CHP'deki acıklı vaziyet koltuk sevdasını da geçti!

Özlem Yağmur 10 Temmuz 2018 Salı, 17:06

CHP'nin, inkar edilemez seçim başarısızlığını (gerçek koltuk sevdalıları) dışındaki herkes kabul etti.

Ekseriyet, "mıy mıy mıy" karnından konuşarak eleştirdi.

Hatırı sayılır bir çoğunluk, kapalı kapılar ardındaki dost meclislerinde, "bu saatten sonra artık bizim partiden bir halt olmaz" diye eleştirdi.

En önemlisi de kapıda, "son akşam yemeği" ayarındaki yerel seçim vardı.

"Bu gidişle parti yerel seçimde dibin de dibini görecek olsa bile belki bana tatlış bir koltuk düşebilir" diye bekleşenler (üzgünüm canım ama durum bu)  yerel seçime kadar ölü taklidi yapmayı tercih etti.

Gel gelelim...

Gidişatı ve vaziyetin vahametini görenler arasında bir tek CHP Bursa İl eski Başkanı Gürhan Akdoğan ve arkadaşları son derece net ve samimi bir şekilde çıkıp, "kral çıplak" diyebildi.

Ki, bu tavır nazarımda hem son derece önemli hem de kıymetlidir.

Bir Ana Muhalefet Partisi...

Girdiği son dokuz seçimden de başarısızlıkla çıktıysa...

Oy oranı izahı mümkün olmayan bir şekilde patır patır düşüyorsa...

O partinin Lideri ve ekibi, pişkinliği bırakıp bu işin sorumluluğunu üstlenir.

Üstlenmek zorundadır!

Göz göre göre gelen 10. seçimde de başarısız olmayı hakikatli bir koltuk sevdasıyla beklemek...

Koltuğa yapışmak, en naif ifade biçimiyle ayıplıdır.

Ve işte Kemal Kılıçdaroğlu ile kifayetsiz ekibi, tabanın ve seçmenin tüm tepkisine rağmen  tam da bu büyük ayıbı işlemektedir.

Her zaman söyledim.

Kemal Kılıçdaroğlu'ndan dünür olur...

Yazlık komşusu olur...

Kooperatif ortağı olur.

Ancak lider olamaz!

9 keredir görüldüğü üzere olmuyorken, 10. seçimde dibi görmeyi beklemenin tek ama tek bir anlamı vardır.

O da koltuk sevdası...

Yerel seçimde, partinin elinde kalabilen o son koltuklar da kapışılacak. Ondan sonraki büyük tufan kimsenin umurunda olmayacak.

Aksini düşünenler ya da aksini net bir şekilde ortaya koyabilenler o her zaman ki faşist refleksle eleştirilerek, itibarsızlaştırılacak...

Tıpkı, partide değişimin kaçınılmaz olduğunu korkusuzca ortaya koyan Gürhan Akdoğan örneğinde olduğu gibi...

Herkes vaziyetin vahim boyutta olduğunu biliyor.

Herkes bu gidişle partinin yerel seçimde sandığın dibini boylayacağını görüyor.

Ama o aynı herkes, içlerinden biri çıkıp doğruyu yüksek sesle söylediği zaman onun üzerinde tepinmeyi matah bir tavır addediyor.

Geçiniz bu fantastik halleri...

Geçiniz yerel seçimler öncesi elde kalan son koltuklar için oraya buraya amansızca yeşil ışık yakmayı...

Hepiniz bu gidişle 10. seçimin ardından CHP'nin siyaseten mevta olacağını biliyorsunuz.

Biliyorsunuz bilmesine de...

Koltuğa kondurmak istediğiniz o kaideniz fena kıymetli...