Mart kapıdan baktırdı, yürek yaktırdı!

Aslıhan Güngörmez 23 Mart 2016 Çarşamba, 19:42

Baharı bekledim dört gözle, baharı bekledik tüm kalbimizle…



Cemreler düşsün; havaya, suya, toprağa…

Doğa uyansın, kışın ‘kara’ günlerini üzerimizden atalım. İçimizde, ruhumuzda çiçekler açsın; bahar dalları kadar canlı olsun yüzümüz, umutlarımız filizlensin yeniden, ruhumuza da bahar gelsin doğa ile birlikte istedim.

Geleceğimize, göreceğimiz güneşli günlere daha bir inansın çocuklar istedim.

Mart’tı bunun için en güzel ay…

Bir sinip, bir silkinmek için en doğru zamandı…

Ama patladık! Ama öldük!

Fakat tomurcuklarımız değildi patlayan.

Canımızdı…

Bir ülkenin kalbiydi…

Bir sinip, bir silkinmek yerine sadece sindik.

Evimizde, işyerimizde korktuk, sadece korktuk!

Kara kışın karasını atamadan yüreklerinden, yüreklerimizden, öldük yine…

Ne acı ki “yine”…

Yüreklerimizdeki kupkuru, kapkara dallarla kalakaldık yine.

******

Bu yazıyı yazarken radyoda tesadüfen çalan şarkı diyor ki:

“Tut, asırlık umutlarla acılarla

Akıp gider oyun akıp gider devam eder hayat

Uyan da gel tuana

Yüreğim kan ağlıyor!

Sana söz yine baharlar gelecek

Sana söz ışık sönmeyecek…

Baharlar gelecek mi? Evet! Tabii ki gelecek!

Doğa uyanacak, peki ya biz?

Biz ne zaman uyanacağız?

Biz ne zaman terörsüz sabahlara uyanacağız?

Ne zaman şehirlere bombaların yağmadığı, halkının sadece yaşlılıktan öldüğü bir ülkede uyuyacağız?

Benim umudum yok, dilerim sizin vardır. Umutsuzca beklemek çok zor çünkü…

Umutla, ışıkla kalın…

********

Not:

Ben bu yazıyı Ankara Saldırısı’ndan sonra yazmış fakat yayınlamaktan vazgeçmiştim. Ve bu yazı yazıldıktan iki gün sonra yine öldük biz! Yine patladık! İstanbul’da…

Hatta ben kahvaltı için arkadaşımı beklemeseydim ya da o daha erken uyanmış olsaydı, tam da o saatlerde orada olacaktım. Çünkü daha erkendi.

"Uyarılar var Aslı,  gitme!" Cümlesine, “sabah sabah ne tehlikesi İstiklal’de yaa!” Diye cevap verdiğim bir günde yine öldük!

Ama inatla ne diyoruz?

“Korkmuyoruz, buradayız! Alışmayacağız!”

Bu canım ülkemde tesadüfen değil, gerçekten yaşadığımız günler dileğiyle…