SON DAKİKA
Hava Durumu

Gözünü sevdiğimin eski, geleneksel Bursa'sı

Yazının Giriş Tarihi: 22.02.2020 22:53

Gözünü sevdiğimin eski, geleneksel Bursa'sı...
Gözünü sevdiğim geleneksel esnaf...
Çok uzun, ama gerçekten çoook uzun bir aradan sonra bugün Heykel'e gittim.
Başka bir kente gitmiş gibi...
Hatta, bildiğiniz turist gibi...
Önce çocukluğumun geçtiği eski mahalleme gidip, oradaki ilk, en has, en öz Ülkü Pastanesi'ne uğradım.
Çocukken sevdiğim ne varsa aldım.
Numan Abi her zamanki gibi oradaydı.
Her zamanki gibi en sevdiğim pastadan ikram etti. Her zamanki gibi yuttum. 
Aldığım bir dünya şey karşılığında son derece cüz-i bir miktar ödedim. 
Ve, "vay be!" Dedim.
Nilüfer'de bizi nasıl da alıştırmışlar o korkunç fahiş fiyatlara...
Sonra...
Kestane kebap faslı tabii ki...
Meğer ben Nilüfer'de yaşadığım o çok uzun yıllar zarfında hiç kestane yememişim!
Hele közde...
Satıcıdan 20 liralık kestane istedim. 30 liralık doldurdu.
Artık nasıl baktıysam, bir o kadar da elime tutuşturup:
" Ye abla" dedi...
"Yerim ablam" dedim. Hepsini yuttum.
Sonra...
Sokak çiçekçilerini gördüm.
Hele Nergis gördüm. Şad oldum... ( O caanım çiçek yok buralarda. Varsa da bana denk gelmiyor.)
Bir elimde pastalar, diğerinde kestane...

Çiçek almaya çalışırken, çiçek satan adam:
" Acele etme" dedi önce...
Sonra, "çantanı kapatmayı unutma!" Dedi.
En sonunda da giderken:
"Allah'a emanet ol" dedi.
Kal geldi... Orada öylece kalasım geldi...
"Nasıl yani?" Diye adama sorasım geldi.
Vay vay vay vay...
Bana en son kim demişti ki, "Allah'a emanet ol" diye?..
Kızlarıma her gün ettiğim duayı, bana en son kim, kim bilir ne zaman etmişti?..
Ağlasam mı, ağlamasam mı?
.......?
En iyisi sağlamından ağlasam diye düşünürken, cadde üzerindeki eczaneyi gördüm. ( Rasyonel hayata yeniden dahil olmak için) Tansiyon ve guatr ilaçlarımı aldım. (Ben o kafayla aldım sandım) ve çıktım.
Heykel'de yürümeyi özlemişim...
En son ne zaman yürüdüm ki?...
Biz Nilüfer'de, her yere arabayla gidip, yürümek denen eylemi, o uzaylı işi tartan pistli yürüyüş parkurlarına havale ettik...
Böyle düşüncelerle yürürken...
"Abla" diye seslendi birisi...
Sallamadım.
Sonra yine seslendi.
Yine sallamadım.
Nilüfer'de, "abla" diye seslenilmez, sahiden ablası değilseniz.
"Hanfendi bakar mısınız?" Diye seslenirler.
Biz hanfendiler de bakarız. Ya da bakmayız...
Omuzuma dokunulunca irkildim.
Durdum, baktım...
"Ablammmm" dedi bir genç-bir küçük çocuk...
"Ablam, paranın üzerini ve bir de ilaçlarını almamışsın..."
.......????
" Sen bunun için mi böyle koştun? Bunun için mi böyle kan ter içinde kaldın?.."
......?
"E unutmuşsun be ablam..."

****
Şayet, gerçekten geleneksel bir bölgesinde yaşıyorsanız Bursa'nın...
Pastaneci, kestaneci sizi kazıklamak yerine jest yapıyorsa...
Çiçekçi size dua ediyorsa...
Eczacı çırağı, para üstüyle ilacı size teslim etmek için arkanızdan depara kalkıyorsa...
İşte orada gerçekten gülümsenebilir....
Bize, Nilüfer'deki sanrıyı kakalamışlar, "gülümseyin" diye...
Aldanmış gelmişiz...
Aldanıp güler gibi yapmışız.........

Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.