
MAKAM ARACI DAVASINDA HÂKİM KARŞISINDA
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde kendi şirketine ait aracın makam aracı olarak kullanılması ve bazı giderlerinin belediye tarafından karşılanması iddiasıyla açılan “görevi kötüye kullanma” davasının ilk duruşmasında savunma yaptı.
Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 11 sanık hakkında 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.
“YALAKALARI SEVMEM”
İmamoğlu savunmasında belediye başkanlığı anlayışını anlatırken şu ifadeleri kullandı:
“Yalakaları sevmem, makamdan beklentisi olanları sevmem, kınarım. El öptürenleri de sevmem. Kula kulluk etmenin inancımıza aykırı olduğunu bilen bir kulum.”
İmamoğlu, belediye başkanlığını büyük makam odalarında oturmak ve uzun konvoylarla dolaşmak olarak görmediğini söyledi.
KENDİ ARACINI BELEDİYEYE TAHSİS ETTİĞİNİ SÖYLEDİ
Dava konusu araçla ilgili savunmasında İmamoğlu, belediyenin sunduğu makam araçlarının maliyetlerini gördüğünü ve daha ekonomik olduğunu düşündüğü için kendi aracını bedelsiz şekilde belediyenin kullanımına tahsis ettiğini belirtti.
İmamoğlu, bu kullanım için belediyeyle protokol yapıldığını, aracın giderlerini kendisinin karşılaması gerektiğini ancak belediye hesabından araca iki kez yakıt ve bir kez lastik alındığını söyledi.
Bu durumun daha sonra tespit edildiğini belirten İmamoğlu, şirketinin 2025 yılında faiziyle birlikte 400 bin lirayı aşan tutarı belediyeye ödediğini ifade etti.
“MİLLETİN PARASINI NEDEN MAKAM ARACINA HARCAYAYIM?”
İmamoğlu savunmasında kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin yaklaşımını da anlattı.
Kendisinin belediyenin makam aracını kullanmak yerine kendi aracını tercih ettiğini belirterek, belediyenin araç kiralama maliyetlerinin yüksek olduğunu savundu.
Daha önce yaptığı açıklamada da:
“Ben belediyenin arabasını kullanmadım, ne Beylikdüzü’nde ne Büyükşehir’de.”
demişti.
“BİNALİ YILDIRIM’A 42 ARAÇ TAHSİS EDİLDİ” İDDİASI
İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı dönemindeki makam aracı uygulamalarına ilişkin geçmiş dönemleri de gündeme getirdi.
2019 seçimlerindeki rakibi Binali Yıldırım'a İBB tarafından 42 araç tahsis edildiğini öne süren İmamoğlu, 2019 öncesinde Cumhurbaşkanlığı makamı, korumaları ve yakın aile fertleri için de İBB tarafından araç tahsis edildiğini söyledi.
İmamoğlu, bu uygulamalarla ilgili bazı soruşturma ve kovuşturmalarda işlem yapılmasına gerek olmadığı yönünde kararlar verildiğini savundu.
SÖZLERİN HEDEFİ KILIÇDAROĞLU OLDU
Savunmasının son bölümünde İmamoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendisi hakkındaki “siyasi tutuklu değil” değerlendirmesine doğrudan göndermede bulundu.
İmamoğlu şöyle dedi:
“Gerçi birileri beni siyasi tutsak olarak görmüyormuş ama bunu söyleyen zihniyet özgürlüğü ancak saraya yakınlıkla ölçen zihniyettir. Hatta kendini oraya tebaa olarak gören zihniyetin tezahürüdür.”
KILIÇDAROĞLU NE DEMİŞTİ?
Kemal Kılıçdaroğlu, 8 Eylül'de Euronews Türkçe'ye verdiği röportajda İmamoğlu'nun tutukluluğuna ilişkin değerlendirmesinde:
“Siyasi tutuklu değil, siyasi görüşü dolayısıyla içeri alınmış bir insan değil.”
demişti.
Kılıçdaroğlu ayrıca İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığı adaylığı ile hakkında yürütülen davaların ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Kişi her yerde ve her ortamda hesap vermeye hazır olmalı” ifadelerini kullanmıştı.
İMAMOĞLU DAHA ÖNCE DE YANIT VERMİŞTİ
İmamoğlu, 11 Eylül'deki duruşmasında Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarına karşılık:
“Ben siyasi tutukluyum, tutsağım.”
demişti.
Aynı savunmada kendisini, Cumhuriyet, demokrasi ve adalet mücadelesi nedeniyle “siyasi esir” olarak nitelendirmişti.
DAVANIN MERKEZİNDE NE VAR?
Davanın temel konusu, İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde kendi şirketine ait aracın belediye tarafından makam aracı olarak kullanılması ve bazı araç giderlerinin belediye bütçesinden karşılandığı iddiası.
İmamoğlu ise savunmasında aracını belediyeye bedelsiz tahsis ettiğini, giderlerin kendisine ait olması gerektiğini, belediye tarafından yapılan bazı ödemelerin sonradan tespit edilerek şirketince faiziyle birlikte geri ödendiğini belirtiyor.
KOLAJ İÇİN ÖNE ÇIKAN SÖZLER
“Yalakaları sevmem, makamdan beklentisi olanları sevmem.”
“El öptürenleri de sevmem.”
“Kula kulluk etmenin inancımıza aykırı olduğunu bilen bir kulum.”
“Ben siyasi tutukluyum, tutsağım.”
“Bunu söyleyen zihniyet özgürlüğü ancak saraya yakınlıkla ölçen zihniyettir.”
“Kendini oraya tebaa olarak gören zihniyetin tezahürüdür.”
“Ben belediyenin arabasını kullanmadım, ne Beylikdüzü’nde ne Büyükşehir’de.”