Bursa'nın Rant Sabıkalıları ve Yunuseli Tiyatrosu!

Özlem Yağmur 22 Şubat 2021 Pazartesi, 22:24

Dikkati her zaman çok dağınık bir insan olarak sürekli bir şeyleri atlarım, bir sürü şeyi unuturum.

İnsanları, hatları daima karıştırırım. Bu sebeple de akla hayale gelmeyecek mahcubiyetler yaşarım.

Bi kere gittiğim yeri bir daha katiyen bulamam. Bir kere gördüğümü bir daha asla hatırlamam.

Biri bana, "Bak şimdi, beni dikkatli dinle" dediği zaman ödüm kopar.

Ki bu anlattıklarım standart halimdir.
E üzerine bir de pandemi ve tetiklediği milyonlarca endişe, korku, tedirginlik ve benzeri hal eklendi.

Onlar eklenince, bendeki dikkat dağınıklığı ve unutkanlık çok daha vahim, çok daha akut bir hal aldı.

Ve daha bir sürü şey.

...De, tabii ben bütün bunları durduk yere kendimi gömmek için yazmadım.

Lafı bir yere bağlamaya, daha doğrusu esas konuya getirmeye çalışırken, okur da halden anlasın diye yazdım.

Konu da şu:

Muhalefet partileri bir süredir Yunuseli Havaalanı ile ilgili toplu halde muhalefet yapıyor malumunuz.

Maksat: Yunuseli Havaalanı'nın yerine betonarme işler yapılmasın.

Yapılıp da kentin canına okunmasın!

Okunmasın ki, size, bize, her birimize yazık olmasın.

İş bu sebepten hareketle, muhalefet partileri Bursa'da toplaşıp toplaşıp, "İSYANNNNN" temalı açıklamalar yapıyor.

Kent diyor. Yeşil diyor. Doğa diyor. Hava diyor.

Beton diyor. Rant diyor.

Yazıktır, günahtır diyor. Yapmayın, etmeyin diyor!

Ya...

İşte ben istisnasız her seferinde, "Zaar, Yunuseli için sonunda korkunç berbat bir proje açıkladılar!"

Diye onu bunu arayıp, atladığım, kaçırdığım, o kim bilir ne kadar korkunç projenin detaylarını öğrenmeye kalkıyorum.

Daha da güzeli, muhalefet o kadar yüksek perdeden, o kadar feryat figan ve o kadar hazan halde, "Kente bu ihaneti yapamazsınız!" Diye haykırıyor ki...

Ve ben her seferinde o açıklamalara o denli itibar ediyorum ki...

"Ne projesi?" Ya da, "Hangi proje?" Diye sorularıma saf saf soruyla yanıt verenlere...

Ya da, "ortada proje falan yok" diyenlere de itibar etmeyip, maraza çıkarıyorum.

Ama yoruldum.

E yeter!

***

Gelelim işin aslına...

Evet... Yunuseli Havaalanı'nın arazisi gerçekten çok kıymetli.

Bi kere kallavi bir alan...

Şahsen ben rantiyeci tayfadan olsam, içim gider. Gözüm döner.

Orayı (da) haklamak için elimden geleni ardıma koymam.

Altından girer, üstünden çıkar, orayı (da) ranta kazandırırım.

"Yemişim, yeşilini, doğasını, havasını, insanını, bilmem nesini" der ve insana, yaşama dair ne varsa ilk betonu onların üzerine döker ve yola çıkarım!

Tıpkı neredeki gibi?

Nilüfer'deki gibi!!!

***

Münasiptir artık... Sadede gelelim.

Kıymetli CHP'liler... En az onlar kadar kıymetli İYİ Parti'liler... Ve diğer tüm muhalif bileşenler...

Siz bu kentle kafa mı buluyorsunuz?

Siz bu kentte yaşayan insanlarla dalga mı geçiyorsunuz?

Siz ne zamandan beri, yeşile, doğaya, insana, kente karşı bu kadar duyarlı oldunuz?

Siz ne ara, betona, ranta, rantiyeye karşı siper oldunuz?

Tam olarak ne zamandan beri?

Bize bi tarih verin. Bi milat gösterin...

...???

***

Af buyurun da...

Nilüfer'in her yanını beton kaplayan siz! (İttifak kontenjanından genelleme yapma zarureti hasıl olmuştur.)

Parka, bahçeye, bulduğunuz tüm yeşil alanların üzerine ruhsat veren siz!

Kossskoca Balat Ormanı'nı, mevta edip yerine korkunç betonlar koyan siz!

Özlüce'yi betona bürüyen siz!

Su havzasına, yeşil alana koskoca Kaçak ŞATO diken siz!

Burnuzumun dibindeki Uludağ'ı, o çirkin beton heyülaların ardında bırakıp, Kaf Dağı ayarında görünmez kılan siz!

Eeee...

Nasıl olacak bu işler?

Kim, nasıl itibar edecek size? Samimiyetinize?..

Yahu siz Nilüfer'de gökyüzünü çaldınız bizden!

Edebiyat olsun falan diye yazmıyorum. Reel bi durumdan bahsediyorum. O çirkin, o korkunç betonlarınızdan gökyüzü görünmez oldu.

Yahu siz, betonarme labirente döndürdüğünüz Nilüfer'de iklimi değiştirdiniz!

Yaşanmaz hale getirdiniz caaanım kenti. Fanustaki bahtsız balıklara döndük sayenizde.

Daha da vahimi...

Yerel seçimde, AK Parti'lisi, CHP'lisi, İYİ'si, mütedeyyini, sol görünümlü çıkarcısı, osu, busu toplaşıp, yanınıza da envai çeşit RANT baronunu alıp, hep birlikte Voltran'ı oluştururken maksat, bütün Bursa'yı Nilüfer ayarında yönetmek değil miydi?

Onca mütaahhit, tonlarca parayı sizin havuzunuza ne diye aktardı seçim sürecinde?

Yeşili korumak için mi?

Doğaya halel gelmesin diye mi?

Kente ihanet edilmesin diye mi?

Sizi seçim döneminde bir araya getiren o tatlı, o ahenkli, o bol paralı süreçte niyet neydi?

O müteahhitler, o paraları babanızın hayrına mı harcadı?

O havuzlar niye doldu?

Koskoca Kaçak Şato'nuzu havadan, karadan, plandan, adadan, paftadan görüntülenmiş haliyle gözünüze soktuk!

Biriniz çıktı, "Asla ilgim yok. Ne gördüm, ne duydum orayı. Bu iftirayı atanları Allah'a havale ediyorum" dedi. Diyebildi...

Bir diğeriniz çıktı, "Kaçak maçak... Taban alanı öyle çok da büyük değil zaten. Lafı dahi olmaz" diyerek karikatür oldu.

Suphaneke tesbihi gibi dizilip yan yana...

İftiraya uğramış masum insan edasıyla düzenlediğiniz basın toplantılarınızda, hiç sıkılmadan... Ama harbiden hiç sıkılmadan, inkar ederken gerçeği... Ortanıza oturttuğunuz namı diğer, "Toprak Adam"ı dahi madara etmiş bir yapısınız siz.

Daha da Türkçe'si...

Siz bilfiil RANT sabıkalısısınız benim nazarımda.

Şimdi kalkmış, herkesi salak yerine koyarak, ortada nete gelmiş, açıklanmış tek bir proje dahi yokken Yunuseli ile ilgili...

Kent sevdalısı, yeşil aşığı, rant karşıtı hallerle, olmayan bir proje üzerindern duyarlılık kantarında tartıyorsunuz kendi kendinizi.

Hem de,perişan bir rant siciliniz varken...

Su havzasına, yeşil alana kallavi Kaçak Şato'lar kondurmuşken...

Çocuk parkına dahi... Salıncağın üzerine dahi "gel betonu dök" diye ruhsata aykırı ruhsatlar vermişken...

Şimdi bu vaveyla...

Bu doğa sever aktivist tripler...

Bu haller, bi haller falan...

En basit deyişle, ayıp değil mi?

Çok ama çok ayıp değil mi?

Gerçekten hiç sıkılmıyor musunuz?

***

Aklımdayken...

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bir açıklama yaparak demiş ki:

"Beton Bursa'ya yeşili biz getireceğiz"

Buyur burdan yak!

Yahu siz daha kendi Genel Başkanınınıza doğruları anlatmamışsınız ki...

Siz daha liderinize, ne denli beton fetişi olduğunuzdan bahis dahi açmamışsınız...

Hiç bir marifetinizi göstermemişsiniz. "Betonun tillahı bizim zamanımızda döküldü" dememişsiniz.

Ki, O sizi ciddi ciddi rant ve beton karşıtı sanıyor.

Hadi kent, kentli neyse de...

İnsan bari liderine karşı samimi olur.

O da yok.