Hayattan bezdim be Bartu! - Aslıhan Güngörmez - Lodos Haber

Hayattan bezdim be Bartu!

Aslıhan Güngörmez 03 Aralık 2016 Cumartesi, 15:57

Doğma büyüme Bursalı, Bursa aşığı, Hatta Bursa fanatiğiyim Bartu...

Okul ve iş için Bursa dışında geçirdiğim birkaç yılı saymazsak hep Bursa'da yaşadım. Memleketim olmasından ziyade Bursa'ya ve buradaki anılarıma aşığım.

Ben severim Bartu nostaljiyi, anıları... Yani itiraf edeyim geçmişi geçmişte bırakabilmek gibi bi’ huyum pek yok. Yeni moda deyimle fıtratım böyle… N’apayım?!

Mesela öyle bir Bursa fanatiğiyim ki Bartu, gerçekten sinirlerimi bozuyor; Bursa'dan ekmeğini kazanıp, Bursa'yı beğenmeyen her fırsatta ‘Bursa da şöyle lanet şehir, böyle de pislik bir şehir’ diyenler... “Kardeşim bu şehir sana oturduğun koltuğu, rızkını, saygınlığını verdi. Madem sevmiyorsun çıkış kapısında kilit yok ya bu şehrin!” diye çemkiresim geliyor.

Ki aslında ben de mutsuzum Bursa'da... Ama onlarınki gibi değil, benim mutsuzluğum biraz daha farklı…

Benim anılarım yıkılıyor, yok ediliyor Bartu! Bu şehre aidiyetim koparılıyor!

 Bir şehrin belleği yok ediliyor mutsuzlaşıyorum!

Atatürk Stadyumu yıkılıyor Bartu!

Tamamı yıkılacaktı biliyor musun?! Bursalılar ayağa kalkınca, itiraz edince tarihi tribün ve yeşil sahanın korunacağı şekliyle düzenlenme yapıldı. Geçen hafta yıkımına başlandı. Sonradan yapılan yeni tribünler yıkılıp, tarihi tribünün ve çim sahanın kalacağı bir meydan yapılacak…

Biz sadece meydan yapmaya çalışıyoruz zaten be Bartu!

(Yüzen Taşlar mesela… Orası da meydan olacaktı ama Yüzen Taşlar cebimizden çok güzel yüzdü, meydandan başka her bi’ şey oldu oraya…)

Stadyum diyordum;

Kıydık Bartu, Atatürk’ün mirasına, oradaki binlerce anıya, Bursaspor’a kıydık!

Sadece şu fotoğraflara bak ben başka bir şey demeyeyim…

bs-asli-13

2016-12-03-12_08_45-sampiyonluk-almanagi

***** 

Mahfel mesela… 4 yıl önce bugün, ‘Bursa'nın 150 yıllık çay bahçesi Mahfel’ kapatıldı hatırlıyor musun? Sahi O zamanlar da trollük var mıydı Bartu? Yoksa sen daha portakalda vitamin miydin?

Yine yıkılacaktı, yine Bursalılar ‘anısına, tarihine’ sahip çıktı da İl Genel Meclisi kararı ile Büyükşehir Belediyesi'ne devredilerek işletilmeye devam ediyor.

mahfel-asli-1

Sahi Bartu birileri hep yıkmak ve birileri de yıkılmasın diye hep ayaklanmak zorunda mı?

El birliği ile koruyamıyor muyuz bu şehri?

Yoruluyoruz artık be Bartu! İşte böyle böyle hayattan beziyoruz! Hep itiraz etmek zorundayız. Çünkü rant denilen şey kent belleğini yok ediyor ve sahip çıkmak isteyenler hep haykırmak zorunda!

***** Atatürk Lisesi mezunuyum ben Bartu. Çarşamba sokaklarında, Kültürpark’ta geçti gençliğimin ilk yılları. Ve artık tanıyamıyorum o sokakları kendimden, şehrimden hiçbir parça bulamıyorum oralarda. Benim hafızamdaki sokaklar değil onlar… Bambaşka bir şehir, bambaşka bir hayat var artık orada. Yazık değil mi bu şehre?

***** ‘Velhasıl sudan ibaret’ olan şehrimde çeşmeden su falan içilmiyor Bartu.

Sen de içiyorsan içme sakın! Su diye içtiğin şeyin aslında ne olduğunu anlatırım miden kaldırmaz; sen beni dinle sağlığın için çeşmeden su içme Bartu!

*****

Doğanbey TOKİ’ler mesela… Senin içini yakmıyor mu? Şehrin ortasına saplanan hançeri sen kalbinin en orta yerinde hissetmiyor musun Bartu?

 ****

Mesela, kafasız bi’ timsahımız var bizim Bartu. Kafasız derken zeki değil anlamında söylemiyorum. Gerçekten kafası yok timsahımızın ve Allah seni inandırsın bu timsah inşaatta yaşıyor.

Hamam böcekleri kafasız 8 gün yaşarmış geyiği var ya, kafasız timsah ne kadar yaşar, mutsuzluktan ölmezsek hep beraber göreceğiz.

*****

Aslında Bursa ile gururlanıyorum da Bartu. En külüstür, her gün, gerçekten her gün, bozulan, yanan vagonlarda hemşehrilerimizle son derece samimi, iç içe, kucak kucağa yaptığımız bizi birbirimize kaynaştıran, kentlilik bilincimizi artıran toplu taşımalarımız var bizim.

Ve biz bu hurda vagonlardaki bu yolculuk için Türkiye’deki en yüksek ücreti ödüyoruz! Her faniye nasip olacak şeyler değil bunlar Bartu! Hamdolsun, hayaldi gerçek oldu. Bak bu övünç meselesi de beni inanılmaz mutsuz ediyor... Neden acaba? Bu işte bi’ tuhaflık var. Dur ben bunu bi’  doktora sorayım.

*****

Trafik var Bursa’da Bartu… Hem de nasıl bir trafik biliyor musun…

11 km.'lik evimle işim arasındaki mesafeyi sabahları 40 - 50dk.'da akşamları en az 1 saat 15dk.'da gidebiliyorum.

Alternatif yolum yok ki Bartu! Alternatif yol diye mahalle arası sokaklar var. Sağlı sollu otopark olarak kullanılan, otopark parası olarak da servet alınan, ortada 1,5 şeridin boş kaldığı mahalle araları var.

Trafiği rahatlatacak tüm projeler proce, Zihni Sinir’in procelerinden, çıkıyor, vergim çarçur hatta belki de troll ediliyor mutsuzlaşıyorum be Bartu.

Yeşil dalga sistemi diye bir şey var… Başka şehirlerin on yıllardır kullandığı… Bursa’ya da olacakmış, trafik rahatlayacakmış, bütün Bursa duydu bunu. Ama yine bütün Bursa görüyor ki; bir zamanlar trafiği rahatlatacak diyerek yapılan bat-çıklarda da ‘Kırmızı Dalga’ sistemi var! Arabaların fren lambalarından yansıyan Kırmızı Meksika Dalgası sistemi…

Ne kadar erken çıkarsam çıkayım, hiçbir yere vaktinde gidemiyorum Bartu. Mesela Perşembe akşamı Senfoni Orkestrası’nın konserine giremedim. Ben gittiğimde saat 20.20 idi de o yüzden… FSM – Merinos arası tam 1 saat 20 dakika sürdü de o yüzden…

Şimdi benim hayat enerjim gitmesin de kimin hayat enerjisi gitsin be Bartu!

******

Çocukluk hayalleri sayesinde sadece çocukluk anılarımda kalan güzelim şehir...

Şehrim diye batı yakasını sahiplenmeye başladım biliyor musun Bartu! Bundan 5 yıl önce kavşağı, asfaltı bile olmayan semtler mesela… Artık şehrim dendiğinde aklıma gelen yerler oraları... Bursa yok ediliyor çünkü Bartu! Anılarım yok ediliyor. Çocukluğum, dedemle akşam yürüyüşlerine çıkıp, koluma bağladığım balonlarla eve döndüğüm caddeler ‘hayal’ oldu.

T1 Bartu... Ömrüme ömür katan böyle bir hayal görmedim ben. Maşallah ne de güzel mahvetti o güzelim Altıparmak Caddesi’ni, esnafını, yaşamını... Maşallah o böcüğün geçtiği asfalt ne kadar sağlam yapıldı da her yani kırık dökük çukur...

O böcük ile kaç ailenin israf ekonomisine katkı yapıldı acaba?!

*****

Kent Meydanı...

Ama dur, o zaman sen kesin portakalda vitamindin. Olsun ben sana özetle anlatayım Bartu; Kent Meydanı ile gördük ki her yere kondurmaya çalıştığımız meydan anlayışımız AVM anlayışımıza evrilmiş… Bi’ de bir itirafta bulunayım mı Bartu? Ben uzunca zaman o Meydan’ın camlarında film gibi bir şey yapışık da çıkartılınca o ponçik ponçik noktalar gidecek sandım. Ah benim saf yanım…

*****

Unutmadan;

İpekiş de var mesela Bartu… Oldubittiye getirilip, bir bayram günü ‘kurban edilen’ İpekiş… Biliyor musun Atatürk’ün de katıldığı törenle 1 Ekim 1925’te temeli atılmış, Cumhuriyet dönemine ait simge yapılardandır orası… Bursa yöresinde koza üretimi ve ipek böcekçiliğinin teşviki amacıyla kurulmuştur. Ve daha da acısı ne biliyor musun Bartu; -yine şehrin belleğinin yok olmasına itiraz eden- Bursalılar İdare Mahkemesi’ne yıkımı durdurulması için dava açtı ve ‘yıkımı durdurma kararı çıktı’ ama fabrikanın büyük bölümü 9 günlük tatilde yok edildi.

*****

İşte böyle Bartu… Şehrim her geçen gün yok edilirken benim de yaşam enerjim yok ediliyor… Kendi kentime küsüyorum, kendi kentimi özlüyorum…

Bunu okuyunca belki vicdanın sızlar diye sana da anlatayım istedim.

Haydin kal sağlıcakla Bartu...