SON DAKİKA
Hava Durumu

Oktay Yılmaz Yıldırım Belediyesi'ni Yeni Baştan Yapılandırıyor!

Yazının Giriş Tarihi: 06.02.2021 22:20

Oktay Yılmaz Yıldırım Belediyesi'ni Yeni Baştan Yapılandırıyor!

Son dönemde (görev değişiklikleri mevzu bahis olduğunda) AK Parti siyasetine hakim olan aşırı ama aşırı kibar bir dil var.

Ki, gazetecilere kök söktürüyor.

Yok, "falanca görevden affını istemek..." (İstifa etmek...)

Yok, "affı kabul olmak, yani affolunmak..." (İstifasını kabul etmek...)

Yok, "kendilerine teşekkür etmek..." (Görevden almak...)

Yok, "emaneti teslim etmek..." (Beni görevden aldılar.)

Ve benzeri bir takım aşırı kibar haller...

Aslında güzel şey.

Yani hayat baştan aşağı kaba-saba hal ve gidişin etkisi altında perişan olurken, siyasetin, bari bu boyutuyla fevkaladenin de fevkinde bir İstanbul Türkçesi ile sevk ve idare edilmesinde en ufak bir sakınca yok.

Lakin, haberciler açısından iş çok zorlaşıyor.

Eskiden, istisnai halleri saymazsak iki türlü görevden uzaklaşma şekli vardı.

Ya istifa ederdin...

Ya da görevden alınırdın.

Her şey bu kadar yalın ve netti. Ve topluma aktarması da bir o kadar kolaydı.

Ya, "falanca görevinden istifa etti" yazılırdı.

Ya da, "filanca görevinden alındı" denir ve geçilirdi.

Şimdilerde Tanzimat Dönemi Edebiyatı misali olunca bu işler, e haber dili de böyle bir Türkçe'yi içinde asla barındırmadığı için, oturup uzun uzun metin tahlili yapmak gerekiyor.

***

Faraza...

Yıldırım Belediye Başkan Yardımcısı Ali Mollasalih, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla yeni gelişmeyi duyururken, "emaneti teslim ettim" demekle tam olarak ne demek istemiştir?

A) İstifa ettim ve bunun sonucunda emaneti teslim ettim.

B) Görevden alındım ve ardından emaneti teslim ettim.

C) Karşılıklı anlaşarak yollarımızı ayırmaya karar verdik. Ve bunun üzerine emaneti teslim ettim.

D) Kıymetimi bilen olmayınca "alın emanetinizi" dedim.

F) Kibarca gönderildim diye ben de en zarifinden vaziyeti idare ettim.

***

Oysa, günümüzün dijital ve dolayısıyla çok hızlı olmak zorundaki yayıncılık gerçeğinde habercinin böyle opsiyonlu ve muğlak ifadelerle uğraşmaya vakti yok.

Ne ettin?

Emaneti teslim ettim.

Hadi buyur!

İşin yoksa alt metni ara bul. Oku yorumla, anla, et...

Vay vay vay...

"İstifa etti" yazıyorsun. İtiraz geliyor. "Yok, istifa etmedi."

E tamam o zaman deyip, "görevden alındı" yazıyorsun.

Ona da itiraz geliyor. "Yok, öyle de değil. Biz kendilerine teşekkür ettik."

...???

Dolayısıyla, olan biteni izah edecek olan haber, kendi orijinal dilinden çıkarak şöyle bir hale evrilmek durumunda kalıyor.

"Efendim şimdi, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, kat-i surette rencide etmek istemediği Ali Mollasalih, Servet Hacaoğulları ve Fatih Polat beylere teşekkür etmek suretiyle bu isimlerin görevden affolunduğunu tebliğ ederken...

Ali Mollasalih Bey de "emaneti teslim ettim" diyerek, kendisine "teşekkür edilerek" ifade buyurulan görevden alınma hadisesini kamuoyuyla paylaşır gibi olmuşlardır."

Eyvah eyvah!

***

İşin özü şudur sevgili okur.

Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, her üç ismi de geçtiğimiz akşam görüşmeye çağırarak diyor ki:

"Ben belediyede yeni bir yapılanma oluşturuyorum. Bundan böyle farklı isimlerle çalışmak istiyorum. Dolayısıyla her birinize teşekkür ediyorum." (Her birinizi görevden alıyorum.)

Bu arada, (Yakın çalışma arkadaşları nasıl bilir, ne düşünür bilemiyorum ancak buradan bakınca) Oktay Yılmaz hakikaten fevkalade kibar bir siyasetçi. (Kendisiyle yaptığım röportajdan biliyorum. Hoşlanmadığı bir soru ile karşılaştığında dahi asla gerilmiyor, agresifleşmiyor. Kibir yapmıyor. Öyle kibar yanıt vermiyor ki o sorulara. İnsan röportajı deşifre ederken ancak ayabiliyor.)

"Arkadaşlar rencide olmasın diye o ifadeyi öyle kullanmasaydık..."

" Şu haliyle de hala kırıcı olabilir. Şöyle mi deseydik acaba arkadaşlarımızı incitmemek adına..."

Oradan Ali Mollasalih düzeltme gönderiyor:

"İstifa değil. Başkanın takdiri!"

***

Özetle sonuç:

Yıldırım Belediye Başkanı Yılmaz, belediye yönetiminde yeni bir yapılanmaya gidiyor.

Servet Hacıoğulları ve Fatih Polat'ın neden görevden alındığını şu an için bilemiyorum. (Bilen varsa sevabına aktarsın.)

Ve fakat, Ali Mollasalih'in Belediye Başkan Yardımcılığı görevinden alınacağı epeydir konuşuluyordu. Hatta biliniyordu.

Dalayısıyla sürpriz olmadı. (Biz de çok dedik, çok anlattık. Kabil değil olmadı... Elinde teyemmüm taşı, gezdi durdu.)

Pekii tam olarak neden bu görevden alındı?

Bitmek bilmez temaslarından ötürü mü?

Çok ama çok başına buyruk bir gezgin profili çizdiği için mi?

Son aylarda ısrar ve inatla, "kafasına göre takıldığı" için mi?

Sürekli olarak hariçten gazel okuduğu için mi?

Herkese ısrarla teyemmüm taşı hediye ettiği için mi?

Yakın durduğu isimler yüzünden mi?

Uzağında durduğu isimlerin en sonunda tepesinin tası attığı için mi?

Oktay Yılmaz, bu isimlere niye "teşekkür ettiğine" dair detaylı bir açıklama yapmadı.

"İdari bir tasarruftur. Önümüzdeki süreci daha proaktif (bir sorunu oluşmadan çözmeye çalışan, gelecekteki bir durum için önceden hareket etme prensibine sahip anlamında) bir şekilde yürütebilmek için arkadaşlarımıza teşekkür ettik" demekle yetindi.

Anladığım o ki, gelinen noktaya rağmen toparlayıcı olmaya çalışıyor.

Bu sebeple de, basına çok da fazla detay vermek istemiyor.

Ali Mollasalih üzerinden devam edersek... Muhtemeldir ki, görevden alınmasında bu saydıklarımın hepsinin belirli oranlarda payı var.

Pekii ya diğer isimler?..

Onlara neden "teşekkür edildi?"

Hadi Ali Mollasalih, temastan temasa koştu.

Diğer hepsi bir yana, sırf bu tavrıyla sivrildi ve rahatsızlık verdi.

Diğer isimler neden görevden uzaklaştırıldı?

Şahsen şu an için bilemiyorum ve bunun için de, AK Parti kulislerinde ileri sürülen tezlere şöyle hafiften kulak kabartıyorum.

Çok daha köklü değişimlerden ve yapılanmalardan bahsedilen kulislere...

Çok daha güçlü sebep-sonuç ilişkilerinden bahseden kulislere...

Şu an için bana göre epey bi ham aşamadalar.

Vaziyet dedikodu olmaktan çıksın, siyasi sağlam kulis aşamasına geçsin.

Aktarırım...

Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.