Adama sorarlar Fırat Yılmaz

Enhar GÜNEŞ 24 Kasım 2020 Salı, 18:26

CHP Nilüfer İlçe Başkanı Fırat Yılmaz'dan bahsediyorum. Benim hem meslektaşım hem de uzun yıllara dayanan arkadaşlığımız olan Fırat Yılmaz'dan... 
Bugün ben gazeteciliğe devam ediyorum o ise siyasete yöneldi. Maşallah sesi soluğu çıkmayan CHP Nilüfer'e de ayrı bir hareket getirdi. Siyaset tarzı, üslubu yapıcı olduktan sonra tabi ki kendisini keyifle takip eder, katkı koyduğu noktada da alkışlamasını biliriz. Zira yaşadığı şehre, ülkesine katkı sunmak, taş üstüne taş koymak gayesindeki herkes başımızın tacıdır. Fırat Yılmaz aslında eskiye dayanan tanışıklığımıza istinaden söylemem gerekirse mantıklı bir insandı... Geçmiş zaman ekini kullanıyorum çünkü siyasete atıldığından beri rakip partiye ve belediye başkanlarına öyle bir takmış ki nefreti mantığının önüne geçmiş. Özellikle de Türkiye'nin AK Parti elindeki en büyük Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş'a... 

Geçtiğimiz gün şahsi sosyal medya hesabından bir çıkış yaptı Fırat Yılmaz... Bu çıkışa geleceğim ancak, daha öncesinde yine bir çıkışını hatırladım ister istemez. Yılmaz, geçtiğimiz aylarda su faturalarının 'kabarık' olmasıyla ilgili bir çıkış yapmıştı. Malumunuz o konuda aslında ilçe belediyelerinin tahsil etmekte zorlandığı katı atık bedelinin Büyükşehir su faturaları marifetiyle tahsilatının sorgulanmasına, dolayısıyla da kendi partisi tarafından yönetilen ilçe belediyelerinin de eleştiri oklarını Alinur Başkan tarafından göğüslenmesiyle kolayca tahsil edilmesi yolunu tıkamıştı. Nilüfer, Mudanya ve Gemlik ilçelerinin CHP'li belediye başkanları tahsilatlarını Alinur Başkan'ı önde kalkan olarak tutarak kolayca tahsil ettikleri; vatandaşın deyimiyle çöp vergileri bundan sonra ilgili ilçe belediyeleri tarafından tahsil edilmeye çalışılacak.

O zaman da bir yazı kaleme alarak Fırat Yılmaz'ın 'Baltayı taşa vurduğunu' söylemiştik. 

Aradan geçen birkaç ayın ardından eski meslektaşım Fırat Yılmaz konunun soğuduğunu düşünmüş olacak ki bir çıkış daha yaptı. 

Sosyal medya hesaplarından "YAĞMA HASAN'IN BÖREĞİ..." başlığıyla aynen şu yazıyı paylaştı: 

"Bursa Büyükşehir Belediyesi 2019 yılı toplam temsil ağırlama bütçesi 7.655.500 TL'dir. Yazıyla yedimilyon altıyüzellibeşbin beşyüz TL 
Mevzuat gereği temsil ağırlama gider kalmelerine baktığımızda "çiçek, plaket/kupa ve misafir ağırlamak için otel odası" harcamalarını görüyoruz. 
Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin 2019 yılı temsil ağırlama bütçesiyle;
Adedi 10 TL'den 765.550 adet gül,
Adedi 22 TL'den 347.977 adet plaket,
Geceliği 200 TL'den 38.278 adet oda harcaması yapılabiliyor... 
Sorum çok açık ve net;
7.655.500 TL'de kaç yetimin hakkı var?"
Noktasına hatta yazım hatasına bile dokunmadım. Fırat Yılmaz'ın paylaşımı tam olarak bu şekilde.

Şimdi ben de diyorum ki, sevgili Fırat aynı paylaşımı Nilüfer Belediyesi için de yapabilir misin?

Çünkü Nilüfer Belediyesi'nin de 2019 yılında 15.206.244 TL'lik senin tabirinle "yazıyla Onbeş milyon ikiyüz altı bin iki yüz kırk dört TL" temsil ve ağırlama gideri var.  Yani Nilüfer Belediyesi de yaklaşık 400 milyon lira olan yıllık bütçesinden 15 milyon lirayı aşkın miktarı temsil ve ağırlama gideri olarak harcamış. 

Şimdi Büyükşehir Belediyesi'nin harcamasında kaç yetimin hakkı, Nilüfer Belediyesi'nin harcamasında kaç yetimin hakkı var? Sana yıllara dayanan arkadaşlığımıza istinaden ufak bir tavsiyede bulunayım. Bence başkanlığını yaptığın ilçenin belediyesiyle bu tip konuları görüşmeden önce böyle çıkışlar yapma. Zira sorarlar adama: "Büyükşehir gibi şehrin 17 ilçesini de kapsayan bir organizasyonun 17 de biri olan Nilüfer temsil ve ağırlama giderinde niye Büyükşehir'in iki katı bütçe kullandı?" diye...