SON DAKİKA
Hava Durumu

Hadi artık! CHP Bursa'da muhalefet yapsın

Yazının Giriş Tarihi: 26.02.2018 18:13
Pek kıymetli CHP fanatikleri-partizanları kusuruma baksın! Zira yazacaklarım işinize gelse de, gelmese de hakikattir. Şadi Özdemir başkanlığındaki CHP İl Yönetimi, görevde kalınan süre boyunca bu kentte, bırakın ana muhalefet partisi olmayı, ortalama bir muhalefet partisi kadar bile muhalif siyaset üretemedi. Hadi üretimi de geçtik, Bursa bir muhalif parti açısından bizatihi memba bir kentken, oturduğu yerden bile muhalefet yapamadı! Yaptığını varsaydığı muhalif birkaç hareket ise fevkalade kifayetsiz kaldı, kimse bir şey anlamadı. İktidar partisi (Var ki bir ya da birçok bildiği) bu kentin koss-koca Büyükşehir Belediye Başkanı'nı Recep Altepe'yi görevden aldı!  Dönemin CHP İl Başkanı Şadi Özdemir, demokrasi havarisi kontenjanından çıkıp, Altepe için ağıt yaktı! Sanırsın bu ülke gerçek demokrasinin ana vatanı, sanırsın bu ülkede tüm demokratik koşul ve işleyişler tamam. Gel gelelim, Recep Altepe niye görevden alındı? Altepe döneminde tamamen duygusal sebeplerle ılımlı bir muhalefet sergileyen Şadi Özdemir'in, fevkalade mühim iddiaların öznesi olma iddiası-suçlamasıyla görevden el çektirilen Altepe'nin ardından ağıtlar yakması niyeyse birçok CHP'li açısından da fevkalade normal kabul edildi. Neticede il başkanı, demokratik teamüller gereği sorgulama yapıyor, seçimle gelen bir belediye başkanının görevden alınması ile ilgili hükümete nefis bir şekilde posta koyuyordu! Vay vay vay!!! İşin daha da tuhafı, CHP'nin yapması gereken muhalefeti, aynı süreçte Bursa'da bizzat iktidar partisine mensup insanların yapıyor olmasıydı. Altepe'yi, bu kentte yaptıklarıyla, yapmadıklarıyla, kaybettirdiği zamanla, ziyan edilen kaynaklar ve tüm diğerleriyle eleştirmek iktidar partililere kalıyordu. (Bakınız, bu minvaldeki sosyal medya paylaşımları , dönemin anti-demokrat il başkanı Cemalettin Torun tarafından, iler tutar yanı olmayan gerekçelerle ihracı istenen AKP'li isimlere...) Bundan daha da tuhafı ise... Yine CHP, kuzuların sessizliği modunda uslu uslu dururken, Recep Altepe'nin ardından Büyükşehir Belediye Başkanı olan Alinur Aktaş'ın yaptığı açıklamalar ve ilk icraatlarıyla, aynı zamanda geçmiş döneme ilişkin hakikatli bir eleştirel tablo ortaya koyuyor olmasıydı! Aktaş bunları tek tek anlatırken, anlattıklarını uygulamaya koyarken CHP yine ekseriyetle susan taraf oldu. Suda, ulaşımda indirim yapıldı. CHP çıkıp, "bu zamana kadar niye bu kente farklı bir ücret politikası dayatıldı? Madem böyle de olabiliyordu, bugüne kadar uygulanan ücret tarifesindeki fazlalık kim bilir nerelere gitti?" diye ses getiren, toplumda farkındalık yaratan bir şekilde soramadı. Hoş CHP, misal bu kente yıllarca dayatılan-içirilen leş muhteviyatlı içme suyu konusunda ne zaman, neyi sorguladı ki? Bu kapı gibi hakikat konusunda tek emek, tek niyet MHP'li Cemil Aydın'a aitti. (Cemil Aydın bu kentte yaşayan en hakikatli muhalefettir. Tüm emeğini rasyonel ve ses getiren muhalif çalışmalara ayıran inanılmaz saygı duyduğum bir isimdir.) Hazır baraj sorunu, zengin koca avına çıkarak yaptığı izdivaç neticesinde sınıf atlayan o anası güzel kızlar gibi kolayca aşılmışken!!! MHP, Cemil Aydın'ı birinci sıradan Milletvekili Adayı göstermek yerine yine malum Politbüro ekibinden birini gösterirse yazıklar olsun! *** Neyse... Biz yine CHP'ye dönelim ve yeni İl Başkanı Hüseyin Akkuş dönemindeki beklentilere geçelim. Zira geçmiş nereden tutsan elinde kalıyor! CHP artık, çay, çorba, aşure, lokma vs dağıtarak "siyaset ürettim, iş yaptım" zannetmekten çıkarılmalı, hatta bu tür popülist geyiklerden tüm ilçe örgütleri men edilmelidir. Hem komik! Hem de kifayetsiz! CHP Kadın Kolları, (O nasıl kongre süreciydi öyle? Hicap duygumuzdan izleyemedik. O kadar diyim size...) Ufak Tefek Cinayetler Dizisi'nin ana karakterlerini aratmayacak çekişmelerden arındırılmalı! Sol adına, sol siyaset üretir hale getirilmelidir. (Bu arada, CHP gibi solda olduğunu iddia eden bir partide kadın ve gençlik kollarının olması! Yani ana dinamiği oluşturması gereken kadın ve gençlerin, ana kademeden ayrılarak KOL olması, KOL kalması da ayrıca bir ayıptır. Bunu da Tüzük Kurultayı düşünsün.) *** Mesela ben CHP'li kadınlardan, bu kentin cinsel istismar raporunu beklerim! Öyle, elinde pankartlarla en bildiğin anıta kadar yürüyerek, orada kınamalarla, beddualarla siyaset yapma dönemini bari siz bitirin. Gidin Sosyal Hizmetler'e, gidin bu kentteki kadın sığınma evlerine... Gidin Bursa Barosu Kadın ve Çocuk Hakları Komisyonu üyelerine! Darmadağın olma pahasına gidin! Gidin ve hakikati ortaya çıkarın. Sonra da bu kentin yüzüne vurun hakikati! Önce gerçeğiyle yüzleştirin toplumu. Sonra da çözüm üretin. Uzmanlara, akademisyenlere gidin bu kez. Ne yapmalıyı, nasıl yapmalıyı sorun. Sonra da bunu anlatın topluma. Önce sorunun nicelik ve nitelik analizi, sonra da çözüm önerilerinizle çıkın toplumun karşısına. Siz bunları yapın. Gerçek gazeteciler olarak biliyorum ki biz, hepimiz arkanızdayız. Kime ne kadar ulaştırabilirsek... Gücümüz, kalemimiz, kifayetimiz yettiği oranda arkanızdayız. Çok elzem görülüyorsa şayet, ana kademelerin kallavi tipleri elinde kepçelerle doldursun aşureleri! Lokmayı onlar döksün! Onlar pay etsin! Şiddet gören kadınlara el atın! Ve zorunlu fuhuşa sürüklenen çocuklara... Ama anıta kadar yürüyerek, orada ağlanarak, kahrederek değil! Hakikatle, samimiyetle mücadele etmek için el atın. *** Ve siz CHP'li gençler... Bu kentin çocukları uyuşturucu çetelerinin elinde, sokaklarda, kıvrana kıvrana can veriyor! Uzatmaları oynayabilenler de ne yazık ki birgün aynı şekilde can verecek! Nazım Hikmet okumayı ve birbirinize okuduğunuzu göstermeyi bitirin artık! Envai çeşit şiir dinletilerini, vesaireyi bırakın. Çıkın artık sokaklara, alana, sahaya.... Ama ana arterlere değil. Ara sokaklara, arka sokaklara! Tutunamayan yaşıtlarınızın olduğu, yaşamaya çalıştığı mahallelere gidin. Bu kentte uyuşturucuyla tanışma yaşı 12... Kimse sizden narkotik gibi çalışmanızı, uyuşturucu satıcıları ile mücadele etmenizi beklemiyor. Ve fakat, madem ki solcuyuz. Madem ki kalp soldan atar! Sokaklarda can çekişerek ölen her çocuk bir numaralı gündeminiz olmalı! Bu kentin uyuşturucuya bulaştırılan çocukları-gençleri, nedenleri, niçinleri sizin göreviniz olmalı. Toplumu sizler bilgilendirmeli, sizler yönlendirmelisiniz. Ve yine biz gerçek gazeteciler olarak arkanızdayız! İnanın, yaşasaydı Nazım da, Deniz de böyle yapardı. *** Ve siz Hüseyin Akkuş başkanlığındaki CHP İl Yönetimi... Hepsi ve daha fazlası sizin görevinizdir. "Sol" diyerek, "sol siyaset üreteceğiz" diyerek göreve geldiniz. Misal ben sizden bu kentin kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığı... Heba edilip edilmediği analizini beklerim. Bu kentin sosyo-ekonomik analizi sizden gelmeli. Gelir dağılımı, fukaralık sınırı, açlık sınırı, işsizlik oranı sizin derdiniz olmalı. Tarım kenti Bursa ne durumda? Sanayi kenti Bursa'daki istihdam oranı nedir? Eğitim, sağlık ve tüm diğerleri konusunda toplumu, gazeteciyi siz enforme etmeli, siz yönlendirmelisiniz. Bakınız; bu kentin üniversitesi, kendisini şeyhülislam zanneden bir rektör tarafından yönetiliyor! Orada okuyan çocuklar kimlere emanet? Sadece ve sadece takkeliye kapılarını açan o üniversitedeki akademik durum nedir? Sizden kapı gibi bir Uludağ Üniversitesi Raporu gelmeli. Kadın ve gençlik kollarının, sol siyaset adına zerre kadar hükmü ve değeri olmayan boş emeklere sürüklenmelerinin ve böylelikle daimi atıl tutulmalarının önüne bari bu dönemde siz geçin artık! Sol yumruğu havaya kaldırıp, "cik cik cik" ucuz artistlikler yapılmasın! Solcu geçinenlerin, solla uzak yakın ilişkisi olmayan cakalı ve içi boş atraksiyonlarına, pek bilmişliklerine, al gülüm ver gülüm hallerine son verin! Benden size dost uyarısı... Aksi halde Bursa'da harbiden işiniz zor! Bırakın arttırmayı, beş milletvekili çıkardığınız son seçim, tatlı ama uzak bir anı olarak ardınızda kalacaktır. Asla temenni olmayan, kesin bilgi! Yazın bir kenara...
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.