Gülistan Doku dosyasındaki korkunç ihtimali Akın Gürlek açıkladı!

Adalet Bakanı Akın Gürlek; Gülistan Doku, AHBAP (245 milyon dolar trafik), Alihan Kuriş ve Kâşif Kozinoğlu dosyaları ile İBB'ye yönelik ek iddianame hazırlıkları hakkında açıklamalarda bulundu; yargıda makam değil delillerin esas olduğunu vurguladı.

Haber Giriş Tarihi: 10.09.2026 10:48
Haber Güncellenme Tarihi: 10.09.2026 10:51
https://www.lodoshaber.com

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Çağlayan Adliyesi muhabirleriyle yaptığı görüşmede kamuoyunun yakından takip ettiği çok sayıda soruşturma ve davaya ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Gürlek; AHBAP soruşturması, Gülistan Doku dosyası, Alihan Kuriş soruşturması, İBB dosyası ve Kâşif Kozinoğlu’nun ölümü gibi başlıklarda dosyalardaki son durumu aktardı.

GÜLİSTAN DOKU DOSYASINDA YENİ ŞÜPHELER

Gürlek, Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin soruşturmada önemli ilerlemeler sağlandığını söyledi. Dosyada yer alan bazı beyanlarda Doku’nun naaşının birkaç kez yer değiştirmiş olabileceğinin öne sürüldüğünü belirten Gürlek, naaşın son olarak Pertek yolu üzerindeki bir noktaya götürülmüş olabileceğine yönelik ifadelerin bulunduğunu açıkladı.

Gürlek, dosyada naaşın kimyasal maddeler kullanılarak tamamen ortadan kaldırılmış olabileceği ihtimalinin de değerlendirildiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Gülistan Doku dosyasında çok önemli ilerlemeler sağlandı. Dosyadaki bazı beyanlarda naaşın birkaç kez yer değiştirmiş olabileceğine ilişkin bilgiler bulunuyor. En son Pertek yolu üzerindeki bir noktaya götürüldüğüne yönelik beyanlar var. Ayrıca kimyasal maddeler kullanılarak naaşın tamamen ortadan kaldırılmış olma ihtimali de değerlendiriliyor.”

Bakan Gürlek, soruşturmanın önceki dönemlerinde görev yapan bazı kamu görevlilerinin usulsüz müdahalelerle olayın aydınlatılmasını veya delillerin ortaya çıkarılmasını engellemiş olabileceği iddialarının da incelendiğini söyledi.

Gürlek, soruşturmalarda kişilerin makam ve unvanlarının dikkate alınmayacağını vurgulayarak, “Burada kişinin vali olması veya başka bir makamda bulunması önemli değil” dedi.

AHBAP SORUŞTURMASINDA 245 MİLYON DOLARLIK PARA TRAFİĞİ

AHBAP Derneği ve Haluk Levent hakkındaki soruşturmanın mali boyutuna da değinen Gürlek, dosyadaki tespitlere göre yaklaşık 245 milyon dolarlık bir para toplandığının ifade edildiğini söyledi.

Gürlek, toplanan paraların yanı sıra bazı kişilerin elden borç verdikleri, taşınmaz devrettikleri veya senet aldıkları yönündeki beyanlarının da soruşturma kapsamında değerlendirildiğini belirtti.

Bakan Gürlek şöyle konuştu:

“AHBAP soruşturmasında dosyadaki tespitlere göre yaklaşık 245 milyon dolarlık bir para toplandığı ifade ediliyor. Toplanan bu paraların dışında bir de müştekiler var. Elden borç verdiğini, taşınmaz devrettiğini veya senet aldığını söyleyen kişiler bulunuyor.”

Gürlek ayrıca ABD'deki bir klinikle bağlantılı olduğu öne sürülen 4 milyon 600 bin dolarlık borç senedi iddiasına da değindi.

“Az önce görüştüğüm bir kişi, Amerika'da bulunan kliniğine Haluk Levent'in geldiğini, 4 milyon 600 bin dolar verdiğini söylüyor. Taşınmazların doğrudan Haluk Levent adına değil, önce asistanı Yeliz Kaya adına, ardından Esin Önder Çağlayan'a devredildiğine ilişkin işlemler bulunuyor.”

Soruşturma kapsamında depolarda çürümeye terk edildiği öne sürülen yardım malzemeleri, MASAK tespitleri ve itirafçı beyanlarının da incelendiği belirtildi.

ALİHAN KURİŞ SORUŞTURMASINDA ALMANYA'DAN ADLİ YARDIM

Gürlek, kamuoyunda “Süleymancılar” olarak bilinen yapıya yönelik mali soruşturmanın uluslararası boyut kazandığını da açıkladı.

Bu kapsamda Almanya'dan adli yardım talep edildiğini belirten Gürlek, bazı işlemlerin hangi kaynaklarla, kimlerin aracılığıyla ve kimlerin bilgisi dahilinde gerçekleştirildiğinin araştırıldığını söyledi.

“Alihan Kuriş Suç Örgütü soruşturmasında Almanya'dan adli yardım talebinde bulunuldu. Bazı işlemlerin hangi kaynaklarla, hangi kişiler aracılığıyla ve kimlerin bilgisi dahilinde gerçekleştirildiğinin aydınlatılması amacıyla uluslararası adli yardımlaşma mekanizmaları işletiliyor.”

Gürlek, dosya kapsamında yaklaşık 80 kişinin tutuklu bulunduğunu belirterek, dinî duyguların istismar edilmesi yoluyla üst kademedeki bazı isimlere özel ve lüks bir yaşam alanı oluşturulduğu yönündeki ciddi iddiaların da araştırıldığını ifade etti.

İBB DOSYASINDA EK İDDİANAME HAZIRLIĞI

Adalet Bakanı Gürlek, İBB dosyasına ilişkin de yeni gelişmeler olduğunu söyledi.

Ekrem İmamoğlu davasında tanıklara baskı yapıldığı yönündeki iddiaları reddeden Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen başka soruşturmalarda yeni delil ve ihale raporlarının incelendiğini açıkladı.

Gürlek, ek iddianame ihtimaline ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“İBB ile ilgili, yargılamaya konu olan dosyanın dışında Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen başka soruşturma süreçleri de bulunuyor. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ek iddianameye konu olabilecek yeni delil, rapor ve hukuki değerlendirmeler üzerinde çalışmalar yürütülüyor. Yeni bazı ihale raporları söz konusu.”

KÂŞİF KOZİNOĞLU DOSYASI YENİDEN GÜNDEMDE

Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybeden eski MİT mensubu Kâşif Kozinoğlu'nun ölümüyle ilgili dosyanın da yeniden açıldığını belirten Gürlek, yurt dışında firari bulunan ve FETÖ bağlantısı nedeniyle hakkında adli süreç bulunan eski bir cezaevi personelinin beyanlarının ardından yeni adli işlemler gerçekleştirildiğini açıkladı.

Gürlek şöyle konuştu:

“Kâşif Kozinoğlu şüpheli şekilde hayatını kaybetti. Yurt dışında firari bulunan ve FETÖ bağlantısına ilişkin hakkında adli süreç bulunan eski bir cezaevi personelinin önemli beyanlarının ardından bazı adli işlemler gerçekleştirildi.”

Kozinoğlu'nun ölüm nedenine ilişkin farklı ihtimallerin bilimsel ve adli veriler ışığında incelendiğini belirten Gürlek:

“Ölümünün kesin sebebine ilişkin tartışmalar var. Zehirlenme mi, kalp krizi mi, bir ilaç etkisi mi? Bunların hepsi bilimsel ve adli verilerle inceleniyor.”

GÜRLEK'TEN YARGI MENSUPLARINA: “İSME DEĞİL, DELİLE BAKIN”

Gürlek, Melih Gökçek ve Ahmet Davutoğlu hakkındaki dosyalar da dahil olmak üzere çeşitli soruşturmaların sürdüğünü belirtti.

Yargı mensuplarının karar verirken kişilerin makam, unvan veya siyasi kimliklerinden etkilenmemesi gerektiğini vurgulayan Gürlek, bu anlayışı çarpıcı bir ifadeyle özetledi:

“Ucu nereye giderse gitsin, kim çıkarsa çıksın; dosyanın kapağındaki ismi kapat, içindeki delillere bak. Kararını yalnızca hukuka ve delile göre ver. Kişilerin isimleri, unvanları, makamları veya görevleri önemli değil.”