
26 Haziran tarihinde tedavi gördüğü hastanede 77 yaşında hayatını kaybeden Kadir İnanır'ın ardından başlayan miras süreci yargıya taşındı. Türk sinemasının unutulmaz isimleri arasında yer alan İnanır'ın geride bıraktığı mirasla ilgili olarak Beykoz Adliyesi'nde dava açıldı.
Dosya kapsamında İnanır'ın farklı tarihlerde hazırladığı üç ayrı noter onaylı vasiyetnamesinin açılması bekleniyordu. Edinilen bilgilere göre İnanır, 2015 yılında bir vasiyetname düzenlerken, 2022 yılında ise iki ayrı vasiyetname hazırladı.
Dosyada toplam 28 mirasçının bulunduğu belirtildi.
İlk duruşmada erteleme kararı çıktı
Beykoz Adliyesi'nde görülen ilk duruşmada, bazı aile fertlerine tebligatların ulaştırılamadığı ortaya çıktı. Adres değişiklikleri ve bazı mirasçıların tatilde bulunması nedeniyle tebligat sürecinin tamamlanamadığı öğrenildi.
Mahkeme, tüm mirasçıların usulüne uygun şekilde bilgilendirilmesi amacıyla duruşmayı 17 Aralık 2026 saat 09.30'a erteledi.
Bu nedenle Kadir İnanır'ın üç vasiyetnamesinin içeriğinin mahkeme huzurunda değerlendirilmesine ilişkin süreç de bir sonraki duruşmaya kaldı.
Mirasın Jülide Kural'a bırakıldığı iddiası
Dava öncesinde gündeme gelen en dikkat çekici iddia ise Kadir İnanır'ın mirasının tamamını veya büyük bölümünü uzun yıllardır birlikte olduğu hayat arkadaşı Jülide Kural'a bıraktığı yönünde oldu.
İnanır ile Kural, yaklaşık 27 yıl boyunca birlikte yaşamıştı. Vasiyetnamelerde yer aldığı öne sürülen miras düzenlemesi, İnanır'ın ailesi tarafından tepkiyle karşılandı.
Ancak vasiyetnamelerin içeriğinin mahkeme tarafından açılıp incelenmesi ve hukuki sürecin tamamlanması bekleniyor.
Levent İnanır: "Dayımın irade sorunu vardı"
Duruşma sonrasında açıklama yapan Kadir İnanır'ın yeğeni Levent İnanır, vasiyetnamelerin düzenlendiği döneme ilişkin soru işaretleri bulunduğunu söyledi.
İnanır, dayısının 2018 yılından itibaren ciddi sağlık sorunları yaşadığını öne sürerek, vasiyetnamelerin hazırlanma tarihleri ile Kadir İnanır'ın sağlık durumu arasında dikkat çekici bir bağlantı olduğunu savundu.
Levent İnanır, “Dayımın irade sorunu vardı. Ağır tedavi görüyor, ilaçlar kullanıyordu. 6 yılda 3 kez pıhtı attı; yoğun bakım ve entübe süreçleri oldu” ifadelerini kullandı.
Vasiyetnamelerin tarihlerine de dikkat çeken Levent İnanır, 2015 yılında hazırlanan vasiyetnamenin 2022 yılında değiştirildiğini ve aynı yıl içerisinde bir kez daha vasiyetname düzenlendiğini belirterek, bu durumun aile açısından soru işaretlerine neden olduğunu söyledi.
"Bir kravat dahi bırakmamış"
Mirasın Jülide Kural'a bırakıldığı yönündeki iddialara da tepki gösteren Levent İnanır, aile üyelerinin yalnızca maddi mirasla ilgilenmediğini vurguladı.
Levent İnanır, dayısının ailesine hiçbir kişisel eşya bırakmadığını belirterek, “Dayım bırakın bir kol saatini, bir kravat dahi bırakmamış bize. Bunu sağlıklıyken yaptığına ihtimal vermem” dedi.
İnanır ayrıca Kadir İnanır'ın sinema filmlerinden elde ettiği telif gelirlerinin yanı sıra, aileden kalan bazı miras paylarının da Jülide Kural'a devredildiğini iddia etti.
"Ailenin tamamen bertaraf edilmesine kızgınız"
Levent İnanır, aile olarak Jülide Kural'a herhangi bir miras bırakılmasına karşı olmadıklarını, itirazlarının mirasın tamamının aile dışına çıkarıldığı yönündeki iddiaya ilişkin olduğunu ifade etti.
İnanır, “Jülide Hanım'a bir şeyler bırakması bizi üzmez ama Kadir İnanır'ın tüm soy geçmişine bir kravat dahi bırakmaması onun dünya görüşüne uygun değil” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Maddi beklenti içerisinde olmadıklarını da savunan Levent İnanır, “Ekonomik mirasta değiliz, ailenin tamamen bertaraf edilmesine kızgınız” dedi.
Vasiyetnameler mahkemede değerlendirilecek
Kadir İnanır'ın üç ayrı vasiyetnamesine ilişkin hukuki sürecin, 17 Aralık'taki duruşmayla devam etmesi bekleniyor.
Mahkemenin öncelikle tüm mirasçılara gerekli tebligatların ulaştırılmasını sağlaması, ardından vasiyetnamelerin açılması ve tarafların itirazlarının değerlendirilmesi bekleniyor.
Levent İnanır ise aile adına hukuki yollara başvuracaklarını açıkladı.
Böylece Kadir İnanır'ın mirasının nasıl paylaşılacağı ve vasiyetnamelerin hukuki geçerliliğine ilişkin tartışmalar, mahkemenin önündeki süreçle birlikte netlik kazanacak.