SON DAKİKA
Hava Durumu

Helal olsun CHP'yi kurtaran Meral Akşener'e!

Yazının Giriş Tarihi: 29.04.2018 15:31

Yazımıza, (O nasıl bir efsanedir) Şeytan'ın Avukatı Filmi'nin hafızalara kazınan repliği ile başlayalım.

Filmde Şeytan, kendisini bir halt zanneden süper ego avukatı yerle yeksan ederken der bunu:

  "Şüphe yok ki kibir benim en sevdiğim günahtır!"

Benim açımdan da durum aynen böyledir.

Kibir... 

Hele ki mesnetsiz kibir en ifrit olduğum günahtır!

***

Dedik ve konumuza döndük.

Mankafa olmayan herkes de biliyor ki, Çatı İttifakı içinde yer alan Saadet Partisi ve CHP, günlerdir tırım tırım Abdullah Gül'ü bu ittifakın Cumhurbaşkanı Adayı olsun diye iknaya çalışıyor!

Bu arada...

Yok falanca tivit atıp, "yok öyle şey!" demiş.

Filanca, "nerden çıktı bu Abdullah Gül şeysi!" diye isyan etmiş...

O yalanlamış, öbürü yemin billah reddetmiş!

Geyiği, (Hiçççç kusuruma bakmayın) beni asla ama asla bağlamadı.

Daha da açık yazayım:

Hele ki meslekteki 23. yılımda...

YEMEZLER canım! (Maslak'taki ofisin dili olsa da, günlerdir gecelerdir o ofisin kapısını ikna için kimler kimler aşındırdı bi anlatsa!)

Zira, bırakın yeminli reddedişleri, (O top çevirmek, sosyal medya tarafından nispeten uyandırılan CHP tabanının, seçmeninin gazını almak içindi) CHP de, tıpkı Saadet Partisi gibi Abdullah Gül'ü iknaya çalıştı!

Kaldı ki...

"Kur çatıyı. Çıkıp tepenize aday olayım!"

Modundaki Abdullah Gül de ikna olmaya dünden hazırdı.

Bu eşsiz planı, projeyi bozan...

Şimdilerde nankörlükle suçlanan Meral Akşener'in, "Hayır kardeşim! Ben Cumhurbaşkanı Adayı'yım. Gül için bir gram geri adım atmam!"

Diye diretmesidir.

Bu noktada Meral Akşener, CHP'yi hazin ve kesin bir sondan...

Seçim sonrasında dükkanı kapatıp gitmek zorunda kalmaktan kurtarmıştır.

Şimdilerde, "Vay oyun bozan vay! 15 vekil vererek sizi seçime katılabilir hale getirdik. Şimdi ne bu direnç! Ne bu nankörlük!" 

Diye Akşener'i suçlayan CHP'liler, yatıp kalkıp "Meral Abla"ya dua etsindir.

Zira Akşener bu direnciyle CHP'nin (kalan) sol onurunu kurtarmıştır!

NET!

***

Netekim...

O ne süper egodur öyle...

"Bir faninin erişebileceği en büyük mevkilere ulaşan" Abdullah Gül de...

"İstedim, vermediler" temalı basın açıklamasında yazdıklarımın ne denli doğru olduğunu bilfiil ortaya koymuştur.

Dikkat buyurunuz, ifade aynen şöyle:

"Ben geniş bir mutabakat olursa üzerime düşeni yapmaktan çekinmeyeceğimi söylemişimdir. Temel Bey'in çabalarını takdirle karşılıyorum. Ancak bu çabalar sonrası geniş bir mutabakat ortaya çıkmamıştır."

Diye aday olamadım!

Gül'ün açıklamasının en önemli cümlesi budur.

Gerisi, kendisini övdüğü fasarya kısımından ibarettir. (Bu arada, "dindar kimlikli siyaset-siyasetçi" ifadesi de ayriyetten dikkat çekicidir. Şuna açıktan Siyasal İslam demek yerine böyle yumuşatması da, hala, her ihtimale karşı CHP seçmenine yapılmış kandırıkçı bir jestten ibarettir.)

***

Ve sonuç...

Helal olsun, Cumhurbaşkanı Adaylığı'nda direten Meral Akşener'e...

Hem sözünden dönmeyen cesareti için...

Hem de CHP'yi tarih boyunca izahı-affı mümkün olmayacak bir yanlışa imza atmaktan (şimdilik en azından) kusur bıraktığı için!

AK Parti'yi ve Tayyip Erdoğan'ı sandıkta yenmek...

İster ittifakla, ister kendi başının çaresine bakarak...

Her muhalif partinin en doğal amacı, en eleştirilemez, eleştirilmesi teklif dahi edilemez hakkıdır.

Ve fakat...

Bu haklı ve doğal talep, histeri boyutuna varırsa...

Kurtarıcı (!) olarak Siyasal İslamcı Abdullah Gül'ün peşine düşmek gibi hazin işlere kalkışılabilir.

Kalkışıldı da netekim.

Şimdilik büyük geçmiş olsun.

Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.