SON DAKİKA
Hava Durumu

Ankara'ya yakın bir kaynak der ki: "Kemal Kılıçdaroğlu kesin bir şekilde Cumhurbaşkanı adayıdır. İmamoğlu ise Başbakan adayı olacak!"

Yazının Giriş Tarihi: 15.10.2021 11:50

Ankara'ya yakın bir kaynak der ki:

"Kemal Kılıçdaroğlu kesin bir şekilde Cumhurbaşkanı adayıdır. İmamoğlu ise Başbakan adayı olacak!"

Siz bakmayın, benim bir şekilde çok ama çok uzun yıllardır siyaset yazarlığı yaptığıma.

En lüzumlu zamanlarda algım dramatik ölçekte düşüktür.

İdrak zordadır. Analiz ise fiyaskodur!

Bir önceki Amerikan seçimlerinde, "Trump yüzde yüz başkan seçilecek" diyen eşe dosta karşı, "İnsan bu kadar mı sazan olur? Bu kadar mı siyasetten, insan psikolojisinden ve dahi sosyolojiden anlamayan şaşkın olur!" Diye artislik yapıp, rezil olmuşluğum var benim.

Hal böyleyken, 30 yıla yakındır bu meslekten ekmek yemiş olmam, benim açımdan da tartışma ve eleştiriye açık bir tuhaf durumdur.

Olsun...

Koskoca 30 yılı, bu algı, bu idrak ve bu analiz kapasitesi ile idare eden, geri kalanı da kotarır gibi geliyor bana. En azından umudum bu yönde.

***

Şimdi şöyle ki:
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu için her zamankinden çok daha fazla dillendirilen, "Cumhurbaşkanı adayı olacak" tezini yazacaktım hicvederek.

"Yok daha neler!" ya da, "daha daha neler!" Falan diyerek üstelik.

Sonra da, "yok daha neler!"li engin fikrimi, sebep-sonuç ilişkisiyle bezeyip, siyasi analiz yazısı diye sizlere okutacaktım.

Tam yazının başına oturdum ki, "mavra bir edayla falancayı arayıp, sizin Genel Başkan şimdi kesin kesin cumhurbaşkanı adayı oluyor mu?" Diye sorasım geldi. (Laf olsun diye...)

Aradım. Aynen dediğim şekilde sordum.

"Ben de yarın seni arayacaktım" diyen kulis kaynağı "şunu rahatlıkla yazabilirsin. Kemal Bey yüzde yüz Cumhurbaşkanı adayıdır. Başbakan adayı ise Ekrem İmamoğlu'dur. Ve bu da kesin bilgidir."

Deyip, potansiyel caaanım yazımı kadük etti!

Karşı taraftaki isim bir toplantıdaydı. O an için ancak bu kadar açıklama yapabilirdi.

Kulisi-dedikoduyu aktardı. Bitti.

Sorunun salaklığına bizatihi dikkatinizi çekmek isterim ki... "E Meral Akşener n'oolacak?" Diye kendisine sormak isterken, sorum bana, kendi kendime kaldı.

Ve ben de, kendi kendime sordum... (Sanki yerli yerine oturmayan tek husus bu imiş gibi...)

***

Şimdiiii...

Ankaraya yakın kaynağım, toplantı arasında, kaşla göz arasında der ki:

"Kemal Bey, kesin olarak Cumhurbaşkanı adayıdır!

Bunu da, sosyal medya hesaplarında (Arka fon felan...) değişiklik yaparak aslında bir nevi ilan etti. (Bilahare irdeleyeceğiz o değişikliği...)

Zira Kemal Bey, anketlerde oy olarak Millet İttifakı'nın çok önünde çıkıyor! (Seçime kadar tartışırım bu ihtimali...)

Kemal Bey Cumhurbaşkanı adayı olurken, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu da Başbakan adayı olacak. Bu da kesin bilgi!"

***

Algım, idrakim falan hep düşük olsa da...

Milyonlarca Amerikalının, Trump denilen o klinik vakayı başkan seçeceğine ölsem inanmasam da...

Burası Türkiye... E biz de, bu ülkede siyaset yazıyoruz sonuçta.

Artık hangi anket ya da anketler, CHP Lideri Kılıçdaroğlu'nu, Cumhurbaşkanlığı için "yüzde yüz aday" aşamasına getirdiyse...

Aman dikkat!

Hangi anket ya da anketler... Kemal Kılıçdaroğlu'nun (olası bir) cumhurbaşkanı adaylığındaki potansiyel oy oranını, Millet İttifakı bileşenlerinin oy oranından fazla gösterdiyse...

Aman diyim. Çok daha dikkat!

Müneccim değilim. Haliyle bugünün siyasal atmosferinden yorum yapıyorum.

Ve bunu yaparken de diyorum ki:

Olmaz!

Bu ülkenin sandığından Kemal Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı olarak çıkmaz!

Öyle bir iklim yok.

Anketlerin aksine, öyle bir yönelim yok.

Öyle bir umut, durum yok, siyasi realite yok.

Evet...

Mevcut iktidar çok yıprandı!

Oy kaybetti! Kaybediyor.

Başka ihtimaller hiç olmadığı kadar gündemde, hiç olmadığı kadar vaatkar...

Ve fakat, bu ülkenin sandığından Kemal Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı olarak çıkmaz.

***

Hadi biraz açalım.

Açarken de önce Millet İttifakı'na bir bakalım.

Sağ bir ittifak! Sağ ağırlıkla bir ittifak.

Bu ittifakın ennn solda görünen legal partisi CHP. (Oy oranı ne yazık ki belli.)

Legal olmayan, olmasın diye de ittifakın sağ bileşenlerinin kendisini paraladığı, gizli ittifak üyesi HDP var. (Ki, yekpare oyları sebebiyle bariz kilit parti.) Onun da oy oranı belli.

Millet İttifakı'nın geriye kalanı, silme sağ, Türk milliyetçisi, İslamcı, vb...

Velev ki, Millet İttifakı bu kurtarıcı(! )formüle topyekün onay versin, desteklesin, falan...

Yine olmaz!

Kemal Kılıçdaroğlu'nun muhtemel cumhurbaşkanlığı adaylığı, seçmen bazında karşı mahalleyi konsolide eder. Tutkal işlevi görür! Birleştirir, yapıştırır. Yekpare hale getirir.

***

Buraya kadarı, Kemal Kılıçdaroğlu'na, (belli ki...) "Kim tutar sizi? Yürüyün" şeklinde rapor veren anket firmaları hüsnüniyetiyle yazıldı.

E bir de gerçekler var.

HDP, cezbedici yekpare oylarıyla kilit rolü taşıdığı kadar, risk faktörü de aynı zamanda!

Meral Akşener, yurt gezilerinde neyin tepkisini alıyor bu kadar?

Hepsi mi organize?

Hepsi mi güdümlü?

Hayır. Yüzde yüz hayır.

Aynı Meral Akşener, mevcut sistemde var olmayan bir koltuk olan, "Başbakanlık için adayım" derken, sadece gelecekteki bir sistem değişikliği hedefinden mi bahsediyor romantik hislerle?

Hayır!

İçi, dışı, satır arası mesaj dolu o açıklamanın. (Hatta ayar verme var.)

***

Ve geldik, en sevimsiz, en travmatik, en sefil noktaya!

Üzgünüm sevgili anketörler, üzgünüm sevgili CHP'liler ve çok üzgünüm Kemal Kılıçdaroğlu...

Bu ülkenin Cumhurbaşkanlığı sandığından bir Alevi çıkmaz!

Şu ana kadar, bu kadar net yazmaktan hep kaçtım.

Utandım, darlandım, isyan ettim ve yazmadım.

Ve fakat...

Çıkmaz arkadaşlar. Net!

Bakın bu işler, CHP içindeki dengelere benzemez.

Bir yandan, "Camide siyaset yapılıyor" tezini ileri sürerken, bir yandan da (üzgünüm ama bu da gerçek) Cem Evlerinde delege-yönetim, vs listesi yapmaya benzemez!

Bu ülke seçmeni...

HDP destekli bir ittifakın, Alevi bir Cumhurbaşkanı adayını seçmez!

(Envai çeşit mankafa için açmak lüzumu hasıldır.) Seçmesin demiyorum.

Seçmez! Diyorum.

Bunu da, günün siyasal ve sosyolojik koşulları altında kesin bilgi olarak yazıyorum.

***

Şayet bu siyaset kulisi, dedikodusu gerçek çıkarsa, ilerleyen zamanlarda bu konuyu daha çok irdeleme fırsatı olacaktır diye...

Ve itiraf etmek gerekirse, yazdıklarım hiç hoşuma gitmiyor diye...

Kendi ruh sağlığıma pozitif ayrımcılık yaparak, şimdilik bu minvalde bırakarak geçiyorum. (Zira, yazdıklarım aslında acıklı ve ayıplı bir faşist metin ayarında.)

***

Ve geliyorum, Cumhurbaşkanlığı için kesin aday pozisyonunda olduğu öne sürülen CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun, bu pozisyonu bir nevi ilan etme şekli olarak betimlenen sosyal medyadaki tavrına...

Kemal Kılıçdaroğlu, yakın bir zaman önce Twitter'deki arka fonunu revize etti malum. (Meğer bir nevi manifestoymuş!)

Öncelikle, CHP logosunu kaldırdı.

Tarafsızım anlamında.

Ardından, sağ ve İslamcı bir söylem olan, "Geliyor gelmekte olan" ifadesini motto olarak yazdı. (Daha Ahmet Hakan yeni yazdı. Bakınız o yazıya...)

Ardından, siyah, beyaz, gri renklerin, yani devlet daralı renklerin hakim olduğu bir fon koydu arkasına.

Ardından...

"Sevgili gençler" diye başlayan bir şekilde gençlere seslendi. (Z kuşağı hedefi malum...)

Gençlere, eğlence, özgürlük ve zenginlik vaat etti. (Tam da onların istediği gibi...)

İnönü ekolünü çağrıştıran bir karesini koydu arka fona... (Devlet adamı vurgusu.) O karede fevkalade tonton ve tarafsız ÇANKAYA ekolü bir poz verdi. (Sanki özgürlük ve zenginlik isteyen gençler o ekolü tınlarmış gibi! Hoş, o çağrışım da zaten gençlere değil, orta ve geçkin yaşa hitap etti.)

Belli belirsiz, ama aslında belirli bir şekilde "GELİYOR" yazdırdı flumsu bir şekilde. Aslında, anketlerin gazıyla "geliyorum" dedi.

Adı Kemal, başta ve yalnız kaldı. (Kemal'in k'si, küçüktü. Sanırım daha fazla benzeşerek .....nu çıkarmamak için öyle sakil tutuldu.)

Soy adı ayrı ve altta el yazısıyla yazıldı.

Ama o el yazısı da, nizami değil, gelişi güzel yazıldı.

Bilakis, kargacık burkacık tutuldu bizzat!

Tahminim, yine aynı sebepten ötürü. Öykünmenin suyu çıkmasın diye.

Hasılı, iddia o ki:

Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hsabında gerekli revizyonu yapıp, gerekli mesajları verdiği gün, Cumhurbaşkanlığı adaylığını da nete getirmiş oldu.

***

Finalde, tüm öngörüsüzlüğümle aynı noktadayım.

Gençlere hitap, esaslı yöntem.

Tontonluk büyük isabet.

Bugüne kadar orta yaşı ikna noktasında defalarca kez başarısız olmuş bir lider için akılllıca üstelik.

Tutar mı?

Mümkün...

Siyah, beyaz ve ağırlıklı olarak gri devlet daralı vurgusu...

Devlet adamı imgesi...

Tarafsız Cumhurbaşkanlığı çağrışımını pekiştirsin diye gözümüze sokulan Çankaya havası...

Orta ve geçkin yaşın gönlünü çeler mi?

Bir yere kadar, elbette.

Pekii, bu ülkede sandıktan Cumhurbaşkanı olarak çıkmaya yeter mi?

Asla!

Yazarın notu:

Son bir umutla, saf saf üyesi olduğum tek meslek örgütü olan, Bursa kökenli İnternet Gazetecileri federasyonu ..... Başkanı Sevgili Mesut Demir...

Malum, güven için şeffaflık önemli evlat.

Sen ki bana, (inkar etmeyeceğini umuyorum) Türkiye genelinde ekonomik açıdan destek olduğunuz, reklam-banner pasladığınız, tam 300 tane internet haber sitesi olduğunu söyledin!

Ben de senden, bu 300 tane internet haber sitesinin listesini istedim.

Göndermedin!

Oysa yola Bursa'dan çıkmış ve senin beyanına göre, Türkiye genelinde tam 300 tane internet haber sitesine maddi destek sağlayan bir federosyonla iftihar etmek benim de hakkım.

Başında bulunduğun meslek örgütü, Türkiye genelindeki hangi 300 internet haber sitesine destek sağlıyor?

İsimleri neler?

Destek oranları nedir?

Bu bilgiyi neden günlerdir paylaşamıyorsun?

Şayet tevazudansa, bırak, yapma.

Ya da, sen tevazu örneği sergilemeye devam et.

Ama, izin ver de, biz caka yapalım.

Sonuçta, daha yeni kurulmuş bir meslek örgütünün, senin deyiminle Türkiye genelindeki tam 300 haber sitesine mali destek sağlaması çok ama çok önemli bir durum.

Belli ki, yaptığı, ettiğiyle övünmeyi sevmeyen bir genç meslektaşımızsın.

Saygı duyarım...

O vakit, soru daha nete gelsin?

Şu ana kadar,  ne kadarlık ilan geliri elde ettiniz? (Kaç lira gelir var?)

Elde ettiğiniz bu geliri, Türkiye genelinde destek olduğunuzu beyan ettiğin hangi 300 siteye, ne oranda pay ettiniz?

Hadi bir de buradan sormuş olayım.

Dediğim gibi...

Sakat bir durum yok. Seninle ve çabanla iftihar edeceğim. O yüzden ısrarla soruyorum.

Sen ısrarla niye susuyorsun?

Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.