SON DAKİKA
Hava Durumu

CHP İl Başkanı İsmet Karaca'nın Bursa'da basınla derdi neymiş?

Yazının Giriş Tarihi: 26.04.2022 09:18
Yazının Güncellenme Tarihi: 26.04.2022 09:18

CHP İl Başkanı İsmet Karaca'nın Bursa'da basınla derdi neymiş?

Sevgili meslektaşım Pınar Yeniyiğit, Bursadabugün'deki köşesinde önce ne güzel sormuş, sonra da ne güzel yazmış "CHP'nin Bursa'da basınla derdi nedir?" Diye, (Gerçi Pınar, muhtarlar ve soydaşlarla olan derdini de sormuş. Ancak, ben en çok basın emekçileriyle olan dertleri hususuna talip oldum. Güzel yazmış Pınar. Bence okuyun.)
Pınar Yeniyiğit, ilgili bölümü aynen alıntıladığım yazısında der ki:
"CHP'li Osmangazi Meclis üyesi Sefa Yılmaz son iki yıldır meclis konuşmalarında tanıtım için basına harcanan bütçeleri gündeme getirip ortalığı ayağa kaldırıyor.
Hemen ardından da el altından bir çoğu asla ve asla gerçeği yansıtmayan çokça abartılı, büyük ihtimalle örneğin x bir basın kuruluşuna ait farklı tarihlerin toplamlarını içeren  (geçtiğimiz yıl ile bu sene bütçelerinin hepsinin toplamı olsa gerek çünkü hesap bir türlü tutmuyor)  bir liste yayınlatılıyor.
Sorarım Ey Değerli Okur;
CHP'nin nerede ise her gün kapılarını aşındırdığı, ayakları üzerinde durmaya çalışan medya kuruluşları ve gazetecilerle derdi nedir?
Ekseriyetle ve de  şaşırtıcı bir biçimde biz gazetecilerle bir araya geldiğinde esip gürleyen, nutuklar atan CHP İl Başkanı İsmet Karaca'nın, malum meclis üyesi üzerinden medyaya ayar çekmeye çalışmasının sebebini bilen varsa açıklasın...!
Ve de en zor; aynı zamanda da cevabı en çok merak edilen sual;
Aynı CHP İl Başkanı ve meclis üyesi, Bursa'daki CHP'li belediyelerin tanıtım ve medya harcamalarına neden hiç ses çıkarmıyor ve de konu kendi partileri olduğu vakit niçin tek kelime etmiyor?
Hiçbir şekilde gerçeği yansıtmayan çarşaf çarşaf liste yayınlatıyorlar da yerel iktidarın medya bütçeleriyle ilgili... CHP'nin yerel yönetimde olduğu Belediyelerin basın harcamalarına niye gıdım laf etmiyorlar?
Çok merak ediyorum ve de yüksek sesle soruyorum neden şeffaf ve net değiller...!
Ve bu köşeden sesleniyorum Değerli Okur;
Sefa Yılmaz Bey ve İl Başkanı İsmet Karaca başta olmak üzere CHP'li meclis üyeleri,  kendi partilerinin yönetiminde olan belediyelerin de tanıtım ve medya harcamalarını tek tek, kalem kalem haydi açıklasınlar da görelim ...!
Bu açıklamayı sabırsızlıkla ve de büyük bir merakla bekliyorum."
***
Yazısında fevkalade büyük bir hüsnünüyet örneği sergileyen Pınar, isyanını dile getirdikten sonra saf saf sormuş:
"CHP'li belediyelerin basın bütçelerini ve harcamalarını tek tek açıklayın da görelim!" 

***
Açıklamazlar! 
Daha doğrusu, belki bir ihtimal kamuoyu baskısı felan oluşursa (ki oluşmaz) yalandan bir iki kuple bir şey yayınlarlar. Ancak, bu açıklanan-yayınlanan da asla gerçeği yansıtmaz. 
Zira, velev ki açıklansın. Topluma mal olabilecek olan kısmı, yasal-legal-resmi-kayıt içi-faturalı-vergilendirilmiş olan harcama dökümü olur.
E bunun zarfı var, elden ele geçeni var, gizlisi var, saklısı var!
Baştan aşağı kayıt dışı olanı var!
"Sus" diye yapılan ödemesi var. "Yaz" diye yapılanı var. Sonra "sev" faslı var, "saldır" faslı var. "*ok at" faslı var. Osu var, busu var. Dahası var...
Diye, kabil değil açıklanamaz!

Hasılı, Bursa siyasetinin en gizli saklı, gizemli, sır  ötesi ve tartışmalı bütçesi bana göre CHP'li Mudanya ve Nilüfer belediyelerince kullanılan bütçedir!
Hele bir de buna, seçim zamanında mutasyona uğrayarak, AK Partili neferden RANT BARONUNA dönüşen müteahhit tayfanın yaldır yaldır akıttığı bütçe eklenir ki, bunu bir Allah bilir, bir de o rant baronlarının adayı! 
Mesela, bunu açıklayabilerler mi?
Katiyen!
Bırakın açıklamayı, kabul edebilirler mi?
Asla!
Üstelik...
Seçimden sonra o müteahhit tayfa, içinden FETÖ izi geçtiği dahi iddia edilen paracıklarını boşu boşuna çarçur ettiklerini düşünerek, kıyın kıyın fabrika ayarlarına dönüverirler! (Bilip de takip edenler için nasıl içler acısı bir dram... Nasıl acınası gerçek kesit... Yürek dayanmaz. Benimki hiç dayanmıyor.)
Derhal, "yaşa varol Reis. Yanındayız, yörendeyiz" paylaşımları, mümkün mertebe Mekke'li bir arka plan, bol hayırlı cumalar paylaşımları, bol bol Arapça bir şeyler, Allah, iman, din, kitap ve daha bir sürü şey...

E şimdi ben de böyle dönek ve sefil bir tip olsam...
Bir yanımda Allah, sonsuz iman, güzel ahlak...  Diğer yanımda RANT histerisi!
Ben de çıkıp, "şu dünya malı uğruna, şuraya şu kadar, buna da bu kadar (belli ki pek kolay elde edilmiş) parayı boca ettim" diyemem!
Öyle olunca n'ooluyor Pınar'cım?
(Senin o hüsnünüyetini seveyim bu arada) boşu boşuna sormuş oluyoruz. Ama olsun. Sonuçta ben de yıllardır tonla soruyu boşu boşuna soruyor yine de pes etmiyorum. 

Yahu, Yeni Dönem Gazetesi'nden Meslektaşımız Onuralp Özalp, son derece yerinde bir yazı yazarak, "Mudanyalının parası nereye gidiyor?" Diye sordu diye, çocuğu linç ettiler sosyal medyada! (Eline sağlık Onuralp... Bence o yazıyı da bulup okuyun.)
Değil liste yayınlamak... Sadece sordu diye, meslektaşımız sosyal medyada linç yedi!
Öyle bir hezayanlı faşizm bahse konu.
Demek bir de, "Nilüferlinin parası nereye gidiyor?" Diye sormaya cüret eden olsa, çarmıha gereçekler! (En devrimci demokrat hisleriyle.)

***
CHP İl Başkanı İsmet Karaca ve tüm şurekası, Bursa'da şöyle bir yapı kurmayı istiyor. (Ama sadece istiyor. Biz birkaç denyo yüzünden asla tam istediği gibi olmuyor.  Ki, ne hazin...)
Biz çok muhterem, çok dürüst, çok temiz, tertemiz, kusursuz, emsalsiz, feriştah bir yapıyız.
Parayla falan işimiz olmaz. Hem bizim olmaz. Hem belediyelerimizin olmaz, hem kimsenin olmaz.

Bu birinci motto.
İkincisi:
Bize zinhar hesap sorulmaz! Sorulması teklif dahi edilemez! 
Çünkü biz çok temiziz, tertemiziz, biz fevkalade dürüstüz, biz siyasi mehdiyiz, biz kurtarıcıyız, biz vatan severiz, biz kusursuzuz, biz güzel ve kusursuz olan her şeyiz. Biz biz biz biz... (O yüzden sizinkiler Nilüfer'de CENTRAL BALAT kazuleti yüzünden çok fena PAPAZ oldu birbirleriyle.)

Üçünçü motto:
Velev ki , tüm bunlara rağmen Onuralp Özalp gibi bazı hadsizler soru sormaya cüret etti...
O vakit, tamamen gönüllülük esasına (!) dayalı birbirinden temiz, tertemiz kalemlerimiz sizin canınıza okur, üzerinizde tepinir, edilmedik hakaret bırakmaz!
Totaldeki motto ise şudur:
Sıkıyorsa sorun!
Buna rağmen, sen sormuşsun. Ben soruyorum. Geçtiğimiz günlerde Cennet Cankılıç da konu dahilinde bir yazı yazmış. (Cennet'in o yazısını da okuyun.)
Diyor ve ana temaya geliyoruz.

***
Şimdi arkadaşlar...
Gelişmiş demokrasilerde yerel basın  önemli ve kıymetlidir. Ve iş bu sebeple, yerel yönetimler yerel basını destekler.
Hem hizmetleri, yaptıkları, ettikleri kamuoyuna anlatılsın, hem de, (Ki daha önemlisi budur) yerel basın ayakta kalabilsin diye.
Falanca misal, Osmangazi Belediyesi'nin basın bütçesinin listesini yayınlamış. 
Çok iyi etmiş. Yayınla tabii kardeşim. Hatta, döne döne yayınla. Tekrar tekrar yayınla.

Sanırsın ki, vergi yüzsüzleri listesi yayınlanmış!
Sanırsın ki, yüz kızartıcı suça iştirak edenlerin listesi yayınlanmış!
Sanırsın ki, kayıt-sistem-vergi dışı bir kazanç sisteminin listesi yayınlanmış!
Sanırsın ki, haram, zebil ziyan bir liste yayınlanmış!

Meğer bu listeyi de, CHP'li Osmangazi Meclis üyesi Sefa Yılmaz bir kısım basına pas etmiş! (Bizim Pınar yazısında bir de fotoğrafını koymuş. Nasıl samimiyetsiz, nasıl sevimsiz geldiniz bana Sefa Beyciğim... Bir sonraki seçimde Nilüfer'e alalım sizi. Burada sorulacak çok soru, peşine düşülecek çok fena iddialar var. )
Eeeeee?
N'oolmuş?
Saadet zinciri mi kurulmuş?
Kolpaya mı çıkılmış?
Ahlaksızlık mı yapılmış?
Kamuya mı çökülmüş? Hak gaspı mı yapılmış? Vergi mi kaçırılmış?

O yayınladığınız listedeki insanlar çatır çatır vergisini ödüyor. Elinden geldiğince istihdam sağlıyor.

Ya da şöyle soralım:
Ne halt etsin yerel basın?
Yasal ve legal çalışmasın da ne halt etsin?
Zebil ziyan vaziyette yeniden hortlasın istenilen FETÖ'ye mi avuç açsın?
Herkes müteahhit medyası olup, sizinkilerin Nilüfer'de tillahını yarattığı RANTA mı tapsın?
Ne etsinler yani? Tüm yeşil alanların, park alanlarının, kamusal fayda için ayrılmış tüm yaşamsal alanların muhtelif müteahhitler arasında pay edilmesine mi çalışsın?
Herkes mi, KAÇAK ŞATO'ya şapka çıkarsın?
Herkes mi çalınan gökyüzüne tav olsun?

Herkes mi toplum düşmanı olsun?
Neymiş?
Liste yayınlanmış!
Buldukça yayınlamayan ne olsun!

Yazarın notu:
1) Seçim yaklaşıyor. RANT BARONLARI yine yeniden devrede! FETÖ devrede. Siyaset mühendisleri devrede! İlk hedef, Bursa'yı bundan daha fazla yedirmek istemeyen basın emekçileri... 
2) CHP, İsmet Karaca İl Başkanı olduğundan bu yana, izahı zor bir şekilde basın düşmanlığı yapıyor! (Elbette herkese değil. Elbette seçili.) 
Ne yapalım İsmet?.. Nasıl yapalım?..
AK Partili olup da RANT uğruna seçimde size çalışan dönek müteahhitler, FETÖ artıkları, CHP'li belediyerlerden semiren, palazlanmış ve saldırgan arkadaşlarınız, ırzına geçilmiş gökyüzü, içine idilmiş beton yığını bir kent...
Sen milletvekili ol diye,  biz ne yapalım?
3) Şu an itibarıyla İsmet Karaca'dan soruldu. CHP'li belediyelerin, temsildir, ağırlamadır, basındır, tanıtımdır... Bari resmi-vergisini ödeyen basın kuruluşlarıyla olan çalışmalarının listesini sen yayınla! Bu saatten sonra sana düşer bu görev.
Bak, sadece resmi çalışanları diyorum... Anladın sen!
Bu arada, Şemsi Oğuz adını hiç duymadım deme bana. 
Ve yine bu arada, sizinkiler CENTRAL BALAT hususunda senin de bildiğin gibi birbirini yiyor! Üstelik, bu kez konuşup, anlatıyor...  

Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.