
Mustafa Sarıgül ile Alman iş insanlarının temsilcisi Sinan Çampınar arasında geçtiği öne sürülen ses kaydı, siyaset ve kamuoyunda gündeme geldi. Soruşturma dosyasına girdiği ve bilirkişi tarafından çözümlendiği iddia edilen kayıtta, Ekrem İmamoğlu hakkında dikkat çeken ifadelerin yer aldığı ileri sürüldü.
Soruşturma kapsamında 15 kişi tutuklandı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” soruşturması kapsamında gazeteci Murat Ağırel, Mustafa Sarıgül’ün eski eşi Aylin Kotil ve oğlu Ömer Sarıgül’ün de aralarında bulunduğu 15 kişinin tutuklandığı bildirildi. Soruşturma kapsamında iki kişinin ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı aktarıldı.
Tutuklamaların ardından açıklama yapan Mustafa Sarıgül, aile üyelerinin ve arkadaşlarının masumiyetinin ortaya çıkması için hukuki mücadelelerini sürdüreceklerini belirtti. Sarıgül, soruşturmada kullanıldığı öne sürülen belgelerin sahte olduğunu savunarak yargıya güvenmeye devam edeceklerini ifade etti.
Ses kaydında İmamoğlu hakkında dikkat çeken sözler
Sabah gazetesinde Atakan Irmak imzasıyla yayımlanan habere göre, soruşturma dosyasında yer aldığı ve bilirkişi raporuyla çözümlendiği öne sürülen ses kaydında Mustafa Sarıgül ile Sinan Çampınar arasında geçen bir konuşma bulunuyor.
İddiaya göre konuşmada, yolsuzluk davası kapsamında tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu hakkında değerlendirmeler yapıldı. Haberde aktarılan ifadelerde Sarıgül’ün, “İmamoğlu’nun bize yaptığı kalleşliği kimse yapmaz, sen canını sıkma” dediği öne sürüldü.
Çampınar’ın ise konuşma sırasında, “Hak ediyor başkanım. Bir kodeks vardı, yola gittiğin adam satılmaz” ifadelerini kullandığı; Sarıgül’ün de buna karşılık “Şerefsiz” dediğinin iddia edildiği belirtildi.
Söz konusu ifadelerin, haber kaynakları tarafından ses kaydına dayandırıldığı, ancak konuşmanın bağlamı ve kaydın içeriğine ilişkin değerlendirmelerin bağımsız biçimde doğrulanması gerektiği unutulmamalı.
Süreç uluslararası boyuta taşındı iddiası
Haberde yer verilen bilgilere göre, Alman iş insanları Kai Precat ve Marc Baeriswyl ile bağlantılı olduğu belirtilen süreçte, tehdit iddiaları ve milyonlarca avroluk anlaşmazlık gündeme geldi.
Kai Precat’ın 6 Ekim 2026 tarihinde İspanya’nın Palma de Mallorca kentinde İspanya Ulusal Polisi’ne suç duyurusunda bulunduğu öne sürüldü. Alman şirketlerinin avukatı Frank Häberer’in de Berlin, Landshut ve Münih’teki savcılıkların yanı sıra Avusturya ve İsviçre’deki adli makamlara başvurarak Türkiye merkezli para hareketleri hakkında soruşturma açılmasını talep ettiği aktarıldı.
Sarıgül’den hukuki mücadele mesajı
Mustafa Sarıgül, tutuklamaların ardından yaptığı açıklamada, aile üyelerinin ve arkadaşlarının masumiyetini kanıtlamak için mücadele edeceklerini vurguladı. Sarıgül, suçlamalara dayanak gösterilen belgelerin sahte olduğunu savunurken, adalet sisteminin kişisel husumetler için kullanılmaması gerektiğini dile getirdi.
Soruşturma ve ses kaydı iddialarıyla ilgili hukuki sürecin nasıl ilerleyeceği merak konusu oldu. İddiaların kesinleşmiş yargı kararlarıyla ortaya konulmadığı, soruşturmada adı geçen kişilerin hukuki durumlarının ve masumiyet karinesinin gözetilmesi gerektiği önem taşıyor.