SON DAKİKA
Hava Durumu

Sözüm bal gibi mezhepçilik yapanlara...

Yazının Giriş Tarihi: 25.07.2018 17:21

Akıl oyunları 24 Haziran akşamı başladı.

Önce seçimin sonucunu kabullenemeyip, "seçim ikinci tura kaldı" demeye başladılar.

Aksini, yani gerçeği söyleyene trip atıp gerçekçi ne kadar insan varsa hepsine şarladılar!

Sonra...

"Muharrem İnce'yi albaylar kaçırdı" diye tutturdular.

"Yok öyle şey, bi aklınızı başınıza toplayın" diyenlere etmediklerini bırakmadılar.

Muharrem İnce'nin kaçırılmadığı ortaya çıkınca...

Bu kez, "aslında kaçırılan yengeymiş. Muharrem İnce karısı kaçırıldığı için seçim sonucunu farklı söylemek zorunda kalmış" demeye başladılar.

Yenge sapasağlam ortaya çıkınca da durmadılar.

Muharrem İnce'nin, "iç savaş çıkarırız bak ona göre!" tehdidi yüzünden gerçekteki seçim zaferini kalbine gömmek zorunda kaldığını iddia ettiler.

O da tutmayınca, Muharrem İnce'yi onlarca kameranın önünde alenen tehdit eden "keltoş ajan" tezini gündeme getirdiler.

"Külliye'nin ajanıydı o kel adam!"

Ve İnce'yi, "seçimin gerçek sonucunu açıklarsan, bik bik bik ....!!!" diye tehdit etmişti.

Bütün bunlar olurken...

Gerçekmiş gibi yaşanırken...

Bunlara inananlar, inanmayanlara etmediğini bırakmazken...

Muharrem İnce bulduğu her fırsatta yeminler ve hatta alenen hakaretler ederek (en nihayetinde tepesi atıp bu güruha şizofren dedi) gerçekleri anlatmaya çalıştıysa da olmadı.

Ya seçmen suçluydu....

Ya Muharrem İnce kaçırılmıştı...

Ya Yenge derdest edilmişti...

Ya Külliye, ajanları marifetiyle tehdit etmişti...

Normal koşullarda, ortalama zekaya sahip bir insanın asla ama asla itibar edemeyeceği herrrrr şey mümkündü.

Ancak, yenilgiyi kabul etmek bahse konu dahi değildi.

Gerçi, onlar da haklıydı.

Koskaca Genel Başkanları çıkıp, "bu seçimin tek kaybedeni AKP olmuştur" deyince...

Onlar da, "E, AKP kaybettiyse, o zaman kesin biz kazanmışızdır" dedi ister istemez.

***

Bu cenah, yengeydi, ajandı, tehditti falan derken, AKP yerel seçim için start verip çalışmaya başladı.

Vaziyeti gören Muharrem İnce kurultay fitilini ateşledi.

Ve olan oldu.

"Ya giderse..."

Diye kendisini heder eden (Olmayanları tehzih ederim de, ekserisi bal gibi mezhepçi!) Kılıçdaroğlu fanları üzüntüden ne yapacağını bilemez hale geldi.

O kadar üzüldüler...

O kadar üzüldüler ki...

Sonunda parti tabanının en doğal ve demokratik hakkı olan olağanüstü kurultay talebi için, "KÜLLİYE'NİN OYUNU" dediler.

Olağanüstü kurultay toplanması için imza veren delegasyonu da "Külliye'nin oyununa gelmekle" suçladılar.

Neyse ki, dümen çabuk fark edilmiş. Külliye'nin oyununa gelerek kurultay toplanması için imza verenlerden bir bölümü imzalarını geri çekerek demokrasiyi ve ülkeyi uçurumun kenarından çekip kurtarmıştı!

Dedikten sonra, bahse konu paylaşıma ilişkin görselimizi de şuraya bırakıverelim ki tam olsun:

***

Ve düşünün ki, bu zırvayı dahi büyük bir ciddiyetle paylaşanlar oldu.

Yok "oyunun farkındayız."

Yok "oyunu bozduk."

Hafazanallah!

İvedilikle hafazanallah!

Şu aşamadan sonra bu minvaldeki  atraksiyonlardan medet umabilenlere söylenebilecek çok fazla şey kalmıyor.

Hepiniz gerçeklik duygunuzu tamamen yitirmediğinize göre...

Yapılmaya çalışılan şey, CHP'yi yerel seçimde sandığa gömme pahasına bal gibi, kapı gibi mezhepçiliktir!

Mezhepçilik uğruna yerel seçimden vazgeçmektir!

Ayıp...

Çok büyük  ayıp!

Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.