SON DAKİKA
Hava Durumu

Seçim Sathı Analizi Ve siyaset kulisi-dedikodusu

Yazının Giriş Tarihi: 10.07.2021 12:08

Bir önceki yazımda da dediğim gibi, ülke çok ciddi bir şekilde seçim sathına girdi.
Siyasetin ana gündem maddesi bu. Ankara'da da bu, yerelde de...
Epey enteresan olansa şu ki:
Ortada sandık yok. Ancak seçim sathı var. 
Seçim ruhu var. Seçim dinamikleri ve refleksleri var. En önemlisi de, eşyanın tabiatı gereği bolcana seçim kulisi var. 
Bizim de işimiz ekseriyetle bunu, yani siyaset kulislerini yazmak. 
Bu arada, "kulis" ya da "siyaset kulisi" diye şıklaştırılmış ifadenin özü-ana teması ise siyaset dedikodusudur! Siyasi kulis yazarları da, siyasi atsosferde dönen (elbette farazi olmayan-itibar edilebilir ölçekteki) siyaset dedikodularını yazıp, okura aktarır. 
Netekim, ben de bir önceki yazımda, tıpkı milyonlarca yıldır olduğu gibi siyaset kulisi-dedikodusu yazdım. 
Ki o da, sade suya tirit cinsinden bir nev-i ortama-sürece uyumlanma yazısıydı. Siyaset kulislerinde çevirilen bir çok dekikodu (Ne olur ne olmaz kabilinden, sağlaması beklendiği için)  bahse konu edilmemişti. Mesleki standartlarım açısından baktığımda, son derece hafif ölçekte bir yazıydı. 
Gel gelelim, bozulan, darlanan, gönül koymalara kalkışan çok oldu.
Ki, haydaaaaa!
Sakin olun şampiyonlar. 
Elbette maksat gönül kırmak, insanları incitmek, hele hele düşmanlık etmek asla değil.
...De, e bu da bizim işimiz. 
Bu yaştan sonra ne edelim? İşimizi mi yapmayalım?..
Hem ben, kötü şeyler yazmıyorum ki. "Falancanın adı en kuvvetli mafya abisi adayları arasında geçiyor" falan demiyorum ki.
"Filanca, kolpaya çıkmış, fırsat bulursa Bursa'yı yiyecekmiş" felan yazmıyorum ki.
Siyaset kulislerinde adı muhtelif adaylıklar için geçen isimleri, siyaset ve siyaset kulisi takip eden okura aktarıyorum.
Şeytan bunun neresinde?..
İlaveten de, uydurmuyorum. Hayal ürünü şeyler yazmıyorum. (O denli yetenekli olsam, gazeteci değil romancı olur, belki de malı götürürdüm.)
Bizatihi sizlerin partilerinin kulislerinde ne konuşuluyorsa, onları yazıyorum. (Hatta ve hatta, sağlamasını yapma-yapamama kaygısı sebebiyle, konuşulanların onda birini ancak yazıyorum. Demek orijinal kulis yazsak  bodoslama, kim bilir neler olacak?..)
Hem madem öyle...
Herkes kendi partisinin kulisine bi çekidüzen versin. İşkillenenlere vaziyetin aslını izah etsin. "Öyle değil, böyle" desin. Yanlış anlama ve anlatımların önüne geçsin. Biz de işimize bakalım.

***
Neyse...
Geçtiğimiz yazıdan devamla... (Yalnız, o korkunç kısıtlama süreçlerinin neticesinde şu aralar kıyın kıyın da olsa, yaz moduna geçmeye çalıştığımdan, gönül koyacak olanlara layığınca gönül koymayı canım da hiç istemediğimden, bazı kulisleri-dedikoduları şimdilik esirgiyorum. Ha bir de, gazeteci sevgi böcüğü değildir. Herkesler sevsin diye bir derdi olmaz-olamaz. O derde düşenlerin yaptığı iş gazetecilik değil, halkla ilişkilerdir. Ve hiç ama hiç tarzım değildir.)
Geçen yazıda ne demiştik?
"İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Kılıçdaroğlu'nun Bursa Büyükşehir Adayımız Bozbeydir" emrivakisine haklı olarak bozuldu demiştik. 
Daha o yazımızın mürükkebi kurumadan, CHP  saflarından bu kez de, "Cumhurbaşkanı adayımız Kemal Kılıçdaroğlu'dur" siyasi nezaketsizliği geldi.  
CHP Millet İttifakı'ndan koptu mu? Ayrıldı mı, ayrılıyor mu?..
N'oluyor?
CHP, Millet İttiffakı bileşenlerinden biri olmaktan vazgeçtiyse ve önümüzdeki seçime tek başına girme kararı aldıysa, mesele yok. Bir önceki Cumhurbaşkanlığı Seçimi'nden farklı olarak bu kez adayınızı erken açıklamanız  avantajınızadır hatta. 
Ve fakat, şayet ittifak bozulmadıysa bu nezaketsiz tavrı anlamak gerçekten zor. Meral Akşener faktörü ne olacak?
E Akşener de, partisinin ve Millet İttifakı'nın potansiyel Cumhurbaşkanı adayı?..
Bursa örgütüne Mustafa Bozbey emrivakisi yapar gibi, Millet İttifakı bileşenlerine Cumhurbaşkanı adayı emrivakisi yapmak mümkün mü?
İşin ilginci, Meral Akşener hayrete şayan bir sabır ve nezaket örneği sergiliyor bu süreçte. Asla maraza çıkarmıyor, fevri davranmıyor, asla ittifakı zedeleyebilecek reaksiyonlar göstermiyor. 
Gel gelelim, CHP saflarından taarruz üstüne taarruz. 
Alt tarafı, geçen seçimde ağlaya ağlaya giden, istediğini yaptıramayan ergenler misali İYİ Parti Grubu adı altında beş karış surat astıkları, ağlamaklı o eşsiz karelerle siyasi tarihe geçen üç-beş milletvekili ödünç verdiniz İYİ Parti'ye.
Tüm bu tavırlar, o ödünç milletvekili hüllesinin diyeti mi?..  
Anlamak zor. 
***
İlaveten...
Günün siyasal şartları itibarıyla şu tartışmasız bir gerçek ki, AK Partililer, Millet İttifakı'nın adayı Kemal Kılıçdaroğlu olsun diye dualar ediyor. Kesinleşirse lokma döktürecekler sevinçten. Şükür namazları kılacaklar. 
Hadi, nezaketi geçtim. 

Gerçeklik duygunuzu da mı yitirdiniz? 
Yahu, hangi kallavi düşmanınız sizi Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu ülkede, şu şartlarda Recep Tayyip Erdoğan karşısında seçim alabileceğine ikna etti?
Ekmelettin Vakası'nın mucidi mi?
Abdullah Gül kalkışmasının akıldanesi mi?
Kim?..

Ekmelettin vakasında, Erdoğan'ı Cumhurbaşkanı seçtiren bizatihi sizsiniz. 
Abdullah Gül kalkışması hasebiyle vakit kaybedip, Muharrem İnce'yi ancak seçime üç gün kala, "Gel bakalım Muharrem" diye iğneleyerek sahaya süren ve sonrasında da İnce'yi sahada tek başına bırakıp, seçilmemesi için gayret sarf ederek geçtiğimiz seçimde de Erdoğan'ı Cumhurbaşkanı seçtiren yine bizatihi sizsiniz...
Eee?..
"Önümüzdeki seçimde de, bir kez daha seçtiririz hayırlısıyla" diyorsunuz zaar?
Doğru mu anlıyorum?
Ya da bir tek ben bi anlamıyorum?
***
Oysa ki, zaten aleyhinize olan şartlar değişiyor gibi.
Cumhur İttifakı bir şekilde Kürt oylara yönelik yeni bir süreç başlatıyor. Sonu ne olur bilemem. Fakat belli ki, niyet ciddi.
Hani şu, Millet İttifakı'na Ankara ve İstanbul'da seçim aldıran Kürt oyları var ya... 
Hah işte, o oylar bu kez çantada keklik değil. Hepimiz de biliyoruz ki, bu ülkedeki Kürt seçmen ağırlıklı olarak iki temel dinamik üzerinden oyunu belirler. 
Ya etnik kimlik yaklaşımı üzerinden oyunu belirler. 
Ya da, mütedeyyinlik temeli üzerinden yön verir oylarına.
 
Şimdi bu noktada haddimi aşıp, Zülfü Livaneli ayarında, ayıplı ve saçma sapan laflar etmek istemiyorum ancak, mütedeyyin ve tutucu Kürtler her zaman olduğu gibi bu seçimde de ekseriyetle "Tayyip Erdoğan" diyecek. 
Geriye geçen seçimde olduğu gibi etnik temel refleksiyle oy kullanacak olan Kürt seçmen kalacak.
Ancak, bu kez o oylar asla cepte değil. Bu kez kaçak güreşme kabul etmiyorlar. Bu kez, gizli saklı işler istemiyorlar. Bu kez, o oylar sayesinde oturduğunuz koltuklar kadar legal  olmak istiyorlar. 
Cümleten düşünelim...
Şu ana kadar sabrını sınadığınız Meral Akşener ve Türk milletçisi partisi, tabanının, seçmeninin karşısına HDP eş başkanlarıyla çıkabilir mi? 
Faraza, Meral Akşener ve Pervin Buldan, ittifak paydaşı olarak ortak seçim gezisi yapabilir mi?  Ortak bir miting düzenleyip seçmenin karşısında konuşabilir mi?
Hiç sanmam!

Bu yazı siyasetin reel gündemi gereği biraz bilim kurgu ayarında oldu ancak, Millet İttifakı, Cumhurbaşkanı Adayı olarak şayet gerçekten Kemal Kılıçdaroğlu ile seçime girerse, Cumhurbaşkanlığı makamı Recep Tayyip Erdoğan'a bir kez daha hayırlı olsun. 
***
Finalde, yerelden bir kulis aktaralım. 
Hem Mustafa Bozbey, hem de Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem'in civarında fink atan bir tayfa var. 
Biraz ona, biraz diğerine yakınlar.
Bazen ona, bazen diğerine meftunlar. 
Japon Borsası gibi oynak bir seyir izleyip,  duruma göre bakıp, vaziyete göre şekil alıyor bu tayfa.
Bir diğer ortak özellikleri ise çenelerinin çok ama çok düşük olması.
İşte bu güzide kadronun kulisleri şenlendirdiği en son iddiasına göre, Bozbey ve Turgay Erdem'in arası yine çok fena limoniymiş.
Hatta o denli limoniymiş ki, Bozbey gelecek yerel seçim hesapları kapsamında Turgay Erdem'in üzerini çizivermiş. Yerine de, pek yakın çalışma arkadaşı, Deniz Baykal'ı yazmış. (mış...)
Şu siyaset çok garip iş.
Sen kalk, geçen seçimde Turgay Erdem Nilüfer'e aday olsun diye kesenin ağzını Başkent'e doğru aç kocaman!
Şimdi de, üzerini çiz!

Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.