SON DAKİKA
Hava Durumu

AK Parti Bursa'da Asla Anlayamadığım Siyasiler Var! Hele ki, eşref saatinin gelmesini beklediğim Eşref Bey

Yazının Giriş Tarihi: 23.10.2021 12:21

AK Parti Bursa'da Asla Anlayamadığım Siyasiler Var!
Hele ki, eşref saatinin gelmesini beklediğim Eşref Bey

Liste başını haliyle, Bülent Arınç'ın Bursa'daki sarsılmaz fanları çekiyor.
O nasıl bir sevmek?..
O nasıl hoşgörünün dibinde, hudutsuzca sevmek?
Aynı zamanda isyankar? Korkusuzca baş kaldıran?.. (Ekserisinin adını anmak dahi istemediğim için, "onlar kendisini bilir. Onları da zaten herkes bilir" diyerek listeyi olduğu gibi muğlak bırakacağım.) O insanlar ki, keşke devrimci falan olsalarmış. Gerek emsalsiz cesaretleriyle olsun, gerek yürek yemişlikleriyle olsun...
Keşke solda olsalarmış. 
Bülent Arınç'ı kimlerin neden ve ne kadar sevdiğiyle normal koşullarda hiç ilgim olmaz. 
Hatta ne güzel... Becerebilen sevsin, sevilsin. Her geçen gün daha çok sevsin, her geçen gün daha da sevilsin. 
...De, benimki tamamen hakkaniyetsizlik karşısında depreşen hasetlikten beslenen bir duygu hali. Katiyyen objektif değil. Bariz subjektif, bariz fesatlanan bir durum. 
Deyip, açıyoruz.


AK Parti'nin kurucularından, kurucu "Abi"lerinden, Meclis eski Başkanı, AK Parti YİK eski Üyesi ve Bursa'daki bazı AK Partililer'in iki gözünün çiçeği Bülent Arınç, hepimizin malumu olduğu üzere mühim ve de enteresan bir karakter.
Mühimliği bu yazının konusu olmadığından, direk enteresanlığına geçelim. 
Bülent Arınç, tepesi ataraktan lüzum gördükçe, kurucusu olduğu AK Parti politikalarının zıddına gidecek ne varsa çıkıp, takır takır söylüyor.
15 Temmuz Darbe Girişimi'nin ardından çıkıp, "KHK faciadır!" Diyor.
Aynı şeyi söyleyen 10 büyükelçiyi neredeyse deport edecekken, O, kaç zaman önce çıkıp, "Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş serbest bırakılmalıdır!" Diyor.
Sonra, bir gün, bir başka programda, "Dindarlara" açıktan yürüyor. "Dindarlar para gözdür, çıkarcıdır! (Demeye getirip) Hac farizası yolunda küfür edenleri dahi vardır!" Diyor.
Amanın! Eyvah eyvah!
Sonra, yine bir başka programda yöneltilen, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bahisli bir soru karşısında, bu soruya yanıt vermek istemediğini ortaya koymak için manidar bir fıkra anlatıp, finalde de fıkradaki ana temayla, "beni kodese mi attıracaksınız?" Diyor.
Hasılı Bülent Arınç, ekranlara çıkıp çıkıp AK Parti ve Lideri Erdoğan'a yükleniyor. 
Ki, bu da demokratik bir haktır. İçinde hakaret ve benzeri olmadığı sürece Bülent Arınç'ın, bunları böyle söyleme hakkı elbette vardır. (Bu hakkı savunmak da bize düşer.)
Ve fakaaat...
Bunları ifade eden Bülent Arınç, AK Parti'nin hem kurucusu, hem de önemsenen bir üyesi iken ve o üyelikte kalmaya da devam eder iken, hem siyasi teammüllere, hem de racona epey ters bir tutum sergilemiş oluyor. 
Daha da ilginci, sanırsın ki, bunları böyle söyledikçe Bursalı fanlarının sevgisi artıyor. 
Sanırsın ki, daha bi fazla seviyorlar. Daha bi fazla bağlanıyorlar.
Hoş, o da olabilir. 
Arınç, AK Parti'nin ve Lideri Recep Tayyip Erdoğan'ın zıddına gittikçe, AK Parti politika ve uygulamalarının tam tersi şeyleri savundukça sevenleri artabilir. 
Ancak, hem AK Parti içinde kalıp, AK Parti sayesinde nemalanarak olmaz.
Hem de, adaletli olmaz. 


Bülent Arınç'ın bugüne kadar ekranlara çıkıp, çatır çatır söylediklerini, muhalif bir solcu söyleseydi?
N'oolurdu?

"KHK faciadır!" Betimlemesini bir solcu yapsaydı? (Ki KHK, FETÖ'cüler açısından ne oranda bir faciadır? Hiç bir vakit aralarında, yanlarında, yörelerinde olmadığım için orasını benim bilmem mümkün değil. Ancak, KHK sebebiyle bedel ödeyen pek çok solcu oldu.)
Osman Kavala meselesi diplomatik bir büyük kriz yaratmışken, bunu teee ne vakit önce söyleyen Bülent Arınç'ın konforunun bir muhalifte olmaması hak mı?
Daha da fenası, (Ki, aklı başında hiç bir muhalif, hiç bir solcu ve hatta deist-ateist dahi böyle cümleler sarf etmez) soldan bir muhalif isim, "Dindarlar çıkarcıdır, paragözdür" demeye getiren laflar etmiş olsa!
AK Parti İl Başkanlığı'nda, iki büklüm tek sıra olmuş partili eski-yeni mühimler tarafından, kalplere dokunup, gözleri yaşartan, engin bir saygı ve hörmetle ayaklarda karşılanıp, bağırlara basılır mı?..
Ne dersiniz?..
"Dindarlar" diye açılan bir başlıkta, o insanlar için "paragöz" demeye getiren ve çok daha ağır ifadeler kullanan kişi muhalif bir solcu olsa?
Ve AK Parti İl Başkanlığı'na gitse?.. 
Eyyy... AK Partili dindarlar...  
Yanıt dilinizden ziyade, vicdanınızla gelsin: 
N'oolurdu?..

***
İşte ben bu hakkaniyetsizliğe itiraz ediyorum. 
Üzgünüm ancak, AK Parti içindeki bu çok ama çok acaip ve haksız vaziyete alenen hasetleniyorum.
Yoksa bana ne! 
Kimi severseniz sevin. Hatta, bugün olduğu gibi daha da çok sevin. Göstere göstere sevin. İsyan eder gibi, sanırsın ki kafa tutar gibi sevin.
Ama, adil olun. 
Mevzu bu yani. Bu kadar!

***
Gelelim, AK Parti Bursa saflarında siyaset yapan ve ruh halini asla anlayamadığım bir başka yapıya, gruba...
Benzer minvaldeki geçmiş isimleri gücendirmiştim. Umarım, mevcutları da gücendirmeyi başarırım. 
Artık havasından mı, suyundan mı? Yoksa nesinden?..  Bilemem?
AK Parti Nilüfer İlçe Başkanları, daimi siyasi Dolce Vita yaşayan, dünya yansa hasırı yanmayan, hiç ama hiç bir şey umurunda olmayan, bir güzel insanlardan seçiliyor.
Geeçmişteki "Harita Mühendisi" İlçe başkanları zaten sevgi seliydi. "Sevelim sevilelim" formatının en mümtaz temsilcileriydi.
Hadi onları anladık!
Eeee, kıymetli Eşref Kurem?..
Sizde durum nedir?
Bu ne engin hoşgörü? Bu ne emsalsiz sabır?
Bu ne yemin etmiş derviş suskunluğu?
Hep mi gülümsuyorsunuz?..
Hiç mi farkındalık oluşmuyor?
Her ne olursa olsun, hiç mi oluşmuyor?
Farkındalığı da geçtim, sizlerin (otur otur) hiç mi canı sıkılmıyor?
Yahu insan patlar sıkıntıdan! Çatlar bahse konu rant iddialarından?
***
Sevgili Eşref Kurem Bey...
Sizin eşref saatiniz hiç mi gelmez?..
Bakın, tüm bu sorular da bilfiil hasetlikten. 
Ben, bildiklerim, duyduklarım, gördüklerim karşısında bu denli darlanıyorken?
Sizlerdeki derviş ruhunun sırrı nedir?..
O mertebeye nasıl erilir?
....?
Hem sonra, (madem öyle) bu ne benciilliktir? 
Aynı engin hoşgörü, aynı engin konfor, aynı engin iç huzuru, biz AK Partili olmayan sıradan fanilerin de hakkı değil midir?
E bize de deyin işin sırrını. Biz de sizin gibi pamuk helva kıvamında olalım.
Yok rant, yok kamunun-vatandaşın gasp edilen hakkı hukuku, yok heder olan yeşil alan derken.. 
Vakitsiz çöktüm! Boyamayıp bıraksam, saçlarımda sizden fazla beyaz var.
E bana da yazık, günah değil mi?

Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.