Hava Durumu

Deniz Göktaş hakkında 12 yıl 2 aya kadar hapis istemi!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, "Ölü Deniz" gösterisindeki ifadeleri nedeniyle komedyen Deniz Göktaş hakkında iddianame hazırladı. Göktaş'ın 12 yıl 2 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Haber Giriş Tarihi: 04.09.2026 16:44
Haber Güncellenme Tarihi: 04.09.2026 16:53
Kaynak: ANKA
Deniz Göktaş hakkında 12 yıl 2 aya kadar hapis istemi!

İddianamede gösterisindeki sözler tek tek yer aldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, komedyen İmran Deniz Göktaş hakkında “Ölü Deniz” adlı gösterisinde kullandığı ifadeler nedeniyle yürütülen soruşturmayı tamamladı. Hazırlanan iddianamede Göktaş’ın “Cumhurbaşkanına hakaret”, “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” ve “suçu ve suçluyu övme” suçlarından cezalandırılması talep edildi.

Savcılık, üç ayrı suçtan toplam 12 yıl 2 aya kadar hapis cezası istedi. “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” ile “suçu ve suçluyu övme” suçlarının basın ve yayın yoluyla işlendiği değerlendirilerek, TCK’nin 218’inci maddesinin de uygulanması talep edildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “müşteki” olarak yer aldığı iddianamede, Göktaş’ın gösterisindeki çeşitli bölümler suçlamalara dayanak gösterildi.

Soruşturma YouTube videosunun ardından başlatıldı

İddianamede, Göktaş’ın 24 Haziran 2026 tarihinde kendisine ait “Deniz Göktaş” YouTube hesabından “Ölü Deniz” gösterisini paylaşmasının ardından resen soruşturma başlatıldığı belirtildi.

Gösteriyle ilgili CİMER üzerinden yapılan başvuruların yanı sıra farklı illerden ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilen şikâyet dilekçelerinin de dosyada birleştirildiği kaydedildi.

Dosyada ayrıca gösteriye ilişkin video çözümleme tutanağı, Göktaş’ın cep telefonunda yapılan incelemeler ve 31 Ağustos 2026 tarihli bilirkişi raporu bulunduğu aktarıldı.

Erdoğan'a yönelik sözler iddianamede

Savcılık, Göktaş’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında kullandığı bazı ifadelerin “Cumhurbaşkanına hakaret” suçunu oluşturduğunu değerlendirdi.

İddianamede Göktaş’ın gösteride söylediği şu ifadeler yer aldı:

“Ben Recep Tayyip Erdoğan’ı hiç sevmedim.”

Göktaş’ın Erdoğan’a ilişkin ayrıca,

“utangaç bir diktatörden kendi kimliğiyle barışık bir diktatöre geçişi”

ve

“toplum baskısı, milletin yazdığı metinler, Anayasa falan, kendin ol ya”

şeklindeki sözleri de iddianamede aktarıldı.

Savcılık, söz konusu ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığını ve Cumhurbaşkanı’nın toplum nezdindeki şeref, onur ve saygınlığını rencide edecek nitelikte olduğunu savundu.

İddianamede, Göktaş’ın gösterinin metnini kendisinin yazdığını ve videoyu kendi YouTube hesabından paylaştığını ifade ettiği de belirtildi.

Cumhurbaşkanına hakaret suçundan soruşturmanın devam edebilmesi için gereken kovuşturma izninin ise Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 13 Ağustos 2026 tarihinde verildiği kaydedildi.

“Oruç tutan canlı bombalar” ifadesi de suçlamaya konu oldu

İddianamede Göktaş’ın gösterisinde oruç tutanlara ilişkin kullandığı ifadeler de ayrıntılı şekilde yer aldı.

Göktaş’ın sözleri şöyle aktarıldı:

“Hâlâ korkuyorum canlı bombalardan ama en çok da oruç tutan canlı bombalardan korkuyorum. Çünkü normal canlı bombalardan Taksim’e, meydanlara, kalabalık yerlere gitmeden kaçabilirsin ancak oruç tutan canlı bombaların nerede patlayacağı belli olmaz.”

Savcılık, bu ifadelerle oruç ibadetini yerine getiren kişilerin canlı bomba olmaya daha müsait olduğu yönünde bir anlatım oluşturulduğunu ileri sürdü.

İddianamede, bu sözlerin halkın din bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini diğer kesim aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik edebilecek nitelikte olduğu savunuldu.

Kur’an-ı Kerim hakkındaki sözler

Göktaş’ın gösteride dini kitaplara ilişkin kullandığı bazı ifadeler de “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” suçlamasının dayanakları arasında gösterildi.

İddianamede şu sözlere yer verildi:

“İlk üç kitapta iyiydi, dördüncüsünün çevirisi zayıf.”

Göktaş’ın devamında,

“Dördüncü kitap favorim.”

ve

“Yazar için de çok zor, aklına yeni bir fikir gelse ‘son kitap’ dedik ya”

ifadelerini kullandığı aktarıldı.

Savcılık, söz konusu ifadelerin İslam dininin kutsal kitabı Kur’an-ı Kerim’i hedef aldığını ve halkın bir kesimini diğer kesim aleyhine kin ve düşmanlığa tahrik edici nitelik taşıdığını iddia etti.

Haşemalı kadınlarla ilgili bölüm

İddianamede Göktaş’ın gösterisinde denize giren kadınlara ilişkin bölüm de yer aldı.

Savcılık, Göktaş’ın saçları görünmeyen ve vücutlarını kapatan siyah kıyafetler giyen kadınları “dalgıç” şeklinde tanımladığını belirtti.

Göktaş’ın savcılık ifadesinde ise “dalgıç” sözüyle denize haşemayla giren kadınları kastettiğini kabul ettiği aktarıldı.

Savcılık, bu bölümde kullanılan ifadelerin dini inançları nedeniyle bu şekilde giyinen kadınları hedef aldığını, “ayrıştırıcı ve kutuplaştırıcı” nitelik taşıdığını ve sözlerin “nefret söylemi” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürdü.

“Daltonlar” esprisi suçlamaya dayanak gösterildi

İddianamenin bir diğer dikkat çeken bölümü ise Göktaş’ın “Daltonlar” olarak bilinen suç örgütüne ilişkin esprileri oldu.

Göktaş’ın gösteride şu ifadeleri kullandığı aktarıldı:

“Ben bugünün ön sıra bilet gelirleriyle, gerçi ön sıra belediye davetlisi oradan bir gelir yok, ikinci sıra diyeyim daha güvenli olur; bugünün ikinci sıra bilet gelirleriyle Türkiye’de bir tetikçi tutup rakip bir komedyeni öldürtebiliyorum.”

Göktaş’ın sözlerinin devamında ise,

“Şu an piyasa bu durumda. Sadece ikinci sıra, bir de Telegram hesabı. Oradan Daltonlara yazıyorsunuz, gayet kurumsal bir iletişim var.”

dediği belirtildi.

İddianamede sözlerin devamı şöyle aktarıldı:

“Bitcoin’den parayı yatırıyorsunuz, takip de edemiyorlar. Öldürünce fotoğraf geliyor, ‘Buydu değil mi abi?’ Onun ikizi vardı ama benim hatam. Tekrar yatırıyorsunuz, muhteşem bir sistem.”

Savcılık, bu ifadelerin “Daltonlar Çetesi” olarak bilinen suç örgütünün eylemlerini övdüğü, meşru gösterdiği ve suça ulaşılmasını kolaylaştıran anlatımlar içerdiği değerlendirmesinde bulundu.

Bu nedenle Göktaş’ın TCK’nin 215’inci maddesinde düzenlenen “suçu ve suçluyu övme” suçundan cezalandırılması istendi.

500’ü aşkın CİMER başvurusu dosyada

İddianamede gösteri hakkında 500’ü aşkın CİMER başvurusu ve şikâyet bulunduğu belirtildi.

Savcılık, söz konusu ifadelerin toplumun geniş kesimlerinde infial uyandırmaya elverişli olduğunu ve kamu güvenliği açısından “açık ve yakın tehlike” oluşturduğunu öne sürdü.

Savcılık ifade özgürlüğüne ilişkin AYM kararlarına da yer verdi

İddianamenin dikkat çeken bölümlerinden biri de ifade özgürlüğüne ilişkin değerlendirmeler oldu.

Savcılık, Anayasa’nın 26’ncı maddesinde düzenlenen düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğüne ve temel hakların sınırlandırılmasını düzenleyen 13’üncü maddeye atıfta bulundu.

İddianamede, ifade özgürlüğünün yalnızca toplum tarafından kabul gören düşünceleri değil, “incitici, şoke edici ya da endişelendirici” düşünceleri de kapsadığına ilişkin Anayasa Mahkemesi kararları hatırlatıldı.

Bununla birlikte savcılık, ifade özgürlüğünün sınırsız olmadığını belirterek hakaret, onur ve saygınlığı zedeleyen ifadeler ile nefret, ayrımcılık, düşmanlık ve şiddet yaratmaya yönelik açıklamaların hukuki koruma kapsamında değerlendirilemeyeceğini savundu.

12 yıl 2 aya kadar hapis talebi

Savcılık, Deniz Göktaş’ın üç ayrı suçtan cezalandırılmasını istedi. Ayrıca TCK’nin 53’üncü maddesi uyarınca belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasını talep etti.

İddianamede, Göktaş’ın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürenin verilecek cezadan mahsup edilmesi istendi.

El konulan cep telefonunun karar kesinleştikten sonra Göktaş’a iade edilmesi, telefondan alınan dijital imajın ise delil olarak dosyada saklanması talep edildi.

Sonuç olarak savcılık, “Ölü Deniz” gösterisindeki farklı bölümleri üç ayrı suç kapsamında değerlendirerek Deniz Göktaş hakkında toplam 12 yıl 2 aya kadar hapis cezası istedi.

Kaynak: ANKA

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.