SON DAKİKA
Hava Durumu

Baskın basanındır seçimi!

Yazının Giriş Tarihi: 20.04.2018 17:10

Kaç yıllık gazeteciyim, böylesine "jet hızıyla geçecek" atarlı, giderli, restli...

Gel gelelim, hatırı sayılır oranda muğlak, bi tuhaf, bi değişik "baskın basanındır" temalı seçim süreci görmedim.

Bi kere şunu peşinen belirtmekte fayda var ki, şahsen ben bu kadar erken bir seçime hiç hazır değildim.

Hala da değilim.

Hoş, (bu arada, yalanınızı seveyim bi güzel) İktidar Partisi dışındaki kimse hazır değildi.

Daha da doğrusu, bu seçimin tek hazırı, "öyle olmaz, böyle olur" diyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dır.

Ötesi mecburi ifadelerden ibarettir.

***

Bu arada...

Tüm ciddiyet çabama rağmen benim bu yazıda analiz falan değil de çok fena gıybet yapasım var.

Baskın seçimin yan tesirleri bunlar.

İdare edin...

Şöyle ki:

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, madem öyle, "yürüyün Tellioğulları! Seçime gidiyoruz" vari ters köşesi neydi öyle?

Tıpkı eski günlerdeki gibi, aklına estiğinde erken seçim tarihini belirleyeceğini düşünen-zanneden MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye karşı yapılmış nasıl hınzır bir hamleydi?

Nasıl "restine rest" haliydi.

Ki, bak şimdi koca ülke bodoslama seçime gidiyor!

Ah be Devlet Bahçeli...

Oldu mu hiç?

***

Gerçi hayatta da var böyle haller...

Misal, bir yola çıkarsın birlikte.

(Sözüm ona) Yan yana diyelim ki...

Yani sen tüm zamanlarda hep yan yana olunacak sanırsın.

Konuştuk, anlaştık. Söz verdik.

Ötesi var mı?

Yok!

Diye mıhlanırsın faraza.

...da, bir de bakarsın yanındaki, yanından fıymaz fıymasına, fıyamaz zira!

Ama önemini, vazgeçilmezliğini tam da o en kritik son düzlükte hissettirmek, hatırlatmak için hafiften bi hareketlenir.

Olmadık bi çıkıntılık yapar!

Kendince sınar.

"Bakayım sen benim önemimin farkında mısın?"

Hıh...

İşte o, aba altından (ancak) çubuk gösterilebilen sınanma sürecindeki "canım, o öyle olmaz. Böyle olur!" denme ihtimali çok mühim hadisedir işte.

Kimi sınadın?

Nasıl bir anda sınadın?

Hatta düpedüz isyanım şu ki:

"Niye sınadın ?"

***

Siz ki, "vatan, millet, bekaa" diye yüksek yüksek ahdettiniz.

15 Temmuz'dan bu yana, kendi partini ve partililerini heder etme pahasına olabilecek en yüksek desteği verdin.

Eeee...

Şimdi ne oldu?

Ne sınandı?

Bu güne kadar hükümete canla başla verilen desteğe rağmen o nasıl bir girizgâhtı üstelik.

Herkesleri şoke eden o grup toplantısında ansızın çıkıp, yok "toplumsal olaylar" yok, "ABD, Fransa, İngiltere" yok "Milli Mecburiyet" gibi şeyler söyleyip, "Ağustos'ta seçim yapalım" zira vaziyet vahim demeye getirmek neyin nesiydi?

Bak, restine rest geldi!

Millet Ağustos tarihinin şokunu yaşarken, iki ay sonra koştur koştur seçime gidiyor koca ülke.

Üstelik de, demokrasi tarihinin en muğlak seçimine...

***

Demek ki neymiş?

Bazı şeyleri öyle çok da sınamalara kalkmak...

"Benim verdiğim desteğin ne oranda farkında bi bakim" diye bir takım tatlış çılgınlıklar yapmak çok da iyi bir şey değilmiş!

Netekim, koca ülke hızlandırılmış kurs misali, palas pandras bi acaip seçime gidiyor.

İşin vahimi, sürecin müsebbibi Devlet Bahçeli ve partisi MHP de şokta.

Hadi CHP'yi, İYİ Parti'yi, YSK'yı falan zora soktun.

Bari siz hazır olaydınız.

O da yok!

Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.