SON DAKİKA
Hava Durumu

Faruk Çelik ve Bozbey aralarında anlaştı mı? İşte beyin yakan siyaset kulisleri!

Yazının Giriş Tarihi: 04.09.2018 22:13

Aktaracağım kulisler (siyaset dedikoduları için) beyin yakan ifadesini kullandım zira, muhtelif kaynaklar aktarırken benimki hakikaten yandı.

Önceliği CHP'ye vererek, şöyle ki diyeyim:

CHP'nin geçtiğimiz haftaki gündemi, "İl Başkanı Hüseyin Akkuş gitsin, yerine bizlerden biri gelsin ki, CHP'yi yerel seçimde şampiyon yapalım" tadındaki muhalif ekibin olağanüstü il kongresi toplayabilmek için başlatmaya yeltendikleri imza kampanyası idi...

Duyduğuma göre, fevkalade korkak-kaçak güreşen muhalif ekibin bu hasleti şimdilik yalan olmuş.

Belki önümüzdeki hafta yeni bir hamle yapılabilirmiş.

Belki de hiç yapılmaz öylece kadük olup kalırmış...

İşte tam da o günlerde ortaya, CHP'nin potansiyel Genel Başkan Adayı Muharrem İnce'nin muhaliflerle görüşmek için Bursa'ya geleceği iddiası atıldı.

Sorduk, soruşturduk.

Kimi yalanladı, kimi doğruladı.

Netekim, Kıymetli Meslektaşım Mustafa Özdal'ın da köşesinde yer verdiği üzere Muharrem İnce geçtiğimiz hafta sonu Bursa'ya geldi.

Buraya kadarı böyleyken böyle...

Kulislerin beyin yakan bölümü işte tam  da buradan sonra başlıyor.

Bazı CHP'lilere göre Muharrem İnce'nin kentimize gelişi ve gidişi şöyle oldu:

İnce ve eşi Asos tatili sonrası dönüşte Karacabey Soğan Hali'ne uğrayıp Tavacı Refik'te yemek yedi, üzerine de kahve içti.

O kadar...

Gelmişken ne Bursa'ya uğradı ne de kendisini hacı bekler gibi bekleyen muhalif CHP'lilerle görüştü.

Geldiler, yemek yediler. "Ya Rab'bi şükür" deyip geldikleri gibi gittiler.

Sıfır görüşme, sıfır temas...

Bu iddiaya göre Muharrem İnce, kendisini bekleyen muhaliflere bir nev-i "ne haliniz varsa görün" dedi?

Ve Soğan Hali'nden sonra bastı gitti?

***

Bir başka grup CHP'linin iddiası ise şöyle:

Muherrem İnce Bursa ili sınırlarına elbette salt kebap yemek için gelmedi.

Kebabını yedi yemesine ancak sonrasında da, (çok gizli koduyla) Bursalı muhalif ekiple görüştü.

Yine bu grubun iddiasına göre...

"Çok gizli görüşmede yer alan isimler arasında, 'biz bizimkilerle çok fena papaz olduk. N'apcaz şimdi?' diyen Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ile Nilüfer İlçe Başkanı Mehmet Turan Tansal da vardı."

Buna mukabil, bir kısım partililer de der ki, "hayır efendim. Öyle bir görüşme olmadı."

Bilakis...

"Muharrem İnce'nin aramalarına dönmemesi üzerine çok içerleyen Mehmet Turan Tansal, 'ben yoruldum hayat' moduna girerek Nilüfer İlçe Başkanlığı görevinden istifa etmeye kalktı."

Ve yine Tansal bu kararıyla ilgili bir başka gerekçesinde de "yerel seçimde Nilüfer Belediyesi'ni kaybetmiş ilçe başkanı olarak kalmak, öyle anılmak istemiyorum" da dedi?

Devreye giren eş, dost, ekip, hizip arkadaşları "yok daha neler?" diyerek Tansal'ı güçlükle teskin etti ve yine güçlükle bu kararından döndürdü?

E iddia tabii...

Millet ortaya atıyor.

***

Bir başka grubun tezi ise Mustafa Bozbey'in Muharrem İnce ile bir araya asla ve kat-a gelmediği yönünde...

Bu arkadaşlara göre Bozbey, geçtiğimiz cuma günü yürek yediği gibi kimselere çaktırmadan Ankara'ya giderek CHP Genel Merkezi'ne, "siz beni istemezseniz, ben sizi hiç istemem" diyerek kafa tutmuş! (muş...)

Bunlardan bir kısmına göre ise (ki bu grup fena yükseliyor konuşurken ) Bozbey, Nilüfer Belediye Başkanlığı'na tekrar aday olmak konusunda ısrarcı ve kararlıymış.

O denli kararlıymış ki, CHP Genel Merkezi'ndekilere hitaben "ya beni kendi partim yeniden Nilüfer'e aday gösterir. Ya da bana parti mi yok?" Demiş. (Mişşşş...)

-- Ve Aktarmalı Olarak AK Parti Kulislerine Geçiyoruz.

Pekii bu arkadaşların tezine göre, Ankara'da kendi partisine resti çeken Mustafa Bozbey kime güveniyormuş?

Kime olacak.

Tüm zamanlarda olduğu gibi  "Faruk (Çelik) Abi'sine?"

O da şöyleymiş:

(Bu arada, üzerinize afiyet bu cehennem sıcaklarında grip olmayı başarmış bir yazarınız olarak... Ağzım burnum ve iki gözüm birden ayrı ayrı aktığından... Aç tırnak-kapa tırnak yöntemi de bendenizi fena yorduğundan... Bu kulis iddiasını arkadaşların iddia ettiği haliyle bodaslama aktarayım. )

Herkesin malumu olduğu üzere eski Bakanlardan Faruk Çelik nicedir Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı olup Bursa'yı yönetmek istiyor.

Ve bunu gerçekten çok istiyor.

Hatta epey öncesinden bu duruma göre pozisyon aldı. Ekibini ve stratejisini belirledi.

Yine iddia odur ki, elinden geldiğince medyayı da şekillendirdi.

Hatta şekillendirmeye de devam ediyor.

Zaten fanları, meftunları var.

Üzerine, biraz da şekil yapınca Belediye Başkanlığı koltuğuna daha emin adımlarla yürüyeceğini düşünüyor.

E Büyükşehir Belediye Başkanlığı hedefine yürürken de, yanında yöresinde sevdiği, güvendiği, bildiği insanlar olsun istiyor.

Bunlardan biri de, (birbirlerini eksiden beri sever-sayarlar) Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey... (imiş...)

Anlayacağınız, her yerel seçim öncesinin klasik iddiası yine, yeniden tedavülde.

Bu arkadaşlara göre, partisi ile yollarını ayırma noktasına gelen Mustafa Bozbey, (bu kez harbiden) AK Parti'ye geçebilirmiş.

Çünkü Faruk Çelik ileride bir gün Bursa'yı yönetirken, Nilüfer Belediye Başkanı olarak da çok sevdiği Mustafa Bozbey'i görmek istemekteymiş.

Pekii...

AK Parti Faruk Çelik'i Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak görmek istiyor muymuş?

Velev ki istedi...

Yanına bonus olarak Mustafa Bozbey'i de alıp gelmesini kabul eder miymiş?

***

Her bi şeyi biliyorlar da, işte burada takılıp kalıyor arkadaşlar.

Eeeeee...

Sonuçta CHP kafası başka bir şey, Külliye havası bambaşka.

Külliye, Faruk Çelik'i Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görmeyi isteyecek...

Aday göstecek...

İlaveten, Mustafa Bozbey'i de renklerine katıp bu kentteki en büyük hedeflerinden biri olan Nilüfer'i kazanacak?..

Sonuçta kazanan Bursa olacak?

***

Tüm bu iddia karmaşası içerisinde itibar ettiğim tek bir mevzu var.

Ki, o da, Faruk Çelik Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olmayı çok istiyor. (E zaten mensubu olduğun parti AK Parti olunca,  aday gösterilmek demek o koltuğa hooop diye oturmak demek.)

Faruk Çelik'in nicedir bu uğurda pozisyon aldığı da bir gerçek...

Ekipleştiği de bir gerçek...

Yerelde medya planlaması yaptığı da bir gerçek... (Tabii planlamaya müsait medyalar ve mensupları da var, plan tutmayanlar da...) 

Dediğim gibi...

Buraya kadarı benim de hemfikir olduğum bir  hal ve  gidiş...

Lakin, ötesi?..

Bilemiyor insan...

Kimi iddialara gerçekten akıl sır erdiremiyor.

Kimilerini, "hadi canım sende!" diyerek ekarte ediyor.

Ancak başlarken de dediğim gibi.

Kulis... Yani siyaset dedikodusu.

Önümüz yerel seçim...

Yaz yaz bitmez!

Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.