İmamoğlu davasında tanıklar rüşvet iddialarını anlattı!

Ekrem İmamoğlu davasının 3. duruşmasında tanıklar; Rotana Rezidans, Capacity AVM ruhsatları ve deprem yardımları gibi konularda milyonlarca dolarlık rüşvet ve bağış talep edildiğine dair ciddi iddialarda bulundu.

Haber Giriş Tarihi: 03.11.2026 16:19
Haber Güncellenme Tarihi: 03.11.2026 16:21
https://www.lodoshaber.com

Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü davasının üçüncü duruşmasının ikinci oturumunda tanıklar, belediyelerdeki ruhsat ve iskan işlemleri karşılığında milyonlarca dolarlık rüşvet talep edildiğine ilişkin iddialarını anlattı. Şişli’deki Rotana Rezidans projesi, İBB üzerinden istendiği öne sürülen market kartları, deprem yardımı adı altında yapılan bağış talepleri ve Bakırköy’deki Capacity AVM’nin ruhsat işlemleri duruşmanın öne çıkan başlıkları oldu.

ROTANA REZİDANS PROJESİ İÇİN 5 MİLYON DOLAR İSTENDİĞİ İDDİASI

Duruşmada tanık olarak dinlenen Abdi İbrahim firmasının Yatırımlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı İlker Aydın, Şişli’de hayata geçirilen Rotana Rezidans projesinin iskan sürecinde yaşandığını öne sürdüğü olayları anlattı.

Aydın, şirket sahibi Nezih Barut ile Münir Özkök’ün ortak olduğu projede, iki blok tamamlandıktan sonra belediyeye gerekli başvuruların yapıldığını ancak resmi işlemlerin ilerlemediğini söyledi. Ortaklar arasındaki ticari anlaşmazlık nedeniyle tarafların doğrudan görüşmediğini belirten Aydın, iletişimin kendisi ve Yusuf Arslan üzerinden yürütüldüğünü ifade etti.

Tanık Aydın, Yusuf Arslan’ın kendisine belediyedeki resmi sürecin ilerlemesi için 5 milyon dolar talep edildiğini ilettiğini belirterek şöyle konuştu:

"Proje 3 bloktan oluşuyordu. 2 blok tamamlandığı zaman Yusuf Arslan bana belediyeye resmi süreç için başvuru yapıldığını ama resmi sürecin ilerlemediğini, ilerlemesi için 5 milyon dolarlık bir talep olduğunu iletti. Bunun Münir Bey’e iletildiğini, Münir Bey’in de konunun Nezih Barut’a iletilmesini istediğini söyledi. Ben de konuyu Nezih Barut’a aktardım. Nezih Bey bunun üzerine Timur Soysal’ı görüşmeye çağırdı."

"BELEDİYE BAŞKANI ADINA KONUŞTUĞUNU SÖYLEDİ, 3,5 MİLYON DOLAR İSTEDİ"

İlker Aydın, Nezih Barut’un söz konusu talebi haksız bulduğunu ve kabul etmek istemediğini belirtti. Timur Soysal’ın da talebin inşaatın uygunluğuyla ilgili olmadığını, bundan bağımsız olduğunu söylediğini aktardı.

Bir süre sonra Şişli Belediyesi eski danışmanı Altan Ertürk’ün Nezih Barut ile görüşmek istediğinin iletildiğini anlatan Aydın, gerçekleştirilen toplantıda 3,5 milyon dolar talep edildiğini öne sürdü.

Aydın, o görüşmede yaşananları şu sözlerle anlattı:

"Altan Ertürk yapılan toplantıda belediye başkanı adına konuştuğunu ve 3,5 milyon doların ilk iki blok için verilmesinin şart olduğunu söyledi. Nezih Bey’in anladığım kadarıyla direnci kırıldı. Ben artık tamam diyorum dedi. Ondan sonra da ortakların şirketten tam bu tutarda, 3,5 milyon dolara denk gelecek miktarda para çektiklerini biliyorum. Ama sürecin ondan sonrası gözümle şahit olmadım."

Aydın, söz konusu paranın teslim edildiğini bizzat görmediğinin de altını çizdi.

ÜÇÜNCÜ BLOK İÇİN 10 MİLYON DOLAR TALEP EDİLDİĞİ ÖNE SÜRÜLDÜ

Rotana Rezidans projesinin üçüncü bloğunun tamamlanmasının ardından da benzer sorunların yaşandığını belirten Aydın, yapı denetim kontrollerinin tamamlandığını ve belediyeye başvuru yapıldığını ancak işlemlerin ilerletilmediğini söyledi.

Tanık Aydın, bu kez belediye onayı için 10 milyon dolar talep edildiğini ileri sürdü. Nezih Barut’un konuyu Süleyman Atik’e ilettiğini anlatan Aydın, Atik’in talep edilen miktarı 4 milyon dolara kadar düşürebildiğini söylediğini aktardı.

Aydın, 4 milyon dolarlık talebin 1 milyon dolarının Nişantaşı’nda aydınlatma çalışmaları amacıyla, 3 milyon dolarının ise nakit olarak istendiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Nezih Bey bunun üzerine Süleyman Atik’i çağırdı, konuyu kendisine aktardı. Bir süre sonra Süleyman Bey bu rakamı 4 milyon dolara kadar düşürebildiğini ama daha fazlasına kendisinin de gücü yetmediğini söyledi. Bu 4 milyon doların da 1 milyon doları Nişantaşı’nda aydınlatma amacıyla talep edildi, 3 milyon doları da nakit olarak talep ediliyordu. Nezih Bey ‘ben daha fazla bir şey yapamıyorum, ortağa ilet’ dedi bana."

Aydın, daha sonra Yusuf Arslan’dan paranın gönderildiğini duyduğunu ancak teslimat sırasında bulunmadığını ve paranın kime verildiğini bilmediğini ifade etti.

MARKET KARTLARININ İBB'DEN GELEN KİŞİLERE TESLİM EDİLDİĞİ İDDİASI

Duruşmada dinlenen bir diğer tanık Hüseyin Kiriş ise Seyfettin Taştan’ın işlettiği Uskumru restoranında vale olarak çalıştığını belirtti.

Kiriş, kendisine iki koli verildiğini ve kolilerin içerisinde market kartlarının bulunduğunun söylendiğini anlattı. Seyfettin Taştan’ın, kolileri İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden gelecek iki kişinin alacağını söylediğini aktaran Kiriş, kısa süre sonra restorana gelen iki kişiye kolileri teslim ettiğini ifade etti.

Tanık Kiriş, duruşmadaki beyanında şu sözleri kullandı:

"İşletmeciliğini Seyfettin Taştan’ın yaptığı Uskumru restoranında vale olarak görev yapıyorum. Kendisi bana iki koli bıraktı. İçinde market kartı olduğunu söyledi. Bunların büyükşehirden iki kişinin gelip alacağını söyledi. İki kişi geldi. Kendilerine teslim ettim bu kolileri. Sonra araçlarına binip gittiler."

DEPREM YARDIMI ADI ALTINDA 5 MİLYONLUK BAĞIŞ TALEBİ

Duruşmada Torunlar İnşaat çalışanı Metin Karakoç da tanık olarak dinlendi. Karakoç, İBB Harita Mühendisi Yakup Öner’in şirket yönetiminden deprem bölgesine yönelik yardım talebinde bulunduğunu söyledi.

Karakoç, Mehmet Torun’dan bağış yapılmasının istendiğini ve bu talebin kabul edildiğini, meclis sürecinin tamamlanmasının ardından ödemenin yapıldığını anlattı.

Deprem döneminde ise kendisinden gıda yardımı kapsamında 5 milyon dolarlık destek istendiğini belirten Karakoç, şirket yönetiminin bu talebe olumlu yaklaşmadığını ifade etti.

Tanık Karakoç, yaşananları şöyle anlattı:

"Deprem döneminde Yakup Öner bana ‘bizim belediye olarak deprem bölgesine yardımlarımız var, gıda yardımı olarak 5 milyon dolarlık bir yardımı bize yapar mısınız?’ dedi. Bunu şirketimizin yönetimiyle paylaşmam lazım, bana biraz müsaade edin dedim. Yönetimle paylaştığımız zaman ‘biz AFAD’a ve Kızılay’a çok yüklü miktarda bağış yaptık, bu depremle ilgili ve yapmaya da devam ettiğimiz için biz şu anda belediyelere ve başka kurumlara bağış yapmak istemiyoruz’ dediler. Ondan dolayı da kendisine ilettim, o da teşekkür etti."

CAPACITY AVM İÇİN 3 MİLYON DOLAR RÜŞVET İSTENDİĞİ İDDİASI

Duruşmanın dikkat çeken bir diğer başlığı ise Bakırköy’de bulunan Capacity AVM’nin ruhsat işlemleri oldu.

AVM'yi işleten firmanın avukatlığını yapan İsmail Serdar İplikçioğlu, Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Akyüz ile makamında gerçekleştirdiği görüşmeyi anlattı.

İplikçioğlu, görüşmenin Yönetim Kurulu Başkanı Selahattin Özgül’ün talebi üzerine yapıldığını belirterek Akyüz’ün kendilerine para talebinde bulunduğunu öne sürdü.

Tanık İplikçioğlu, normal şartlarda 5 milyon dolar olarak dile getirilen talebin kendilerine 3 milyon dolar şeklinde iletildiğini söyledi.

Görüşmede talep edilen miktarın nasıl belirlendiğini sorduğunu belirten İplikçioğlu, Akyüz’ün "Biz bir kuruluz, böyle karar verdik" yanıtını verdiğini aktardı.

İplikçioğlu, söz konusu ödemenin resmi bir işlem kapsamında değil, elden yapılmasının istendiğini iddia ederek şöyle konuştu:

"Ali Rıza Akyüz, normal şartlar altında 5 milyon dolar talep edildiğini, ancak bize 3 milyon dolar yapıldığını söyledi. Bu bedeli nasıl belirlediğini sorduğumuzda, ‘biz bir kuruluz, böyle karar verdik’ dedi. Biz de bu talebi kabul etmediğimizi söyledik. Çünkü ödeme şekli resmi bir ödeme olarak istenmedi, elden ödeme istedi. Bizim kurumsal bir yapım olduğumuz, böyle bir ödemeyi asla yapamayacağımızı kendisine söyledim. Görüşmeden de çıktım."

DURUŞMADA MİLYONLARCA DOLARLIK İDDİALAR GÜNDEME GELDİ

Davanın üçüncü duruşmasının ikinci oturumunda dinlenen tanıkların beyanlarında; Şişli’deki inşaat projelerinin iskan ve onay süreçleri, market kartlarının teslimi, deprem yardımı adı altında bağış talepleri ve Bakırköy’deki AVM ruhsat işlemleri öne çıktı.

Tanıkların ifadelerinde milyonlarca dolarlık para talepleri gündeme gelirken, bazı tanıklar para teslimine doğrudan şahit olmadıklarını, bazı taleplerin ise kendilerine aktarılan bilgiler üzerinden şekillendiğini belirtti. Söz konusu iddialar yargılama kapsamında değerlendirilmeye devam ediyor.