SON DAKİKA
Hava Durumu

CHP Bursa Örgütü'nden Kemal Kılıçdaroğlu geçti! Mustafa Bozbey ve Faruk Çelik'in tatsız adı kaldı...

Yazının Giriş Tarihi: 14.11.2022 23:41
Yazının Güncellenme Tarihi: 14.11.2022 23:41

Mustafa Bozbey, CHP Genel Merkezi'ni ikna etti. Mustafa Bozbey Büyükşehir'i bu kez kesin alıyor. Şahin Sevinç de zaten Yıldırım Belediye Başkanı! Koy bi kenara... Geri çekil ve uzaktan bak: Rönesans Tablosu mübarek... Bir yanda Mustafa Bozbey Büyükşehir'i almış... Bir yanda, AK Parti'den elde kalan Şahin Sevinç Yıldırım'ın başında... Hayri Türkyılmaz Mudanya'dan gitmiş! Uğur Sertaslan Gemlik'e veda etmiş! Turgay Erdem, Nilüfer'den olmuş! Her birinin yerine, Mustafa Bozbey kimi işaret ettiyse o aday gösterilmiş ve seçimi de almış.

CHP Bursa Örgütü'nden Kemal Kılıçdaroğlu geçti!
Mustafa Bozbey ve Faruk Çelik'in tatsız adı kaldı...

Ama önce İstiklal Caddesi Katliamı...
Genel olarak bedduadan çok korkan, epey batıl ve tırsık bir tip olsam da, böyle zamanlarda yürek yiyorum canı yanan diğer herkes gibi, hepimiz gibi.
Kahretmiş bir acı, çaresizlik hissi, endişe, panik ve korku... Ve nihayetinde alabildiğine kinle, karanlık beddualar ediyorum.
Ağzımı bozuyorum. Sövüyorum, sayıyorum.
 (Elinden başka hiç  bir  şey gelmeyen tümümüz gibi...)
Şu satırlar da, o aynı karanlık iklimden yazılıyor.
Ve aklımın en karanlık köşesi, o terörist kadında!
Tüm gün onunla ilgili karelere baktım. Çoluk çocuk insanlar ölürken, İstiklal Caddesi'nde, elinde (kamuflaj zaar) kırmızı gülle slalom yaparak kaçısı... 
Sonra hücre evinde yakalanışı... Ve yüzü... Ve yüzündeki ifade...
Güzel Ecrin'i ve tüm diğerlerini o öldürmemiş gibi! Hatta, sanırsın ki şu hayatta başka hiç bir yaşama kast etmemiş gibi! (Bu arada, zırıl zırıl yayın yapan FETÖ'cü yvşk hesapların aksine, bombayı koyan kadının bal gibi de o olduğu, benim gibi artık ne yakını ne de uzağı  epey zor seçenler için dahi aşikar! Kapı gibi aşikar. Bal gibi o...)
Korkmaya dahi vakti olmayan çocukları katleden bir kadının yüzündeki o tuhaf korkuyu düşündüm epeyce. 
Gözlerinde epey biçimli çekilmiş eyelineer olan bir katil, bir katliamcı görmemiştim daha önce. Kalıcı makyaj zaar... Kalmayanındansa, ne ara çekti acaba? Nasıl çekti? Eli titredi mi?.. 
İnsanları öldürsün diye bomba koyarken eli titremedi!
Ya... 
İşte öyle birinin, öyle bir kadının, o makyajı nasıl ve ne ara yaptığını merak eder mi bir insan manyak manyak?
Ben ettim.
Yakalanışı esnasında, eyelineer çekilmiş gözlerindeki korkuya da epey soru sordum gün boyu. 
Endişeyi, korkmayı bu denli bilirken, korkmaya fırsat dahi vermediği çocukları katleden bir terörist!

Bak... Sen korku nedir, korkmak nasıl bir şeydir biliyorsun. Oysa, Ecrin'in babası, evladı için enişelenemedi, korkamadı bile!
Kim bilir ne anlatırken kızına, kim bilir belki de gülüp eğlenirken öldüler!
Sen, ayağında kamujlaj pantolonun, gözlerinde özenle çekilmiş eyelineer, elinde kamuflaj gülleri... Bir tek sen bildiğin için ne olacağını... Bir tek senbildiğin için ölümün geleceğini, hızla kaçarken...  
Kurbanların korkup kaçmaya fırsat dahi bulamadan öldü.

***
Daha ben böyle çoook düşünürüm. 
Bir kadın bunu nasıl yapar? Bir kadın nasıl katliam yapar? Bir kadın, çocukları nasıl öldürür? Ful makyajı ve elinde kırmızı gülleriyle?..
Nasıl?..
Ay yeter. 
Çıkılmıyor işin içinden. Çıkılıyorsa da, ben beceremiyorum. Abi, bari tıpkı muadillerin gibi, DOMUZ gibi çıksaydın o kameraların önüne. 
PUŞT işi bi kibir! Bi ZALİM özgüven! Bi SIRTLAR bakış! Bi PSİKOPAT işi (sözde) adanmış kahpe tavır!

Oysa bu halinle canımı yedin gün boyu!
Seni anlamaya değil elbet ama çözmeye çalıştım. Olmadı. 

***
Kobani, NewYork, PKK ve uzantıları ne düşünür? Bilemiyorum. 
Ancak, çocuk katili terörist klasmanında, faraza beni olayı anlamaya çalışırken MAL gibi ortada bırakan, yeni segment bir katliamcısın!


***
Dedik. Ve bu korkunç terörist eylemin yarattığı travmanın içinden kaçmaya çalışarak...
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, tartışmalı Bursa ziyaretine geldik.  
Ruh halim ve dağılmışlığım malumken...
İlle de yazmam gerekenleri başa çekelim.
CHP Lideri Kılıçdaroğlu'nun Bursa gezisi ile ilgili kulisleri aktardığım son yazımda, TR Düşünce Kulübü Başkanı Ercan Yakut'u tanımadığımı filan belirtip, "bu düşünce kuruluşu ne iştir?"
 Minvalli sorular sormuştum.
Sorularım kayıtlara geçsin yeniden. 
Tüm soru ve eleştrilerimin arkasındayım.
Ancak, bir kısım serzenişimin üzülerek arkasından çekiliyorum.
O da şöyle ki:
Meğer ben Ercan Yakut'u tanıyormuşum. Gazeteci Cennet Cankılıç'la ortaklığımaz döneminde Havadis 16'ya gelmiş. Tanışmış ve sohbet etmişiz.
Hatta, bir başka yerde de karşılaşmış ve sohbet etmişiz.

Hatta ve hatta...
Ben Olay Gazetesi'nden kovulduğumda (Onlar hala kibarlık olsun diye, işten ayrılma falan diyor. Yok öyle bir ayrılma! Ben kovuldum kapı gibi...) "Ben çok mağdur olduğumda, beni aramış Ercan Bey. Ve destek olmuş." (Var olsun.)
Ve adam (harbiden) haklı olarak, "Neden hiç tanışmamışız gibi yazıyorsunuz? Bu nedenle Bursa Basını'nda biir tek size ku ar kodlu davetiye göndermedim" Diye beni aradı.
Düzeltir. Özür dilerim. Biz tanışmışız.
Ama aklımda kalmamışsınız. Zihnimde yer etmemişsiniz. Unutmuşum.

Kaçak güreşerek (Ki, hiç işim olmayan bir alandır) sizi itibarsızlaştırmak için öyle yazmadım. Harbiden, hakikaten unuttuğum için yazdım. 
Cennet'le ortakken enteresan ziyaretçilerimiz olurdu. Sonradan Cennet'in canını yememe sebep olan...
Yok, "Mescidiniz nerede?"
Yok, "bi seccaddenizi alırız?" 
Yok, elinin körü...

Kimine anında reaksiyon gösterip, onlarla papaz olurdum. Kimi de, gittikten sonra kadının beynini yerdim! (Muhtemelen, sizin ziyaretiniz sonrasında kazan kaynatmış olabilirim. Ve  Allah için Cennet fevkalade yapıcı davranırdı. Benim ne denli atarlı bir tip olduğumu bilip, sizleri de incitmeden orta yolu bulmaya çalışan bir katalizör gerevi üstlenirdi kadın.)
Ve fakat...
Hakikaten hatırlamıyorum.
Bazen sevmediğimi eliyor zihnim.
Bazen de, gördüğü lüzum üzerine birilerini.
Bu, sizlerin kıymetsizliği üzerine olmuyor.  
Zihin bu. Canının istemediğini eliyor! 
Sizi de, kim bilir niye elemiş.

***
Üstelik, bana ne sizin CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile buluşmanızdan?
CHP Örgütü çıldırmasa, delirmese... Bana ne?
CHP'liler, Kılıçdaroğlu'nun Bursa Programı'nda sizin yer almanız üzerine su kaynatmasa...
Onlar isyan etmese...
İsyanları bana ulaşmasa...
"Allaisen yaz" demeseler kime ne?

Bana ne?
Bakın mesela, CHP Bursa Örgütü alışkın zengin-işinsanı buluşmalarına...
Netekim yine buluşuldu!
Kadın Kollarına, son anda "dış kapının mandalı" muamelesi yapıldı. Muameleden pek geç haberi olanlar kapılarda kaldı!
İş insanları ile buluşmayı takip etmek ZORUNDA olan-kalan meslaktaşlar, tatbikat şartlarındaki bir lisanla, "DERHAL" salonu terk etti, bugüne kadar AK Parti'ye oy veren ve yine verecek olan pek çok serkmaye sahibi rahat gıybet yapabilsin diye.
Sermaye rahat gıybet yapabilsin diye, gazeteciler manen harcandı!
Pek çoklarının gıkı çıkmadı!
Bir kaç kendini bilmez perişan, "iyi oldu" felan demeye yeltendi!
Ki, onlar da basın emekçisi değil. (Diye, kusuruna bakılmaz!)

***
Hasılı Ercan Yakut Bey'cigim...
Büyük bir samimiyetle söylüyorum. Tanıştığımızı dahi hatırlayamadım.
Elbet bunda benim, "bir gördüğünü bir daha hatarlamayan" sisli beynimin suçu var.
Maamafih...
Siz de öyle, çok yer eden cinsten olamamışsınız. (Bazen fazla kibarlıkta görünmez olmanıza sebep olabilir.)

***
Neyse...
CHP Örgütleri der ki:
"TR Düşünce Kulübü ile o organizasyonu Mustafa Bozbey şey etti! Ona da bu aklı kıymetli Abisi Faruk Çelik verdi!" (Bu tatlış aile tablosunda Büyükşehir kime kalacak? Kim aday olacak? Orası muğlak! Ya da ne fark eder? Ha sen, ha ben...)
Mustafa Bozbey, CHP Genel Merkezi'ni ikna etti.
Kemal Kılıçdaroğlu da, ikna edilmiş CHP Genel Merkezi'nin programına uydu.
Zira, CHP adına Ankara'dan bakıldığında vaziyet şöyle:
Mustafa Bozbey Büyükşehir'i bu kez kesin alıyor.
Şahin Sevinç de zaten Yıldırım Belediye Başkanı!

Koy bi kenara... Geri çekil ve uzaktan bak:
Rönesans Tablosu mübarek...
Bir yanda Mustafa Bozbey Büyükşehir'i almış...
Bir yanda, AK Parti'den elde kalan Şahin Sevinç Yıldırım'ın başında...
Hayri Türkyılmaz Mudanya'dan gitmiş! Uğur Sertaslan Gemlik'e veda etmiş!
Turgay Erdem, Nilüfer'den olmuş!
Her birinin yerine, Mustafa Bozbey kimi işaret ettiyse o aday gösterilmiş ve seçimi de almış.

***
Reel siyaset öyle değil.
Ama bu yazıda reel siyaseti anlatmayı istemiyor canım.
Ben de sürreal takılacağım.
CHP Bursa Örgütü'tün tüm gençlik kollarını Gençosman görevden almış!
Tüm çocuklar-gençler giyotine gitmiş!

Olsun...
İş insanları, sermaye, zenginler kulübü, eski Bakan Faruk Çelik'e yakın TR Düşünce Kulübü, kanaat önderleri felan derken...
Mustafa Bozbey, Bursa Büyükşehir'i alıyor.
Geri kalan ilçeleri de, Bozbey kimi işaret ederse o...
Rönesans Tablosu'nun ana teması da bu zaten.

Madem ki, aksini yazınca küfür kıyamet!
Bu kez yazı sürpriz sonlu bitsin.
Ah benim canım... Şimdiden hayırlı uğurlu olsun.

Yazarın notu 1:
* Gazetecilik mesleğini ve meslaktaşlarını aşağılımaya kalkan sazanlara dikkat edin! Mevcut koşullarda onlardan bir halt olmaz! 
Yazarın notu 2:
* Bir siyasi lideri... Hele hele, o ülkenin Cumhurbaşkanlığı'na aday bir lideri herrr şartta takip etmekle yükümlü olan basını, o liderin başına üşüşen akbaalar gibi betimleyen tipler...
Onlar bitiktir! Onlar fena halde cahildir!
Onlar zeytinlik derdine düşmüş PR elemanlarıdır! Onların her yazdığına dikkat edin!
Hoş, siz dikkat etmezseniz, birileri tepeler! 
Yazarın notu 3:
* AK Partili eski  Bakan Faruk Çelik ve kardeşi Müteahhit  Mustafa Bozbey, CHP Bursa Örgütü'tünün tersine gelmiştir! Daha da gelecektir! (Burada eski ortağım ve daimi meslektaşım Cennet Yüzer Cankılıç'a seslenmem farz oldu. Cennet... Ronaldo'lu yazıları falan bırak. Hem olmuyor. Hem ergen işi... Hem de bir işe yaramıyor. CHP örgütünü Messi gibi düşün! Ters teper. Tepiyor! Bir de, eski Bakan Faruk Çelik'e sesleneyim... Sayın Bakan... Allaisen o yazılara bi dur de! "Ranaldo Faruk" nedir? Nedendir? Böyle olmaz... Olmamalı. Olmasın...)
* CHP Gençlik Kolları Genel Başkanı Gençosman...
Seçime aylar kala, Bursa'nın tüm gençlik kollarını yok etmek, size-partinize iyi gelecekse bana haber et?
Zira, ben o çocuklara haksızlık ettiğini düşünüyorum.
E sizin Genel Merkez yenitiminiz dedi, Kılıçdaroğlu'nun Bursa programındaki hedef kitle: Öteki mahalle...
Bir nevi, örgüt ayak altında çok da dolaşmasın diye!

Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.