?
Babası yaşındaki bir İlçe Başkanı?

Tacizi yıllardır bilen kim?

Alayı!

Bilip de susan kim?

Alayı!

Bedel kime kitleniyor?
Bu rezilliğin üzerinin kapatılmasında payı olmayan bir başka partili genç kıza!

***

İşte tam da bu yüzden soruyorum.

Siz ne türden bir tarikatsınız?

Bu tür yapılara ilişkin toplu katliam, topluca intihar falan gibi şeyler duyduk. Ancak, topluca delirmeye çalışmak diye?

Neden yani?

Nasıl bir sebep-sonuç ilişkisi kurdunuz da, bu tuhaf halde fayda mütalaa ettiniz?

Sizin hiç mi seveniniz kalmadı?

Hiç mi, "Aklınızı başınıza toplayın!" Diyeniniz yok?

Diye hayıflanıyorduk.

Ki... Beterin beteri geldi.

Kaidenizi kurtarsın diye talimatla yazı yazdırdığınız tipler, "taciz meselesini aklayıp, tacize uğrayan kızı ifşa etmeye kalkıyor!"

Yok, kızın adının, soy adının baş harfleri...

Yok kızın arkadaşının alenen yazılmış adı, soy adı...

Hayrola?..

N'aapıyorsunuz siz?

Amaç ne?

Gencecik insanlara göz dağı mı veriliyor!?!

Sizin ifadenizle, "Tacizciniz" kollanırken, mağdur olan çocuklar mı hedefe oturtuluyor?!?

Yahu onlar içinizdeki en masum olanlar.

Biz hiç birimiz kıyamadık o çocuklara.
Biz hiç birimiz, payına zaten sizler düşmüşken, hiç kıyamadık.

Ne isimlerini kodlayarak yazdık, ne arkadaşlarını belli ettik, ne kim olduklarını...

Biz, hiç kimse o çocukların izini dahi süremesin istedik.

Eeeee?...

Siz şimdi ne yapıyorsunuz?

Kimini ifşa et, kimini tarif et, kimini disipline sevk et!

Yahu sizin evladınız yok mu?

Siz bu hayatta hiç bir çocuğu, genci koruyup kollamak, çirkinliklerden esirgemek istemediniz mi?

Şimdi yaptığınız şey, bugüne kadar yaptığınız hepsinden çok daha korkunç!

"Tacizciniz" ve hamileri paçayı kurtarsın diye, gencecik çocukları mı atıyorsunuz bu çirkin sürecin en önüne?!?

Yıllardır bile bile üzerine oturduğunuz korkunç realite ortaya çıkınca, bedeli gencecik çocuklara mı kitleyeceksiniz?

O çocuklara göz dağı vererek, verdirerek...

"Yarın bir gün seni, sizi çok daha aleni bir şekilde toplumun önüne atarız!"

Demeye getiren perişan yazılar sipariş ederek ne yapmaya çalışıyorsunuz?

***

Ben size bir şey diyeyim mi?..

Çok ama çok insaflı ve kibar çocukların yine onlar gibi olan ailelerine denk gelmişsiniz. Oturun şükredin!

Şu saatten sonra, talimatınızla yazan her hangi bir kalem, o çocuklara ilişkin tek satır yazı yazarsa, yok baş harf, yok arkadaşının adı, yok bilmem ne!

Hepinizin hakkında suç duyurusunda bulunacağım.

Bu mevzular öyle kurultay hesaplarına kurban edilecek basitlikte işler değildir.

Hele hele "tacizcinizi" kurtarıp, çocukları yem etmeye kalkmak...

Şahsen benim hiç tahammül edebileceğim şeyler değildir.

***

Özetle...

Hayatı boyunca "ezik kontenjanından mezhep rantı yiyerek" siyaset yaptığını düşündüğüm vekiliniz bu noktada muhattabım değil.

Hoş onun da taciz falan hiç umurunda değil.

"Git, de gideyim. Gel, de geleyim" teslimiyetiyle, hülle işi ağlak ağlak parti dolaşmayı içine sindirebilenlerle, etkisiz eleman olan diğerleri de muhattabım değil.

Ancak...

Sevgili Lale Karabıyık...

Lale Hocam, iyi niyetiniz fevkalade kifayetsiz.

Ben Genel Başkan Yardımcısı olucam. Benim ilimde bir partilim, yine partili bir genç kızı genç kızı taciz edecek!

Ve o partili hakkında gereği yapılmayacak!

Üstüne üstlük yine kız çocukları cezalandırılacak.

Üzgünüm... Ama yıkarım ortalığı!

Bedelsiz geçirilen her günü zehir zıkkım ederim!

İlaveten...

Sayın Orhan Sarıbal...

Ben ki, en solcu kontenjanından Genel Başkan Danışmanı olucam...

Ve benim kentimde bir partilim, evladı yaşındaki bir partili genç kızı taciz edecek.

Ve bu sefil gerçek cezasız kalacak!

Vay vay vay...

Üzgünüm... Ama siz de solcu falan değilsiniz! Yalnızca sol rant uğruna vitrine oynuyorsunuz.

***

Totalde... Her biriniz bilirken, susarken, pısarken...

Partiniz bu bedeli yine kız çocuklarına ödetmeye kalkışıyor.

Tek kelime ile yazıklar olsun!

Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.