SON DAKİKA
Hava Durumu

Bizi tamah ve hasetlik hastalığı mahvetti

Yazının Giriş Tarihi: 23.09.2019 13:39

İnternette gezinirken, kime ait olduğunu bulamadığım şu cümleyi okuyunca donakaldım.

Şöyle yazıyordu:

"Ne kadar yersen ye, ne kadar alırsan al içindeki o derin boşluğu asla ama asla dolduramazsın"

Ne kadar da doğru bir cümle, yazanın zihnine sağlık diyorum.

Dilimizde Arapçadan geçen "tamah" diye bir terim var.

Aç gözlülük anlamına gelen tâmah aslında tedavi edilmesi gereken önemli bir hastalıktır.

20. yüzyılın başlarında Avrupa'da ortaya çıkan tamah hastalığından bir asır kadar uzak kalmayı başaran Türk toplumu da, ne yazık ki, aynı yüzyılın sonlarına doğru yakalanıverdi aynı illete böylece hiç huzurumuz kalmadı.

Zira bu illete yakalanmadan önce, elimizdekiler ile yetinebiliyorduk.

Sahip olduklarımızı dostlarımızla, hatta hiç tanımadığımız insanlar ile bile bölüşüyorduk.

Ya şimdi?

Maalesef şimdi her şey çok değişti.

Artık kazancımız bize yetmiyor.

Gözümüz daha yükseklerde.

Canımız her şeyi istiyor.

Karşılıksız hiçbir iş yapmıyoruz.

Daha fazlasını kazanabilmek için, ciğeri beş para etmeyen insanların karşısında sirk maymunları gibi taklalar atıyoruz.

Bu kadar mı?

Hayır.

Dahası da var.

Tamah hastalığımız yüzünden hasetlik (kıskançlık) hastası da olduk.

Ve hasetlik tamahtan da kötüdür.

Yakalandığımız zaman, her şeye sahip olmak isteriz ama kendi sahip olduklarımızı da bir başkasına yakıştıramayız.

Hele kendimize rakip seçtiğimiz birinde bizden daha iyi bir şey varsa, kahroluruz.

***

İyi de nasıl kurtulacağız bu hastalıklardan?

Sınırlı bilgim ile sizlere tavsiyede bulunamam.

O zaman sözü, kişisel gelişim alanında çok sayıda kitap yazan Richard Carlson'a bırakayım:

"Şunu iyice bilmelisiniz ki, başarı herkese yetecek kadar boldur!

Hatta insanlar hedeflerine ulaştıkça, diğerlerine kalan pasta daha da büyür!

Birbirimizi en düşük olduğumuz noktada değil, aksine olabilecek en yüksek konumda görmeyi istemeliyiz.

Hepimiz başarılı olabiliriz.

Birimiz başardığı zaman bunun diğerlerine de yararı olur.

Birisi için iyi dileklerde bulunduğunuz zaman, içinizde bir ivme meydana getirerek kendi başarınız için bir ortam hazırlamış olursunuz.

Başkalarının başarısına sevindiğiniz zaman bahçenize başarı tohumları serpmiş olursunuz.

Başkaları için iyi dileklerde bulunurken, kendinizi ne kadar iyi hissettiğinizi gözlemleyin.

Dilekleriniz içtense, vermenin ve almanın bir madalyonun iki yüzü olduğunu hatırlarsınız.

Gerçekten, başka birinin başarısına da kendi başarınız kadar sevinebilirsiniz.

Bunu yapın ve içinizdeki büyüklüğün şahlanışını görün!"

***

Evet, böyle söylüyor işin uzmanı.

Ne dersiniz deneyelim mi?

Bence denemeye değer.

Ne kaybederiz ki?

Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.