"Faruk Çelik olmadı, Yaşasın Alinur Aktaş!"

Özlem Yağmur 05 Aralık 2018 Çarşamba, 17:43

Uzun bir aradan sonra ilk kez bir basın toplantısına katılarak Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı ve AK Parti Adayı Alinur Aktaş'ın, yeni döneme ilişkin nasıl bir Bursa öngördüğünü kendi yaptığı sunumdan dinledim.

Uzun bir aradan sonra ilk kez bir basın toplantısına katıldım.

Çünkü:

Bir gazeteci olarak, "Bursa basın piyasasından-piyasa işi Bursa basınından" uzak durma kararı almıştım.

Ve uzun bir aradan sonra katıldığım bu basın toplantısında, yine uzun bir aradan sonra gerçek meslektaşlarımla aynı ortamı paylaştım. Diye, organizasyonda emeği geçen ve inisiyatif kullanarak toplantıyı gerçek basın emekçileriyle sınırlı tutan her kim varsa hepsini kutlarım.

Sonuçta aklın yolu bir!

İtibar kaybı noktasında can çekişen Bursa Basını, (nafile yere) O'nun bunun kınamasını beklemekle, ondan bundan, "gel bize kıriter koy" diye medet ummakla normalleşemez!

Kendi içindeki hatalıları kınayacak olan da basın emekçileridir, ayıklayacak olan da...

Nitekim o basın toplantısında "ayıklama" işlemi başarı ile yapılmıştı. Bir kez daha tebrikler...

***

Gelelim bir diğer gözlemime...

Hayatım boyunca, yeniliklere, yeni hal ve durumlara, her türlü değişime, envai çeşit sürprize şakkadanak uyumlanan insanlara hasetle karışık hayret etmişimdir.

Bir bakarsın öyle, bir bakarsın böyle...

Bir bakarsın orada, sonra aniden herkesden önce burada...

Gördüğü lüzum üzerine, ne lazımsa tam da o noktada...

O nasıl bir hareket kaabiliyeti...

O nasıl bir dönüş üstünlüğü....

O nasıl evriliş...

O nasıl uyumlanış...

Dedim ya, saf, duru, yalın bir hayret hissetmem asla.

Elbette öykünmem ancak, "Nasıl yani?" Derken bal gibi fesatlanırım.

Ki, o toplantıda da bu "dönüş sanatının" en başarılı icra sahiplerinin eşsiz yeteneğine bir kez daha hasetle hayret etme olanağı yakaladım.

Vallahi tebrik ederim. Yürekten, can-ı gönülden tebrik ederim.

Faraza... (Tamamen uyduruyorum manasında) daha düne kadar Faruk Çelik Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olsun isteyenler...

Ama bunu (öyle böyle değil) pek çok, haddinden çok isteyenler...

Bir de baktık ki Alinur Aktaş, AK Parti'nin yeni Başkan Adayı sıfatıyla hayalindeki Bursa'yı anlatırken nasıl da mutlu...

Ennnnn baş köşeye kurulmuş halleriyle, tüm dokularına, hücrelerine kadar nasıl da uyumlu...

Nasıl da mest...

E yetenek bu... Hatta bildiğin sanat!

Dönme, pozisyon alma, uyumlanma sanatı!

Sanırsın, teeeee en başından beri aslında için için Alinur Aktaş'ı destekliyordu.

Destekliyordu ama belli edemiyordu.

Hatta belli olmasın diye de bir başka ismi, mesela Faruk Çelik'i destekliyormuş gibi yapıyordu.

Şimdi tam da istediği oldu.

Ve o artık herkesden daha mutlu. Herkesden daha umutlu.

Tekrar ve tekrar tebrik ediyorum.

***

Sadede gelecek olursak...

Alinur Aktaş, AK Parti'nin gösterebileceği en makul ve mantıklı isimdi.

400 gün önce bu ülkenin en borçlu, mali açıdan en enkaz haldeki belediyesini devraldı.

Buna rağmen dramatik tavırlar sergilemedi. Mehdi tribi atmadı. Enkaz edebiyatı yapmadı.

Buna rağmen ulaşım ve suda indirim yaptı.

Bu arada, kamuyu düşünmek kamunun, kamuyu yönetenlerin işidir. Ben vatandaşın cebine bakar, ulaşımdaki indirimi (yetmez ama evet) mantığıyla önemserim.

Lüksten, israftan kaçarsın. Bürokratlarının paşa gönlüne ayar çekersin. (Alinur Aktaş göreve geldiğinde makam aracı saltanatına son vermişti. Son durum nedir? Bilemiyor ve cidden merak ediyorum.)

İler tutar yanı olmayan, gösteriş işi (Su Kuşu, helitaksi vb...) işlere son noktayı koydu.

İyi de etti. Paran yoksa, kaynağın kıtsa, bankalar suratına bakmıyorsa uçmaya, uçurmaya kalkmayacaksın.

İlaveten...

Belediye şirketlerinin çiftliğe dönüştürülmüş yan ürünlerini kapatması da son derece aklı basında bir iş.

Basın toplantısında çizdiği Bursa hayali mantıklı.

"Geleceğe dair endişeleniyoruz" demesi önemli.

Zira endişe önemli ve kıymetli bir ruh hali.

Endişelenebilmek başlı başına rasyonel bir tavırdır. Severim endişeyi ve endişelenebilen insan tavrını.

Ek olarak...

Kenti "emanet" olarak görmesi güzel.

Ki, emanettir hakikaten.

İktidardasın, yönetiyorsun diye hesapsızca sana ya da partine ait değildir.

Tapusu yoktur!

Hor kullanamaz ve yine aynı şekilde hor yönetemezsin.

Hasılı, "emanet" bakış açısı da gayet olumlu.

Ve bana göre, Alinur Aktaş'ın en büyük artısı, rantla, rantiyeyle adı anılmayan bir insan olması...

Müteahhit perver olmaması...

Kentsel dönüşüm fetişine mesafeli durması, hatta set çekmesi!

Ki, bu seçimin ana teması rantla mücadeledir!

Kim bilir, belki de bu yüzden arsız rantiye kesim, (Bakmayın siz yalandan sevindirik pozlarına girmelerine) Alinur Aktaş'ın adaylığı açıklandığı andan itibaren karalar bağladı!

Diğer hepsi, her şey bir yana, benim için tam da bu nokta çok önemlidir.

Bir kentte rant seviniyorsa... Vatandaş yanar!

Rant karalar bağladığına göre umut vardır.