SON DAKİKA
Hava Durumu

Faruk Çelik içini döktü

Yazının Giriş Tarihi: 03.12.2022 12:07
Yazının Güncellenme Tarihi: 03.12.2022 12:23

Eski Bakanlardan Faruk Çelik bugün (1 Aralık 2022) Bursa medyası ile bir araya geldi.

Çelik, en son 2018 yılı Mart ayında bu derece geniş kapsamlı bir basın toplantısı yapmıştı.

O günden beri de, medya ile fazla sıkı fıkı olmadı.

Gerçi birkaç kez telefon görüşmemiz oldu.

Onlarda, genelde aramızdaki yanlış anlamaları düzeltmek içindi.

Şunu başa yazalım.

Faruk Çelik, Bursa için önemli kilometre taşlarından biridir.

Refah Partisi’nde siyaset yaptığı yıllardan beri yakından takip ederim.

Hatta Şanlıurfa’daki seçim çalışmalarını da 1 günlüğüne takip etmiştim.

Taban siyasetini iyi bilir.

Üstelik bitmek tükenmek bilmeyen de bir enerjisi var.

Ama Faruk Çelik’in siyaseten parlaması AK Parti ile oldu.

AK Parti’nin ilk döneminde Grup Başkanvekiliydi.

Sonrasında; 2 dönem Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Diyanet işleri Başkanlığı’ndan sorumlu Devlet Bakanlığı ile Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı görevlerinde bulundu.

Geçmişte de yazdım tekrar edeyim.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı iken 1 Mayıs’ın Resmi Tatil olması, Devlet Bakanıyken de 12 Eylül’den sonra bir türlü çıkamayan Diyanet İşleri Başkanlığı Kanunun çıkarılması ve Alevi Çalıştayları ile adı anıldı.

Alevi çalıştayları çözüme ulaşmasa da, diğerlerinde işi tereyağından kıl çeker gibi halletmişti.

Takdire değer…

Bu arada, Bursa Çevre yolunun erkenden tamamlanması Faruk Çelik’in başarısıdır ve hala gelemeyen hızlı trenin temelinin atılmasında da payı inkâr edilemez notunu da düşelim.

Neyse geçmişi bir kenara bırakıp bugüne gelelim.

Faruk Çelik bugünkü toplantıda içini döktü.

Her birine katılmasam da çoğunun altına imza atarım.

Neler konuştuğunu burada uzun uzadıya yazmak yerine, sitemizdeki haberin linkini iliştireyim şuraya ki merak edenler okuyabilsin.

Haliyle ben de toplantıya ilişkin yorumlarımı yapayım.

Faruk Çelik, anladığım kadarı ile başta sosyal medya olmak üzere hakkında yazılıp çizilenlerden epey rahatsız.

Hele sosyal medyadan yazılan desteksiz, belgesiz yazılara da fena halde kızıyor.

Ama bir ara bizim sitede yayınlanan Alaçam’da oğluna ait arazide yaptırdığı bağ evinin yıkım kararı haberini gösterip, “Benim fotoğrafımın arkasına Uludağ resmi koymuşlar yalan yanlış yorumlar yazmışlar” deyince, “Bir dakika sayın Bakan” diye söz istedim. “O haber doğru ve birçok ulusal medya kuruluşunda çıktı. Bizim editörlerimiz de kaynak gösterip gerçek bir haber yaptılar. Fotoğraf konusuna gelince, aslında o fotoğraf sadece alanın geniş açısıydı ama bu konuda uyarı gelince çok kısa sürede ada pafta olan görsel ile değiştirildi” diye açıklama yaptım.

Zira 30 yıllık meslek hayatımda kaynaksız ve/veya asılsız ne haber yaptım, ne de köşe yazdım.

Yapanlarla da mücadele ettim, ediyorum.

Nitekim açıklamam sonrasında Sayın Çelik’te bunu kabul etti.

Neyse devam edelim.

Faruk Çelik’i orada da kutladım, buradan bir daha kutlayayım.

Hangi konu da mı?

Anlatayım.

Faruk Çelik, kendisini AK Partili diye tanımlayıp, ağırlıklı olarak sosyal medyadan gazeteci olduğunu söyleyerek yorum yapanları sert bir şekilde eleştirdiği için.

Biz buradan her fırsatta bu konuda eleştiriler yapıyoruz, bir döneme damgasını vuran güçlü bir siyasetçinin de bu uyarısı umarım karşılık bulur.

Öyle ya, gazetecinin bir siyasi görüşü olsa da, “şu veya bu partiliyim” diye avaz avaz bağıramaz.

Böyle bağıran da gazeteci değildir.

O ne ya, gazeteciyim diye ortada caka satıp, siyasi partilerin il başkanını, belediye başkanını, eski yeni bakanını beğenmemeler.

Birini göklere çıkarıp diğerini yerin dibine batırmalar.

Birine iftiralar atmalar, diğerine methiyeler düzemeler.

Sonra da gazeteciyim diye ortada caka satmalar.

Sana ne be kardeşim.

Bir siyasetçiyi övüyorsan topluma faydalı işlerini öv, yeriyorsan topluma verdiği zararı yer.

Gerçek dışı mesnetsiz iftiralar atmak gazetecilik değildir.

Bunu da yazmak benim hakkımdır.

Zira hem okulunu okudum, hem de nice saygın kurumda 30 yıldır bu işi yapıyorum.

Bir insan ya gazetecidir, ya da siyasetçi.

İkisi birden olunmaz.

Ama birileri bir koltuğa birkaç karpuz sığdırma derdinde işte.

Gazeteci mesela il başkanı kamu gücünü kullanıp kendisi veya partililerine çıkar sağlıyorsa ve bunu da belgelediyse elbette eleştirilir.

Veya bir siyasetçi bir başka siyasetçiye mesnetsiz iddialarla saldırıyorsa, “Bir dakika hani belgen” diye elbette sorar.

Veya bir siyasetçi gerçeği çarpıtıyorsa, elbette bunu da eleştirir.

Ama dikkat edin, hepsinin ucunda toplumsal fayda olma şartı koydum.

Yoksa gazetecinin işi siyasi partilerin iç yarışına müdahale etmek değildir.

Sana ne be kardeşim, siyasetçiler legal zeminde elbette yarışacaklar.

Neyse işte bizim meslek örgütleri bir kısmı uyurken, bir kısmı restorancılık yapma hevesindeyken Faruk Çelik gibi güçlü bir siyasetçinin bunlara resti çekmesi takdire şayandı.

Umarım birlerine yaranmak için gazeteci kisvesi ile siyaset yapma hevesindekiler akıllarını başlarına toplar.

Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.