
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sözcüsü Müslim Sarı, "Kapıları bu kadar sert kapatmayın, açmak zorunda kalacaksınız" dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi Sözcüsü Müslim Sarı, Uşak'ta partisinin il binasında basın mensuplarıyla bir araya geldi. Burada açıklamalarda bulunan Sarı, Uşak'ın geçmişte siyasi görevleri nedeniyle sık sık ziyaret ettiği, yakından tanıdığı ve önem verdiği kentlerden biri olduğunu belirterek, kentin güçlü siyasi duyarlılığına ve Kuvayımilliye ruhuna vurgu yaptı.
CHP'de geçmişten bugüne yaşanan siyasi mücadelelerin yanı sıra, örgütsel sorunlar ve yerel yönetimlerdeki ayrışmalar nedeniyle köklü değişiklikler yapmak zorunda kaldıklarını ifade eden Sarı, "Cumhuriyet Halk Partisi'nde hep siyasal mücadeleler oldu geçmişte. Yaşı müsait olanlar hatırlar. 80'li yıllardan önce değil mi? Ecevit'le İsmet İnönü arasında, işte 80'den sonra yeniden kurulduğunda SHP-CHP tartışmalarının olduğu dönemlerde yine Erdal İnönü ile Deniz Baykal arasında. Sonra geldik Deniz Baykal'la Sarıgül arasında, sonra yine Kılıçdaroğlu'yla Muharrem İnce arasında. Her zaman siyasal mücadeleler olmuştur partinin içinde. Örgütsel düzenlemeler yapmak zorunda kaldık. 74 tane il başkanımız değişti. 60 küsur tane il başkanımız ilk defa il başkanı oluyor. Dolayısıyla partide çok köklü bir örgütsel düzenleme oldu bu dönemde. Belki de Cumhuriyet Halk Partisi tarihinde böyle bir şey yoktur. Yani üçüncü kez adeta yeniden kuruluyor parti. Yani bir kurucu dönemle kurulması. 12 Eylül'den sonra yeniden açıldığında partinin kurulması, bu kadar köklü bir değişiklik üçüncü kez oluyor belki Cumhuriyet Halk Partisi'nde" dedi.
CHP'nin kongrelerle örgütlerde yenilenmeyi hedeflediğini ve il ve ilçe kongrelerini 14 Şubat'ta tamamlamayı planladığını belirten Sarı; "Dönüşler başladı. Hem örgütsel düzeyde, hem parlamento düzeyinde hem belediye başkanları düzeyinde bizimle temas eden arkadaşlarımız var. Biraz bizim zamana ihtiyacımız var. Kongre süreçlerini bir fırsat olarak görüyorum. Şöyle ki biz her şeyi mükemmel yaptık demiyoruz. Yani eksiklerimiz olabilir, hatalarımız olabilir. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi olarak. Bu kadar kısa sürede bu kadar büyük bir değişikliği genel merkezden yönetmek kolay değil. Dolayısıyla hani Anadolu'da vardır ya, ikinci çapa, hani ilk çapayı yaparsınız, ikinci çapada düzelir derler. Şimdi biz ikinci çapayı siz yapacaksınız işte, örgütler olarak. Kongre süreçlerinin bir fırsat olduğunu düşünüyorum o yüzden. Yani aşağıdan yukarıya doğru bir yenilenme süreci, bir değerlendirme süreci, örgütün bir değerlendirme süreci bu. Bunu ben önemsiyorum. Kongrelerimizi şubat ayının sonunda tamamlamış olacağız. Takvim bir 15 gün ötelendi ama o teknik sebeplerden kaynaklanan bir ötelenme. Burada bir siyasal irade zafiyeti yok. Bizim irademiz nettir. 14 Şubat tarihi itibarıyla il ve ilçe kongrelerinin hepsini tamamlamış olacağız" dedi.
CHP'den ayrılanlara kapıların kapatılmaması ve parti tabanıyla bağların korunması gerektiğini ifade eden Sarı, "İnsanlar gelir geçer. Siyasal mücadele gelir geçer ama Cumhuriyet Halk Partisi kalacak. Biz bugün emanetçiyiz. Bir müddet sonra başka arkadaşlarımız gelecek. O giden arkadaşlarımızla ilgili de şöyle bir şey var. Sevgili dostlarım, ben giden arkadaşlarımızı ikiye ayırıyorum. Bir, kendilerine siyasal ikbal ve koltuk arayanlar var. Onlar biraz süreci köpürttüler. Bunlar kendileri için bir şey istedi. Bir de gerçekten bu tartışmalardan etkilenen bizim tabanımız var. Yani sabahtan akşama kadar birkaç tane kanalı izleyen, sosyal medyayı takip eden ve bu süreçten etkilenen arkadaşlarımız var. Bu arkadaşlarımızla duygu bağımızı koparmamamız lazım. Çünkü bunlar gelecekler ve bunlar bizim tabanımız. Yani İzmir'de bir Büyükşehir Belediye Başkanının AK Parti'ye geçmesi sonrasında yapılan protestolarda elinde Yeni Parti bayrağını tutan Ayşe teyze ile CHP bayrağını tutan Ayşe teyze aslında aynı duyguya sahip iki teyzemiz. Dolayısıyla biz bu işe art niyetli olan arkadaşlarımızı ayırırken gerçekten iyi niyetli olan gerçek tabanımızı da kucaklamak zorundayız. Burada ince bir denge var. Ben o yüzden giden bütün arkadaşlarıma diyorum ki bakın, kapıları bu kadar sert kapatmayın. Açmak zorunda kalacaksınız. Kalanlara da diyorum ki giden arkadaşlara saygısızlık yapmayın. Onlar gelecekler. Dolayısıyla bizim biraz zamana ihtiyacımız var. Bu süreci iyi yönetmeye ihtiyacımız var. Zaman bizim lehimize işliyor. Şartların her geçen gün daha iyi olduğunu görüyorsunuz. Çok daha iyi olacak. Ben bu kongre süreçleri içerisinde partinin yeniden dinamizm kazanacağını düşünüyorum. Bunu bir fırsata çevirmek bizim elimizde. Bu şekilde ilerlersek sonuca ulaşırız diye düşüyorum" dedi.