SON DAKİKA
Hava Durumu

Siyasi memba pozisyonundaki Millet İttifakı'ndan  En son Ankara ve Bursa Kulisleri

Yazının Giriş Tarihi: 03.11.2021 09:31

Aslında, kimi zaman Japon borsası gibi oynak bir tavır ortaya koymasa, bu dönem siyaset kulisleri hem veriminden geçilmiyor hem de tadından...
Öncelikle, Flash TV Genel Yayın Yönetmeni Gazeteci Hakan Aygün'ün komuoyunun gündemine taşıdığı esaslı kulis, siyaset sahnesinde büyük yankı uyardırdı.

 Şöyle ki: 
"Birinci ağızdan duydum" diyerek bu önemli kulisi paylaşan Aygun, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun kesinlikle ve kesinlikle cumhurbaşkanı adayı olacağını söyledi.  
Güncel siyaseti sıkı takip edenler açısından anında itibar gören bu kulis iddiası-bilgisi, nicedir konuşulan, göstere göstere gelen bir vaziyetin daha da netleşmesiydi.
Ki, evet...

CHP Lideri Kemal Klıçdaroğlu, lamı cimi olmaksızın bariz bir şekilde Cumhurbaşkanı adayıdır! Yola da, havaya da girmiştir. 
Aygün, kulis haberinde Kılıçdaroğlu'nun Cumhurbaşkanı adayı olacağını bir nevi tescillerken, esas bombayı, "kabinede İYİ Parti Lideri Meral Akşener, Gelecek Partisi Lideri Ahmet Davutoğlu, Deva Partisi Lideri Ali Babacan ve Saadet Partisi Lideri Temel Karamollaoğlu'nun da yer alacağını" söyleyerek yaptı.
"Meral Akşener, tıpkı eski günlerdeki gibi İçişleri Bakanı olacak!
Ali Babacan ekonomiden, Davutoğlu AB'den, Temel Karamollaoğlu ise teknolojiden sorumlu bakan olacak" 
dedi. (Zihinler tek bir noktada yandı. O da, Temel Karamollaoğlu için konuşulan bakanlık. Faraza benimki, fena yandı!)
Ve Aygün son olarak, Kılıçdaroğlu'nun seçimden önce kabine üyesi adaylarını bu şekilde ilan ederek seçime gitmeyi planladığını söyledi. 
Ki, bakın bu da, Ankara kulislerinin bilfiil doğruladığı bir siyasi kompozisyon. 
Şu ana kadar bu iddiayı yalanlayan olmadı. "Evet, aynen de bu şekilde planlanıyor" diye onaylayan ise pek çok oldu. 
Hasılı, Millet İttifakı boyutundan bakarsak, şu an için en banko model bu.
Siyasi matematik açısından da makul ve mantıklı.
Bu modelle ilgili tek bir muğlak nokta var. O da, Millet İttifakı'nın kilit bileşeni konumundaki HDP'nin bu kompozisyondaki yerinin ne olacağı?..
Ya da, olup olmayacağı...
İlaveten de, hem olursa ne olacağı, hem de olmazsa ne olacağı?..
Bir nevi baraj sorusu! 

***
Bu soruya bir başka yazıda yanıt aramak üzere geçelim, CHP Genel Başkanı Kemel Kılıçdaroğlu'nu büyük bir aşkla ve de şevkle Cumhurbaşkanlığı adaylığı için yüreklendiren (Gaza getiren) CHP Genel Merkezi'nden yansıyan dedikodulara...
İddia o ki, CHP'nin iki önemli ismi, Oğuz Kaan Salıcı ve Özgür Özel daha şimdiden Kemal Kılıçdaroğlu sonrası CHP'nin başına kim geçecek? Diye aralarında bir yarışa girmiş. 
Daha önceki yazılarımda da belirtmiştim çok tipik bir durum. Çok tipik bir yarış...
Bu yarışın daha şimdiden olduğunu ve vakti geldiğinde de alenen yaşanacağını CHP içindeki herkes biliyor ve bekliyordu. 
Ancak, zamanlama benim tahminimden daha öne çekilecek gibi.
CHP'nin Ankara kulislerine göre, Kemal Kılıçdaroğlu yeni yılın başında, (mümkünse Şubat, olmadı en geç Mart ayı gibi) Genel Başkanlık'tan istifa ederek, Cumhurbaşkanlığı için aday olduğunu alenen ilan edecek. Sonrasında da parti yeni genel başkanını seçmek için kurultaya gidecek.
Dananın kuyruğu da o zaman kopacak! (Hoş şimdiden de kopuyormuş. İller şimdiden pozisyon alıyormuş. İsmet Karaca liderliğindeki CHP Bursa İl Örgütü ne yapacak? Kime destek  verecek?.. Nasıl olacak?)
Bu noktada doğru ata oynamak çok önemli. Milletvekilliği için ahdetmiş İsmet Karaca için de çok önemli. 
Zamanla bakacağız, göreceğiz, görünce de yazacağız. 
***
Bu arada, plase iddia da halen geçerliliğini koruyor. 
Malum, aslında İYİ Parti Lideri Meral Akşener, Ekrem İmamoğlu'nun Cumhurbaşkanı adayı olmasını istiyor. Hem de çok istiyor. Pek çok istiyor.
E, Ekrem İmamoğlu ona keza... 
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında yaptığı konuşma misal...
Bana göre de, son derece bariz bir Cumhurbaşkanı adayı konuşmasıydı. 
Ya da asla, yolunda gitmeye kanaat etmiş bir İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı konuşması değildi. (Kılıçdaroğlu fanı CHP'li dostlar... Üzgünüm... Ancak, durum gayet sarih.  En iyisi siz, nam-ı diğer, "Rabbi yessir" İmamoğlu'nun konuşmasına bir daha göz atın. Ve şayet mevcut koşullar aynen böyle devam ederse, ne yapacağınızı düşünün.)
Zira, "Rabbi yessir" dış kulvardan koptu geliyor! 
***
Ve Tabii ki de Bursa Kulisleri...

Onlar da pek yaman!
Malum, Mustafa Bozbey, yeniden Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olabilmek için amansız bir mücadele veriyor.
Koştur koştur Meral Akşener'e gidiyor, O'nunla fotoğraf verip paylaşıyor. Oraya koşuyor, buraya koşuyor. 
Dediğim gibi, hem takdire hem de hayrete şayan bir mücadele...
Arkasında yine malum destekler... Gerek bir kısım AK Partililer, gerek epey bi kısım rantiyeci müteahhit tayfa...
Rantı, adası, paftası, parseli derken kendi "megoli idea"sını hayata geçirmek için fevkalade çabalıyor.
Gel gör ki, iddiaya göre, nicedir yerinden etmek, edip de yerine yakın kankisi Deniz Baykal'ı geçirmek için uğraştığı Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem tepesini çok fena attırıyor!
Netekim Bozbey'in tepesi, son olarak 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları sırasında, Athena konseri öncesi yaptığı konuşmada kendisinin adını asla anmayan Turgay Erdem'e yine çok fena atmış!
Attığı gibi de, konser alanını TERK ETMİŞ! 
"Sen nasıl olur da, 20 yıl boyunca Nilüfer'de öncelikle halk... Ona ilaveten de, vatan, millet için çalışmış benim gibi bir efsane başkanın adını anmazsın!!!"
Demiş. (Muhtemelen) Ve Athena konseri başlamadan alanı terk etmiş! 
***
Finale yaklaşırken...
Gelelim Mustafa Bozbey'in, "Very Important Person" kontenjanından yanında gezdirdiği, gücüne güç, itibarına itibar katan muhteşem ekibine...
Malum, biri başta gazeteciler olmak üzere lüzumlu gördüğü herkeslere kebap ısmarlayarak yol almaya çalışan (bana göre) Kürt şovenizmi yaparak siyasi rant elde etmeye çalışan, belediye meclislerinin şanlı Üyesi Şahin Sevinç...
Diğeri de, benim hala tam olarak ne yapmaya çalıştığını anlayamadığım için, "EYT rantçısı" dediğim bir diğer şanlı isim Özgür Erdursun...
Özgür Erdursun, yakın çalışma arkadaşları arasına, ırkçılığa karşı durmaya çalışan bir kadın gazeteciye-bana, hakaret eden ağzı bozuk ve ırkçı ve terbiyesiz birtakım insanları aldığı ve ısrarla da yanında tuttuğu için özel ilgi alanımdır. 
Erdursun benim, kırmızı çizgimdir. Edepte, dolaylı da olsa sınıra takılanımdır!
Hadi, Kürt burjuvazisi Şahin Sevinç'i anladık. (Diyelim...)
E Özgür Erdursun'a ne demeli?
Bursaspor'un efsane amigosu Ardiles'e, kendi adının yazılı olduğu formayı giydirerek, (anlamadım ki nasıl? Niye? Ne alaka?) siyasi yol almaya çalışan Özgür Erdursun...
Suriyeli düşmanlığı yapan ve bunu yaparken de bir gazeteci kadına çirkin, ahlaksız yorumlar yapan yakın yol arkadaşlarınızı dahi anlamaya hazırım...
Da...

Üzerinde "Özgür Erdursun" yazılı formayı Ardiles'e giydirince n'ooluyor?

Nasıl bir siyasi getirisi oluyor?
Allaisen bana da bir anlat.
Bildiğim her şeyi unutup, sıfırdan başlamaya hazır bir merakla soruyorum.

Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.