
Fatih Portakal'ın ifadesi:
"Bu şahıslara sınırsız bir güvenim söz konusu değildi. Ben, Ahbap Derneği'ne deprem dönemindeki hassasiyet duygularıyla ve söz konusu derneğin kamuoyu nezdinde muteber bir yapı olması, derneğin yöneticisi olan Haluk Levent isimli şahsın yapılan anketlerde ülkede en çok güven duyulan kişi olarak gözükmesi sebebiyle yardım yapılması konusunda lehine beyanlarda bulundum. Ben bu şekilde bu derneğin lehine beyanda bulunurken, toplanan paraların devamında nerelere harcandığı konusunda somut olarak bir bilgiye sahip değildim ve bunu o günkü şartlarda denetleme gereğini de duymadım. Bu konuda kendime de kızgınım.
Zira yapı olarak insanları sorgulamaya yönelten bir insanım. Hal böyleyken bu derneğe yapılacak bağışlarla ilgili bu derece güven duyduğum için geldiğimiz aşamada pişmanım. Yapılan yardımların ve toplanan paraların büyüklüğü göz önüne alındığında devam eden süreçte bu şahsa topladığı paraları nereye harcadığı konusunda hesap verilebilir olması yönünde telkinlerde bulunabilir ve bunu açıklamasını isteyebilirdim ancak bunu yapmadım.
Toplanan yardımların soruşturmaya konu edildiği haliyle nerelerde kullanıldığını görünce bu konuda açık söylemek gerekirse sorumluluk duygusu hissediyorum. Bu nedenle özür dilemek gerekirse de bu konuda özür dilemeye hazırım.
Bu özür ve pişmanlığımı zaten 16 Temmuz 2026 tarihli kime güvenmek başlıklı yazımda detaylı bir şekilde dile getirdim. Yukarıda da detaylı şekilde bahsettiğim üzere ben gazetecilik faaliyeti çerçevesinde insanlara yardımların bir an önce ulaşması kastıyla hareket ettim. Bunun haricinde adı geçen şahıslarla herhangi bir yakınlığım söz konusu değildir ve bu insanlardan herhangi bir menfaat elde etmem de söz konusu değildir. Konu hakkında söyleyeceklerim bundan ibarettir."