SON DAKİKA
Hava Durumu

Faruk Çelik'in niyeti FETÖ ile rövanş yapmaktır!

Yazının Giriş Tarihi: 08.03.2018 17:00
AK Parti'li eski Bakan ve Şanlıurfa Milletvekili Faruk Çelik'in geçtiğimiz hafta sonu gerçekleştirdiği basın toplantısına şehir dışında olduğum için katılamadım. Hoş, sonradan gördüğüm birtakım kareler hasebiyle de, "Hımmmm... Davetli basın mensupları arasında bu isimler de olduğuna göre iyi ki şehir dışına gitmişim, iyi ki katılamamışım" diye kendi kendimi bir güzel olumladım. Şimdi de lafı hiç dolandırmadan, uzatmadan, (kale almaya değer) meslektaşlarımın, yazarların kaleme aldığı yazı ve yorumlar üzerinden bu toplantıyla ilgili görüşlerimi yazıyorum. Faruk Çelik, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için fena halde niyetli olduğunu ilk kez bu kadar net dile getirmiştir. Pekii, bu niyetini sadece Bursa kamuoyu görsün, bilsin diye mi böylesine bir basın toplantısı düzenlemiştir? Tabii ki hayır. Hatta bilakis. Hatta katiyen. Bence bu basın toplantısındaki esas maksat, Ankara'ya, bizatihi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a mesaj verme niyetidir. Ki bence o da şöyledir: "Siz bana bugüne kadar hangi görevi verdiyseniz yaptım. 'Bakan ol' dediniz, oldum. 'O bakanlığı bırak, şimdi de bir başka bakanlığın başına geç' dediniz, geçtim. 'Bursa'dan çık, Urfa'ya git' dediniz, gittim. 'Bundan böyle kabine dışında kal' dediniz, kaldım... Ve şimdi benim de sizden bir isteğim var. Ki o da, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan adaylığıdır!" *** Benim anladığım kadarıyla; Faruk Çelik, aynı zamanda yakın çalışma arkadaşı olan ve aynı zamanda da huyunu suyunu gayet iyi bildiği Recep Tayyip Erdoğan'a açıktan, "Büyükşehir Belediye Başkanlığı için bana yol ver" demiştir. Pekii, “REİS” o yolu verir mi? Faruk Çelik'i, partisinin Bursa Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak gösterir mi? Bahse konu basın toplantısından bu yana kadar gördüm ki, konu ile ilgili hemen herkesin bir fikri ve iddiası var. Herkes emin, herkes kararlı. Yine bir tek ben muğlak vaziyetteyim. "Erdoğan o yolu Faruk Çelik için herrrrr şartta açar" diyemem. "O iş bitti. Geçmiş olsun!" diye kat-i fikir beyan edebilenlerin arasında da yer alamam. Daha da mühimi, öyle bir ülkede yaşıyoruz ki... Öyle olmaz denilen şeylerin olduğu... Siyasi dengelerin günde 40 kere değişebildiği... Çoğu zaman fevkalade tuhaf... Kimi zaman aklın sınırlarını dahi zorlayan gelişmelerin olduğu öyle bir ülke ki bahse konu olan... Hakikaten şu an için kesin bir kanaat oluşturabilmeme imkan yok. En azından benim çapım, vizyonum bu konuda kendinden emin cakalarla koca koca laflar edebilmeye yeterli gelmiyor. *** Ve fakat, o basın toplantısı ile ilgili benim de nete geldiğim bazı başka şeyler var. O da şöyle ki: Faruk Çelik o toplantıda potansiyel adaylığını ilan etmenin dışında çok başka şeyler söylemiş. Hatta bana göre çok daha önemli mesajlar vermiş. Misal Çelik'in, Yeni Dönem Gazetesi Yazarı Meslektaşım Yüksel Baysal'ın sütunlarına taşıdığı şu ifadesi gerçekten önemli. Çelik, "mevcut il yönetimi sizin sahaya inmenizden rahatsızlık duyar mı?" diye sorulduğunda demiş ki: "Rahatsızlık duymaz. Çünkü ben ziyaretlerime il başkanlığıyla başlayıp, belediye başkanlarıyla sürdürdüm. Artık Bursa'daki siyasal faaliyetlere katılacağım dedim. Siyaseten bir sıkıntı yok. Olursa orada bir hastalık var demektir!" Derhal benim anladığım mealine geçeyim. Faruk Çelik diyor ki; "ben tüm siyasi teamüllere uydum. Gereken jesti, şıklığı yaptım. Bu saatten sonra benim yol yordam gözeterek ilan ettiğim adaylık niyetim karşısında durmaya kalkışan olursa, bu, racona epey bi ters olur!" Yine Yüksel Baysal'ın yazısından devamla... Ailesiyle ilgili iddialar gündeme getirildiği vakit Çelik, fevkalade manidar şeyler söylemiş: "Geçmişte beni vuran vatandaş neden dışarıda? Neden saldırı anında keşif yapılmadı? Biz öldürmek için ateş etti diyoruz, hakimse yerinde keşif yapmadan karar veriyor!" Vay vay vay... Çelik'in aynı oranda manidar bir başka açıklamasını ise Okan Tuna'nın Bursa Hakimiyet Gazetesi'nde yayınlanan yazısından aktarıyorum. Tuna şunları yazmış: "Kabine değişimine bir hafta kala dönemin Bursaspor yöneticisi olan abisi Osman Çelik'in 40 kişi arasından tutuklanan tek isim olmasını anımsattı. Bu hakim ve savcıların FETÖ'den tutuklandığını da anlatan Çelik, sonra biz gazetecilere dönüp şunları sordu: Bunlar neden hep bizim başımıza geliyor? Çünkü birileri bizim Bursa'dan gitmemizi istedi!" Bir kez daha, vay vay vay... Deyip, hem Baysal hem de Tuna'nın yazısından yaptığım alıntının benim anladığım mealini çok net bir şekilde ortaya koyayım. Faruk Çelik geçtiğimiz hafta yaptığı o basın toplantısıyla, Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na aday olmak istediğini falan ortaya koymamıştır. O zaten Bursa kamuoyunun da, Ankara'nın da malumudur. Bence Çelik, toplantıda en önemli muhatabı olan Recep Tayyip Erdoğan'a seslenmiş. "Siz, dönemin etkin bazı isimlerinin isteği doğrultusunda, beni Bursa'dan alıp, Urfa'ya gönderdiniz ya... İşte ne olduysa o zaman oldu! Bursa benden sonra tufan oldu! Bursa (bir nev-i) FETÖ'nün hakimiyetine geçti. Ve bunun ne anlama geldiğinin en bariz, en somut sonucunu da 15 Temmuz akşamında hep beraber yaşayıp gördük. Şimdi sizden niyazım şudur. Beni Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak gösterirseniz, ben o rövanşı fena halde yapar, bu kentteki tüm FETÖ kalıntılarını bir daha ayağa kalkamayacak şekilde tak diye keser atarım!" *** Dediğim gibi, benim meslektaşlarımın yazılarından aldığım izlenim budur. Faruk Çelik, belediye başkan adaylığını değil, neden aday gösterilmesi gerektiğini ortaya koymuştur. Tüm bu açıklamaların tek muhatabı da bizatihi Recep Tayyip Erdoğan'dır. Faruk Çelik, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı olmayı değil, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı olarak FETÖ ile rövanş yapmayı istemektedir!   Yazarın notu bir: Bu yazı yazılmadan önce, yazılırken Faruk Çelik ile tek kelimelik bir görüşmem dahi olmadı. Kendisini en son kim bilir kaç yıl önce gördüm. En son telefon görüşmemizin üzerinden de en az bir buçuk yıl geçmiştir. Daha da önemlisi, işte o bir buçuk yıl öncesi telefon görüşmemizde bana röportaj sözü verdiği halde röportaj günü sözünü tutmadığı, hatta bilfiil ektiği için de kendisine ziyadesiyle kırgınımdır. Hasılı, yazıda Çelik'in bir gram dahli dahi yoktur. Kaldı ki, yazarınızın yazısına dahli olabilecek siyasetçiyi de vatan sathı henüz görmemiştir.   Yazarın notu iki: Faruk Çelik o toplantıda (bilerek mi, bilmeyerek mi bilemem) Bursa basını açısından son derece hazin bir gerçeği de ortaya koymuştur! O gerçek de bir sonraki yazının konusu olsun.
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.